Erbakan’ın Adını Taşımak Yetmez, Mirasını Yaşatmak Gerekir

Konya’da bir üniversite var. Adını sıradan bir akademisyenden, sıradan bir siyasetçiden değil; Türkiye’nin son yarım asrına damga vurmuş bir devlet adamından alıyor: Necmettin Erbakan.

Türk siyaset tarihinde bazı isimler vardır ki yalnızca görev yaptıkları makamlarla değil, ortaya koydukları eserlerle hatırlanırlar. Necmettin Erbakan da bu isimlerden biridir.

Erbakan denildiğinde akla sadece siyasi mücadele gelmez. Ağır sanayi hamlesi gelir. Yerli ve milli üretim anlayışı gelir. Fabrikalar gelir. D-8 gelir. Türkiye’nin kendi gücüne dayanarak kalkınabileceğine olan inanç gelir.

Bugün Konya’da faaliyetlerini sürdüren Necmettin Erbakan Üniversitesi de adını böyle bir liderden almaktadır. Bir üniversiteye bir devlet adamının adının verilmesi, yalnızca sembolik bir tercih değildir. O ismin temsil ettiği vizyonun, üretkenliğin ve hedeflerin yaşatılması anlamına gelir.

İşte tam da bu nedenle, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin iki dönemdir rektörlüğünü yürüten Prof. Dr. Cem Zorlu’nun görev süresinin sona yaklaşması, doğal olarak bir muhasebeyi de beraberinde getirmektedir.

Aralık ayında görev süresi dolduğunda geriye ne kalacaktır?

Çünkü makamlar gelip geçer. Kalıcı olan, ortaya konulan eserlerdir.

Bir rektörün başarısı yalnızca idari işleri yürütmekle ölçülmez. Üniversiteye kazandırdığı kimlikle, ortaya koyduğu vizyonla, bilimsel başarılarla, araştırma merkezleriyle, yetiştirdiği akademik kadrolarla ve şehre kattığı değerle ölçülür.

Bugün Konya kamuoyunun cevap aradığı soru da budur.

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Cem Zorlu döneminde Türkiye’de hangi alanda öncü hale gelmiştir?

Hangi proje üniversitenin adını ulusal ölçekte duyurmuştur?

Hangi yatırım veya bilimsel çalışma yıllar sonra dahi “Bu eser Cem Zorlu döneminin ürünüdür” dedirtecek kadar kalıcı olmuştur?

Elbette üniversitelerde yeni bölümler açılır, binalar yapılır, protokoller imzalanır ve mezunlar verilir. Bunlar yönetimin doğal sorumluluklarıdır. Ancak tarih rutin faaliyetleri değil, fark oluşturan vizyonları kaydeder.

Necmettin Erbakan’ın adı bugün hâlâ sanayi hamleleriyle, üretim vizyonuyla ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin büyük hedefleriyle anılmaktadır.

Peki yıllar sonra Prof. Dr. Cem Zorlu hangi eserle anılacaktır?

İşte üzerinde düşünülmesi gereken asıl soru budur.

Bu soru sadece Konya’nın değil, aynı zamanda kamu adına görev yapan herkesin kendisine sorması gereken bir sorudur. Hatta rektör atama yetkisini kullanan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’nın da görev süresi sona eren her yöneticiye yöneltebileceği en temel sorulardan biri olmalıdır:

“Yönettiğiniz kuruma hangi kalıcı değeri bıraktınız?”

Çünkü devlet görevleri birer emanet makamıdır. O makamların gerçek ölçüsü, görev süresinin uzunluğu değil, geride bırakılan eserlerin büyüklüğüdür.

Necmettin Erbakan Üniversitesi, adını Türkiye’nin fikir ve kalkınma tarihine damga vurmuş bir liderden almaktadır. Böyle bir üniversitenin yöneticilerinden beklenen de sıradan bir idarecilik değil, geleceğe iz bırakacak bir vizyondur.

Aralık ayında görev süresi sona erdiğinde Prof. Dr. Cem Zorlu’nun nasıl hatırlanacağına makamı değil, ortaya koyduğu eserler karar verecektir.

Çünkü tarih, unvanları değil; iz bırakanları hatırlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.