Mehmet Mert
MERAM’IN BAĞI DA BİR DAĞI DA BİR
Meram güzel memleket vesselam…
Bağıyla, bahçesiyle, tarihiyle, insanıyla Konya’nın en kıymetli ilçelerinden biri. Bir tarafında şehrin bütün hareketliliği, diğer tarafında toprağın bereketi, üretimin alın teri,
Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş’un belediyecilik anlayışını, gayretini ve vatandaşla kurmaya çalıştığı samimi ilişkiyi takdir ediyorum. Çalışmalarını yakından takip ettiğim, hizmet üretme çabasını kıymetli bulduğum bir belediye başkanı.
Yapılan hizmetleri de görüyoruz. Parklar, bahçeler, yollar, sosyal alanlar, yeni projeler…
Eyvallah!
Hakkı teslim etmek de bir vicdan meselesidir.
Nitekim geçtiğimiz haftalarda Mustafa Kavuş’un Meram’ın pek çok kırsal mahallesini ziyaret ettiğini, vatandaşlarla bir araya gelerek onların taleplerini ve beklentilerini dinlediğini gördüm.
Bu ziyaretleri önemsiyorum.
Çünkü belediyecilik yalnızca makamda oturmak değil, zaman zaman o makamdan kalkıp vatandaşın kapısını çalabilmektir.
Elbette bu ziyaretlerde hangi sorunların dile getirildiğini, hangi taleplerin gündeme geldiğini bilmiyorum. Ancak halkın arasına karışmak, insanları dinlemek ve meseleleri yerinde görmek başlı başına kıymetli bir yaklaşım.
Mesele şimdi bu ziyaretlerin somut hizmetlere dönüşmesinde.
Ancak bugün biraz Meram’ın başka bir yüzünden bahsetmek istiyorum.
Çünkü Meram yalnızca Yeni Yol’dan,Yaka’dan, Havzan’dan, şehrin merkezindeki park ve bahçelerden ibaret değil.
Meram’ın bir de kırsalı var başkanım!
Alakova’sı var, Yenibahçe’si var, Hatıp’ı var, Çomaklı’sı var, Çarıklar’ı var. Çayırbağı var karadiğin’i var Daha nice kırsal mahallesi, toprağa emek veren insanları, hayvancılıkla uğraşan üreticileri var.
Üstelik bu bölgelerde belediyecilik yapmanın hiç de kolay olmadığını biliyoruz. Mesafeler uzun, yerleşim alanları dağınık, ihtiyaçlar farklı. Hizmet götürmenin maliyeti yüksek. Belediyenin gelir imkânlarıyla vatandaşın beklentilerini karşılamak her zaman kolay değil.
Bunu da kabul edelim.
Ama bir gerçeği de gözden kaçırmayalım.
Meram’ın merkezine gösterilen özenin, kırsalına da ulaşması gerekiyor.
Mesela şu mera alanları…
Kırsal mahallelerimizdeki bazı mera ve ortak kullanım alanlarının durumunu yeniden değerlendirmek gerekiyor.
Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın kontrolsüz şekilde döktüğü ahır gübreleri, hayvansal atıklar ve zaman zaman başka atıklar, çevre kirliliğine ve kötü kokulara sebep olabiliyor.
Buralar zamanla bakımsız, düzensiz, görüntüsüyle de kokusuyla da rahatsızlık veren alanlara dönüşebiliyor.
Şimdi burada bütün kabahati belediyeye yüklemek doğru mu?
Elbette değil!
Vatandaşın da sorumluluğu var.
Hayvancılık yapmak başka, hayvanın gübresini gelişigüzel çevreye bırakmak başka.
Üretmek başka, üretirken yaşadığın çevreyi kirletmek başka.
Ama belediyecilik de biraz burada başlıyor işte.
Bu alanlarla ilgili muhtarlarımızla, ilgili kurumlarla, üreticilerimizle ortak çalışmalar yapılamaz mı?
Hayvansal atıkların kontrollü biçimde toplanabileceği, uygun şartlarda depolanabileceği, hatta tarımsal üretime yeniden kazandırılabileceği bir sistem oluşturulamaz mı?
Neticede bugün çevre kirliliğine sebep olan ahır gübresi, doğru değerlendirildiğinde toprağın bereketidir.
Yeter ki bir düzen olsun, bir planlama olsun.
Mera alanlarının hukuki statüsü de gözetilerek ilgili kurumlarla ortak bir çalışma yürütülmesi, kırsal mahallelerimiz için önemli bir adım olabilir.
Belki belediyemizin bu konuda yürüttüğü çalışmalar vardır. Varsa bilmek, görmek, vatandaşımıza anlatmak isteriz. Yoksa da böylesine önemli bir konuda harekete geçilmesi kırsal Meram için değerli olacaktır.
Çünkü kırsal mahallelerin meselesi yalnızca yol, kaldırım ve çöp toplamak değildir.
Köy içi düzenlemeleri, ortak kullanım alanları, çevre temizliği, ulaşım ve üreticinin günlük hayatını kolaylaştıracak hizmetler de bu işin bir parçasıdır.
Bir de şu ulaşım meselesi var…
Alakova ve Yenibahçe güzergâhındaki toplu taşıma düzenine ilişkin dikkat çekici bir vatandaş yakınmasını da buradan hatırlatmış olalım.
Kültürpark’tan otobüse binen ve Yenibahçe’ye gitmek isteyen vatandaşlarımız, Alakova’da inerek aktarma yapmak durumunda kalabiliyor.
Aktarma otobüsüne denk geldiniz geldiniz!
Kaçırdınız mı?
Yarım saat, kırk beş dakika, bazen bir saat beklemek zorunda kalabiliyorsunuz.
Böyle olunca çarşıdan evine dönmek isteyen bir vatandaşın yolculuğu kimi zaman bir buçuk, hatta iki saati bulabiliyor.
Yahu arkadaş, Konya’dan başka bir şehre gitmiyoruz ki!
Aynı şehrin bir mahallesinden diğerine ulaşmaya çalışıyoruz.
Elbette ulaşım planlamasının kendine göre teknik şartları vardır. Ancak Alakova’ya kadar gelen otobüslerin belirli saatlerde Yenibahçe’ye kadar ring yapması veya aktarma saatlerinin ana hatla uyumlu hâle getirilmesi değerlendirilemez mi?
Buradan Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili ulaşım birimlerine de küçük bir hatırlatmamız olsun.
Vatandaşın istediği lüks değil, evine makul bir sürede ulaşabilmek.
Gelelim asıl meselemize…
Meram gibi geniş bir coğrafyada belediyecilik yapmak gerçekten zor.
Bunu inkâr etmek haksızlık olur.
Ancak kırsal mahallelerde yaşayan insanların beklentileri de çok büyük değil.
Temiz bir çevre, düzenli ortak alanlar, ulaşılabilir hizmetler, bakımlı yollar ve biraz daha fazla ilgi…
Hepsi bu!
Mustafa Kavuş’un bu meseleleri de dikkate alacağına inanıyorum. Çünkü kendisinin vatandaşla kurduğu diyaloğun, yalnızca sorunları dinlemekle sınırlı kalmayıp çözüm üretmeye de katkı sağlayacağını ümit ediyorum.
Bu nedenle bu satırları bir suçlama olarak değil, yapıcı bir hatırlatma olarak kaleme alıyorum.
Çünkü bazen bir belediye başkanına yapılabilecek en büyük iyilik, yalnızca yaptığı hizmetleri alkışlamak değil, gözden kaçabilecek meseleleri de kendisine hatırlatmaktır.
Bir parkın açılışında kesilen kurdele kadar, kırsaldaki bir mahallenin temizlenen ortak alanı da kıymetlidir.
Bir meydanın güzelliği kadar, köyün girişindeki çevre düzeni de önemlidir.
Bir şehrin medeniyeti yalnızca merkezindeki ihtişamla değil, en uzak mahallesindeki insanın yaşam kalitesiyle ölçülür.
Biz Meram’ı seviyoruz.
Meram’ın merkezini de kırsalını da insanını da üreticisini de…
Ve biliyoruz ki güzel işler yapan insanlardan daha güzel işler beklemek, haksızlık değil; aksine onlara duyulan güvenin bir ifadesidir.
Velhasıl başkanım…
Meram’ın vitrini güzel.
Biraz da arka sokaklarına, kırsal mahallelerine, meralarına, köy meydanlarına bakalım.
Çünkü bu memleketin yalnızca görünen yüzü değil, toprağa basan ayağı da kıymetli.
Kalın sağlıcakla…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.