İsmail Detseli

İsmail Detseli

Yılbaşı mı kutlayacağız kendimizi mi?

Yazık tanıyamadım yılbaşında bazı Türk gencini

Tam anlamıyla benimsemişiz Hıristiyan âdetini

Son günlerinin yaşandığı şu Aralık ayı bu sene içinde ikinci defa tekrarı olan Recep ayı Regaip kandili ve sadece Konya şehrimize has Recep ayının ilk Perşembe’si sabah erkence kapıları şivlilikkk diye çalacak çocuklara ikram etmek için eşim ve oğlum Fatih le beraber bir şeyler almaya çıktık. Alışveriş sonrası şehrin kırsalında bile olan parkta banklarda oturup soluklanalım dedik. Parkın bir yerinde etrafında gelip geçenleri bile görmeyen çevreye aldırış bile etmeyen hem Türküm hem de Müslümanım diyerek güya çağdaş geçinen kendine göre mutlu olduğunu zanneden gençliğimizin şaka yollu davranışlarından doğrusu utandım haya ettim.

Acaba bu Müslümanız diyen ailelerin bu gençleri sokaklarda banklarda kucak kucağa birbirine sarılmayı öpüşmeyi yaparken çevrelerinden gelip geçen insanlardan utanmayıp umursamaz olarak yaptıkları hareketler ile neyi ispat etmeye çalışıyorlar anlayamadım.

Bu gençlerde yeni yıla bir hazırlık olarak tahmin ettim çünkü konuşmalar onu yansıtıyordu.

Şu yılbaşı gecelerinde içkinin su gibi aktığı, hayânın edebin ortadan kalktığı, insan haklarının yok sayıldığı, yollara caddelere, pisliğin cam eşyaların insanların üzerlerine savrulduğu, bir rezaleti bizlere ve yüzde doksan dokuzu Müslüman diye övündüğümüz insanlar bu tür hareketlerle bize ait olmayıp Hristiyanlara has yılbaşını geceyi bizler neden kutluyoruz anlamıyorum

Bu nedir Allah aşkına günlerdir bazı köşe yazarlarımızın ve sosyal medyadan yazan kardeş din adamlarımızın bu adetler bizim âdetimiz değildir. Hiçbir dinde de böyle bir kutlama yoktur diye uyarmalarına rağmen sanki bütün bunlara inat edercesine edepsizliğin daniskasını yapmak. Sokaklarda içki içmek Noel baba kıyafetleri giymek, çam süslemek içkinin fuhşun kol gezdiği barlarda pavyonlarda eğlenmek bir Müslüman’a hatta Türk insanına yakışır mı? İslam düşmanları son günlerde yeni bir akım başlatmışlar Namazımız ile alay ediyorlar, ne yazık ki, üzülerek söyleyeyim dinden yozlaşmış bilinçsiz bazı gençlerimizde bunu taklit eder hale gelmişler. Şöyle bir düşünmeli Müslümanım diyenler. Biz kimiz? Aslımız esasımız cevherimiz ne diye? Atalar çocuklarının hareketlerini her durumda kontrol etmeli

Allahın “ Muhakkak biz insanı en güzel şekilde yarattık” hitabının muhatabı olan kullarız. Biz Kuran diliyle. ”Siz insanlar için(seçilip) çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder kötülükten vaz geçirmeye çalışırsınız, (çünkü) Allaha inanıyorsunuz” fermanının sahibiyiz.

“Alemlere rahmet olarak gönderilen” ve o dehşetli mahşer günü herkesin “ nefsi nefsi diye çırpınacağı bir zamanda secdelere kapanıp, ümmetimi isterim ya Rab, ümmetimi bana bağışlamadıkça kalkmam diye feryat edecek olan Habibi Kibriyanın ümmetiyiz.

Öyle ise bu rezalet yılbaşını niye kutluyoruz.

Hedefi insanları saadet ve mutluluğa götürmek olan İslam’ın hiçbir sisteminde iktisadi, hukuki, içtimai, ilmi, fikri, ruhi ve kültürel hiçbir görüşünde Noel ve miladi yılbaşı kutlamasının yeri yoktur.

Peki, o halde Noel ve yılbaşı nedir. Noel Hz. İsa (AS) ın doğum günü ise ki bunun doğruluk derecesi tartışılabilir. Yılbaşı da bu Takvimin başlangıcının kabul edilişi ise, bu da münakaşa edilebilir. Bunların çok üzerinde durmaya gerek yok, Esas üzerinde durulması gereken şudur.

Dini ve milli geleneklerinde hiçbir yeri olmayan Noel’i ve yılbaşını “Müslümanım” diyenler niçin kutlasın, acaba o ayrı din mensupları İslam’a ait hiçbir hicri yılımızı kutluyor ‘mu bu cehaletimizi gavur adetine önem verişimizi anlamak mümkün değil.

Değerli okurlarım, şu gerçeği belirtelim ki, bir milletin kendi dini ve milli değerlerini bırakıp yabancıların örf ve adetlerini benimsemesi demek; o milletin dini yönden kuruması Ruhi yönden çürümesi, tarihi bakımdan küçülmesi. Ve ne yazık ki benliğini kaybedip aşağılık duygusuna kapılması demektir. Bu sebeple hiçbir akıllı olgun Müslüman yabancıların örf ve adetlerini kutlama ve onlara benzeme zavallılığına düşemez.

O bilir ki: bir Müslümanın Hristiyan kültür ve hayatının izlerini taşıyan Noeli ve yılbaşını benimsemesi, alnına en büyük leke ve aşağılık duygusunu yapıştırması demektir.

Değerli okurlarım Yüce Rabbimiz Kuran’ı kerimde Buyuruyor ki.

Ey iman edenler, müminleri bırakıp da kafirleri dostlar edinmeyin. Yahudileri de, Nasranileri de kendinize dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin yaranı ve dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Şüphesiz Allah o zalimler güruhuna muvaffakiyet vermez. Sizin yariniz ancak Allah’dır, ve O’nun Peygamberidir.

Müslümanlar ve inananlar böyle bir gaflete düşmemelidir. Hele şu son yıllarda kafirler güruhunun Müslümanlar üzerindeki zulümlerine ısrarla devam ettiği zamanlarda.

Şu tarihi bir gerçektir ki Yahudi ve Hristiyanlar hiçbir zaman Müslümanlara dost olmamışlardır. İşte bunun için eli, öpülesi atalarımız Domuzdan post Düşmandan (Gavurdan) dost olmaz demişlerdir.

Öyle ise gelin kardeşlerim dinimizin gereklerini yaşayalım, İçkiden keyf veren uyuşturucu illetinden kumardan ve Fuhşiyattan, Yılbaşı bileti almaktan elin örf adetlerini benimsemekten vazgeçelim Allahın sevgili kulların olalım huzura yüzü ak varalım. Selam ve dua ile

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.