İsmail Detseli
KANDİLLER
İnsanlar yaşamları boyunca bilerek veya bilmeyerek bazı hatalara düşerek günah işleyebiliyorlar. “İnsanoğlu beşer şaşar” deriz ya. İşte merhameti bol esirgeyip bağışlayan Rabbimiz böyle günahkâr kullarının tövbe ederek günahlarından arınmaları, kurtuluşa ermeleri, günahsız olanların da sevaplarına daha çok sevap katmaları için bazı özel günler lütfetmiştir. İşte bunlardan; Cuma günleri, Mevlit Kandili, Regaip Kandili, Miraç Kandili, Beraat Kandili ve dahası “bin aydan daha hayırlı bir gün bir gece” dediği Kadir Gecesi’ni vermiştir. Bu günleri ve geceleri iyi değerlendirip hatalardan dönmek, günahlardan arınmak için tövbe ederek Rabbimize daha yakın olmalıyız.
İşte Bugün idrak edeceğimiz Peygamberi Zişan efendimizin doğum günü olan, Mevlit Kandili de bunlardandır. Onun için camilere giderek veya evimizde çoluk çocuğumuzla huşu ile Allah’ın huzurunda durup onu zikretmek, Peygamber Efendimize Salatü Selam getirmek, fazladan ibadet ederek Allah’ın büyüklüğüne ve onun kulu olduğumuza şükredip ondan af dileyerek bu gece ihya edilmelidir. Çünkü bu kandil mübarek Üç Aylara hazırlık içinde olacağımız kutlu doğum haftası kandilidir. Bu kutlu doğum Mevlit Kandili bizim anne sülalemiz için çok büyük bir önemi vardır. Meram ilçesi İlyasbaba mahallesinden olan Anneannem Hafize Özüdoğru ve iki ablası benim köyüm Kilistra’ya gelin gelmişler Babaları Çavuş Osman’ı merhumun Dört kızın dan 3, ü Kilistra’ya gelin gelince en küçük kızı İlyasbaba yani kendi köyünde evlenmiş. Merhum Anne Dedem Osman bu kutlu doğum haftasında Yani mevlit kandili günü mevlit okutur köyüne ve civar köylerden davet ettiği insanlara sofralarla yemek dökermiş Merhume Ninem ve ablaları Kilistra’ya gelirken babalarının bu durumu devam ettirmesi ve köyde kendilerine ait misafir odasının bakımı devamı için bırakmışlar.ve ondan sonra gelen torunları da bu geleneği devam ettirmiş, ben 78 yıldır biliyorum ondan evvelde büyüklerden dinlediğim kadarı ile kabaca hesap yaptım en az 150. 200 yıllık bir gelenek. Halen devam ediyor ‘mu derseniz evet yine o ailenin torunları bu geleneği her yıl Mevlit Kandilinde mevlit okumayı misafirlere yemekle süsleyerek aksatmadan devam ettiriyorlar Allah onlardan razı olsun keselerine ve ömürlerine bereket versin diye duacıyım. Çok seneler bende bu merasimlere katılıp bir iki bahir mevlit tilaveti yaptım ancak şu son yıllarda yaşlılığım nedeni ile katılamıyorum ama gönlüm hep onlarla.
Her kandil günün mutlaka bir önemi vardır. Mesela miraç olayı başlı başına bir mucizedir. Allah-ü Zülcelâl, sevdiği kullarının hüzünlenmesini hiç istemez, onların üzülmesine razı olmaz. Onun için kullarının dar ve üzüntülü zamanlarında hemen rahmeti ve merhameti ile tecelli eder, onları esenliğe huzura ve güzelliğe kavuşturuverir.
İşte Miraç olayı da böyledir. Peygamber Efendimizin hüzünlü bir gönünde vuku bulmuştur.
Bundan 14 asır evvel, Hicret’ten yaklaşık 1 buçuk yıl önceydi. Resulullah (SAV) Efendimiz, Mekke insanının inatçı direnişi ve o yıllarda çok sevdiği bazı yakınlarını kaybetmesinin verdiği üzüntü içinde, Allah’ın dilemesi sonucu Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Ufuk-u Alâ’ ya varan, Allah’ın ayet ve kudretini müşahede buyurduğu bir yolculuk yaptı.
Hz. Peygamber Efendimiz, İslâm’ın sıkıntılı günlerinde, Mekke’de çok sevdiği eşi Hz. Hatice validemiz ile kendisini her zaman himaye eden, çok değer verdiği amcası Ebu Talib’i kaybetmişti. Bu sıralarda, Mekke yakınlarındaki Taif şehrine gitmiş, oranın halkını İslâm’a davet etmek istemişti. Fakat Taif halkı bu davete uymadığı gibi, Hz. Peygamberimizi üzerek, rencide ederek, hatta taşlayarak kovalamışlardı. Buradan da boynu bükük ve mahzun dönmüştü. İşte Miraç olayını anlatan kaynaklar, Hz. Peygamberin bu acılarının bir nebze olsun hafifletilmesi için, teselli maksadıyla meydana geldiğini naklederler.
Miraç hadisesi, Recep ayının 27’inci gecesi meydana gelmiştir. İşte böyle bir ortamda, Allah Resulü Hz. Muhammed (SAV), Ümmü Hani’nin evinde yatmakta iken, yatağından kaldırılıp, Kâbe’ye getirilmiş, Hicr-i İsmail’den alınarak İsra ve Miraç yolculuğuna çıkarılmış, yatağı soğumadan tekrar yatağına avdet eylemiş, yani geri getirilmiştir. Bu olay, insanoğlunun tâbi olduğu, zaman mekân mefhumlarının bir noktada eridiği, Allah’ın ilim ve iradesi ile vuku bulan bir yolculuktur. İsra veya Esra gece yolculuğu demektir. Allah (CC) bu ismi verdiği surenin ilk ayetlerinde bu hadiseyi şöyle anlatıyor;
“Mekke ile Kudüs arası bir aylık mesafedir. Aksa, çok ırak, uzak mesafe demektir. Ayette bu isimle anılması mesafenin uzaklığını göstermek içindir. Ayette geçen Leylen kelimesinin nekreli oluşu ise, zaman açısından kısalığı ifade eder.
Böyle Yaz günlerinin uzun bir gününe rastlayan Miraç yolculuğu karşısında o günün insanı hayrete düştü. “Bu nasıl olur, böyle bir şey imkânsız, olamaz” dediler. Birçoğu inanmakta tereddüt etti. Ancak, Hz. Ebubekir (RA) gibi, gönlü Peygamber sevgisiyle dolu, metanetli bir insana, İsra olayı haber verildiğinde, gayet sakin bir eda ile “Muhammed söylüyor ise doğrudur” diyerek tasdikleyince Sıddıyk unvanını almıştır.
Hz. Ebubekir, Hz. Peygamber’in Miraca yükselişini duyar duymaz, kendini tutamayarak şöyle demiştir, “Ben bir katre idim derya oldum, Bilmem ki peygamber ne oldu?” Hz. Peygamberimiz buyururlar ki; “Miraç yolculuğuna çıkışımı Kureyşliler yalanlayınca o anda Allah benim Beyt-i Makdis ile aramdaki mesafeleri kaldırdı. Müşrikler beni sınamak için ne sordularsa; Mescid-i Aksâ’ya bakarak, onun nişanelerini haber vermeye başladım” diye buyuruyordu. Miraç, Hz. Peygamber Efendimizin hayatında vuku bulan müstesna olay, O’nun şahsında kıyamete kadar, insanlara nasip olan, sohbet ve buluşma izni, Ulu Rabbin davetiyle gerçekleşen kutsal seyahat, Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya yapılan gece yolculuğudur. Yüce Allah’ın “Habibim” hitabına lâyık gördüğü peygamberine 5 vakit namazın farz kılındığı bir gecedir Miraç Gecesi. Namaz bizlere Miraç’ın hediyesidir. Dikkatli ve huşu ile kılınan her namaz, mümin için Miraç olur. Kandiliniz mübarek olsun
KANDİL ŞİİRİ
Rabbimiz dilde hecedir
Kandiller kutsal gecedir
Affımıza bir vesiledir
Gafletle geçmemelidir
İnsanların yüzü gülsün
Kandiller hayırlı olsun
İnanan kadrini bilsin
Kullara büyük nimettir
Ne mutlu güne erene
Şükür nimeti verene
Günün değerini bilene
Ne güzel gün ve gecedir
Gelen Mevlit Kandilidir
Resulün doğum günüdür
Peygambere sevgi övünçtür
Aşk ile ibadet etmelidir
Rabbim bizleri affeyle
İslam nurlanır geceyle
Huzur gelsin ülkemize
Haktan iyilik dilemeliyiz
Recep Şabanı hayırlı kılsın
Kavuştursun Ramazan’a
Kandiller mübarek olsun
İnanan tüm Müslümanlara
Ruhumuza huzur dolsun
Müslümanlar feyz alsın
Gel gafletten kurtulalım
Ölenden ibret alınsın
Semaya açılsın eller
Dua etsin tatlı diller
Gönül bağındaki güller
Kul olsunlar yaratana
Ozan İsmail kara bağlar
Yüreğimde erir yağlar
Bereketle dolsun aylar
Değerlerini iyi bilmeliyiz
29 EYLÜL 2003 ev İsmail Detseli
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.