Bir gaz aracı alma olarak “ sosyal medya”

Sosyal medyanın en zararlı yönlerinden ilk 3 maddeyi sıralayacak olsam sanırım bir tanesi yukarıda ki başlık olabilirdi. İnsanların büyük çoğunluğu ortaya çıkan sorunlara etkili çözümler üretmek yerine sosyal medyadan paylaşım yaparak vazifesini yaptığı hissine kapılmaya başladı. Sosyal medya kullanıcıları paylaşımını yaparak anlık olarak “dijital rahatlama”yaşıyor fakat uzun vadede duyarsızlık boyutu gittikçe gelişiyor. Sistem insanları etkisiz hale getirmek için heyecanlarını, öfkelerini, sevgilerini, sosyal medyaya kanalize ederek platformun içinde etkisiz hale getiriyor. Sosyal medyayı tıpkı bir paratoner gibi kullanarak gerçek ve etkili tepkileri, öfkeleri, ve mücadeleleri engellemiş oluyor. Sosyal medya artık bir çözüm alanı değil, tam anlamıyla bir gaz alma odası. Öfke burada kusuluyor, tepki burada harcanıyor, sonra herkes rahatlamış hissedip hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Sonuç? Hiçbir şey değişmiyor. Çünkü sürekli gaz alınan bir ortamda, harekete geçme ihtiyacı zayıflıyor. İnsanlar konuşuyor ama adım atmıyor. Dakikalar içinde binlerce paylaşım, on binlerce yorum… Herkes çok öfkeli, herkes çok haklı. Ama birkaç saat sonra yeni bir gündem geliyor, eski öfke çöpe atılıyor. Sosyal medya, tepkilerin mezarlığına dönüşmüş durumda. Bu düzen kimin işine yarıyor? Tepki gösterdiğini sanan ama aslında etkisizleşen bireylerin mi, yoksa gerçek itirazın sokağa, örgütlü alana taşmasını istemeyenlerin mi? İnsanlar artık susmuyor ama konuşmaları da kimseyi rahatsız etmiyor. Çünkü sistem şunu öğrendi: “Bırak konuşsunlar, nasıl olsa orada kalır.”

YANLIŞ ANLAŞILAN KARINCA HİKAYESİ

Sadece sosyal medyadan mücadele etmeyi yeterli görenlerin vermiş olduğu en sık örnek “ brahimin ateşine su taşıyan karınca misali safımızı belli etmek” cümlesi oluyor. Fakat bu hikayedeki en önemli gerçek farkedilmiyor. İnsanlar karıncanın taşıdığı damlanın küçüklüğüne odaklanarak fedakarlığının ne derece büyük olduğunu fark edemiyorlar. Karınca Hz.İbrahim'in ateşini söndürmeye giderken taşıdığı damla çok küçük fakat diğer taraftan bu yolda mücadele etmek için vatanını, ailesini ve en önemlisi de hayatını feda ederek yola çıkıyor. Bu gün hiç bir zahmeti olmayan, hiç bir fedakarlık gerektirmeyen bir saniyede paylaşılan sosyal medya hikayeleri ile karıncanın fedakarlığını nasıl kıyas edebiliriz. Allah katında bir fiilin değeri olması için kişiden bir şeyler götürmesi, nefsine ağır gelmesi gerekir. Sosyal medyada hikaye paylaşmanın kişi için hiç bir zorluğu bulunmamaktadır. Günümüz sosyal medyasında milyonlarca kişi bir olaya tepki gösteriyor, resim tekrarı paylaşıyor fakat değiştirici ve dönüştürücü güce sahip olamıyor. Hiç sosyal medya hesabı olmayanlar milyonlarca sosyal medya hesabı açan kişiyi yönlendirebiliyor. Iki yıldan fazla zaman boyunca hepimizin gözü önünde israil soykırım yaptı, milyonlarca kişi her gün yüzbinlerce paylaşım yaptı fakat zulmü durdurmaya ne kadar katkısı oldu bunu düşünmek gerekiyor. Son tahlilde sosyal medyayı rahatlama , tatmin olma ve sorumluluklardan kaçma ortamı olarak görmemek gerekiyor. Bu mecrayı kullanırken gerçekten etkili, kullanıcıların davranışlarına etki edecek, insanları rahatlatacak değil sorumluluk yükleyecek , uyuşturacak değil , harekete geçirecek içerikleri üretip paylaşmak gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum