Bir Tezkerenin İzinde Civar Mahallesi

Arkeolojik tarihi eserlerdeki epigrafik dediğimiz Latince ve Yunanca yazılar ile Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan eserlerdeki yazılar doğrudan ve dolaylı bilgi kaynağıdır. Kitabeler ve mezar taşlarındaki yazılar kendi dönemlerine ışık tutan belge niteliği taşırlar. Bazen resmi makamlarca verilmiş tapu belgesi, senet ve nüfus tezkeresi gibi belgelerde aynı işlevi görürler. Bir yönüyle resmi ve sıradan bir bilgi ve belge gibi görünürler. Diğer taraftan Konya’nın tarihi ve sosyal yapısına ışık tutan bilgiler içerirler.

34ad9c5b-486d-4e4f-9d26-2078dc31d327.jpg

Bir arkadaşım çözümlenmesine yardımcı olmak üzere sosyal medyadan Osmanlı devleti zamanında verilmiş bir nüfus tezkeresi gönderdi. Bir a4 sayfası ebadındaki bu nüfus tezkeresi üzerinde ben ve refikam bir süre çalıştık. Tam anlamıyla çözümlenmesi için uzman bir arkadaşımdan yardım istedim. Akabinde sosyal medyada üye olduğum Osmanlıca Kitabeler ve Mezar Taşları sayfasından çözümleme desteği aldım. Nüfus tezkeresi Konya’nın eski ve kadim semtlerinden olan Civar mahallesinde oturan bir hanımefendiye aitti.

45cd4868-4687-46f6-b9d3-bc0b3afd8a57.jpg

Nüfus tezkeresinin içeriği

20.03.1884 tarihli tezkere Osmanlı devleti dahiliye nezareti yani İçişleri bakanlığı tarafından hazırlanmıştır. Halk arasındaki tabirle kafa kağıdı denilen ve daha sonra nüfus hüviyet cüzdanı gibi isimler alan kimlik belgesinin tarihi bir örneğidir. Nüfus tezkeresi Konyalı Sülale-i Hazret-i Mevlana’dan Ali Çelebi'nin kızı Hanife Hanım için düzenlenmiştir.

Tezkere bilgileri üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sağdan sola doğru olmak üzere ayrı ayrı satırlarda nüfus, doğum, mahalle, sanat, mezhebi, seçmen olup olmadığı gibi bilgiler var. İkinci bölümde satırda eşkal olarak boy, göz rengi, alameti farikası ve ikamet bilgileri sütunu yer alıyor. Ayrıca kişinin babasının ismi, doğum yeri, mesleği ve mahallesi, sokak ve hane no gibi bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise üç satırdan oluşan bir açıklama yapılmıştır. Sayfa sonunda tezkerenin verildiği ay/tarih bilgileri ve “umuru dahiliye nezareti” yazılı mühür bulunmaktadır. Sayfa başında ise Abdülhamit hanın tuğrası bulunmaktadır. Tuğra ünlü hattat Sami Efendi tarafından yazılmıştır.

Nüfus tezkeresi bilgileri

İsmi ve Şöhreti: Şemseddin Efendi /zevcesi Hafize

Pederinin ismiyle mahall-i ikâmeti: Konya- Ali Çelebi

Sinni (Yaşı): 25

Sanatı vasfı ve maişeti: Sülâle-i Hazret-i Mevlânâ’dan

Tarihi Veladeti: Konya -1275 [1859]

Mezhebi: İslam

Memleketi: Konya

Mahalle: Civar

Zokak (Sokak): Celal

Mesken no: 57

Mesken nev'i: Hane

Bâlada ismi ve şöhreti ve hâl ve sıfatı muharrer olan Hafîze Binti Ali Çelebi Devlet-i Aliyenin tâbi'ıyetini hâiz olub ol-sûretle cerîde-i nüfusta mukayyed bulunduğunu müş'ır işbu tezkire i'tâ kılındı.

Fî 8 Mart (1) 300 / (20 Mart 1884).

Tezkere Civar mahallesi Celal sok no:57’de ikamet eden ve 25 yaşında ve evli olan Hz. Mevlâna sülalesinden Ali Çelebi’nin kızı Hafize Hanım için düzenlenmiştir. Nüfus tezkeresini çözümlemeye çalışırken anahtar kelimelerden biri Celal sokak oldu. İkinci çalıştığımız kelime ise bir türlü ne olduğuna karar verilemeyen mahalle ismi üzerinde oluştu. Üç harften oluşan kelimeye ilişkin püf noktasını Celal sokak hangi mahallede idi diye sorunca ortaya çıktı. Türbe önünde Civar mahallesi olduğunu bendeniz hatırlayınca kelimenin yazılışı ve okunuşu bütünleşti. Tezkereyi okumaya çalışan diğer kişilerin Konyalı olmadığı için mahalle ismini bulma olasılığı neredeyse sıfırdı. Sadece harfler ve kelimeleri okumak değil bazen o günlere özel kelimenin anlamı, bazen sülale ismi ve dönemin edebiyat ve kavramlar dünyasına aşina olmak gibi destek bilgileri kullanılmalıdır. Osmanlıca çözümleme çalışmalarında birçok teknik bilgiyi bir arada sürdürme gerçeğini bir daha tecrübe etmiş olduk.

52fe2a7d-f650-4a9e-a1e9-50eb0743c0f1.jpg

Tezkeredeki bilgilerden Hafize hanımın babasının Mevlevi sülalesinden bir Çelebi olduğu görülmektedir. Çelebi denilince Hz. Mevlâna soyundan gelen kişiler için kullanıldığı gibi dergâhın yöneticisi olan kişiler içinde makam çelebisi ünvanı kullanılır. Osmanlının ilk zamanlarında şehzadeler için kullanılan beyzade anlamındaki bu kelime sonraki dönemlerde çoğu kişi tarafından “asil, görgülü, okumuş, bilgili” kimseler anlamında da kullanılmıştır. Kelime anlamı olarak çelebinin Türkmen dilinde Allah’ın isimlerinden biri olan çalaptan geldiği görüşü kabul görmüştür. Çelebi “Allah’a mensup, Allah’a bağlı” anlamı verilmiş ve telaffuzu zamanla incelerek çelebi şekline dönüşmüştür. (https://islamansiklopedisi.org.tr/celebi)

Yazımızın başında Civar mahallesi kadim bir mahalledir demiştim. Civar mahallesi Mevlâna dergâhı ve türbe civarını kapsar. Mevlevi meşrep insanlar, Çelebi ve Dede'ler ikamet etmiştir. 1924-50 arası bu doku devam etse de bu yalınlık giderek azalmış ve kaybolmuştur. Halen kentsel dönüşüm nedeniyle bu mahalle ve etrafındaki birkaç mahalle tarihe karışmıştır. Bu vesile ile 142 yıl önce düzenlenen tezkere bir şekilde nasıl bugüne geldiyse Civar mahallesine ilişkin yaşanmışlıklar ve hatıralar da bugüne gelmiştir. Konya’ya ait 151 adet Şeriye sicil defterlerinin bir kısmında Civar mahallesi ile ilgili kayıtlar bulunmaktadır. 1847-48 yılına ait 148 no’ lu defterdeki Civar mahallesine ilişkin bilgilere birazdan değineceğim.

Bu bağlamda Civar mahallesine ilişkin bilgileri yakından inceleyelim. “Civar mahallesi Selçuklular döneminden beri var olan Konya’nın tarihi bir mahallesidir. Karatay ilçesi sınırları içerisinde ve Mevlâna Türbesi çevresindeki mahalle asırlar boyu resmî kayıtlarda Türbe-i Celaliye, Celaliye Mahallesi, Civar-ı Türbe Mahallesi, son dönemlerde de Civar Mahallesi olarak geçmiştir. 1518 yılı Yavuz Sultan Selim dönemi Konya mahalleleri listesinde mahallenin adı geçmektedir. Kanuni dönemi il yazıcı defterine göre mahalle, 85 nefer ve 65 haneden ibaretken, 992/1584 yılında III. Murat döneminde mükellef sayısı 213’e yükselmiştir. Mahalle doğuda Dolap Mektep ve Sarıhasan mahalleleri, kuzeyde Zincirlikuyu ve Durakfakih mahalleleri, batıda Babıaksaray ve Pürçüklü mahalleleri ve güneyde Piri Mehmet Paşa Mahallesi ile çevrilidir. Civar Mahallesi’nin en meşhur sokağı Celal Sokağı’dır. Tarihî Celal Çeşmesi de bu sokaktadır.

cf94efe9-9255-4c08-9dbd-80c88b4a30d8.jpg

Civar Mahallesi, Cumhuriyet Döneminde tarihî doku yönünden Konya’da en çok değişikliğe uğrayan hatta giderek yok olan mahallelerin başında gelmektedir. Türbenin batısında yer alan aşevi, mutfak, menzilhane, ahır ve misafirhaneden oluşan tarihî Selimiye İmareti, XIX. yüzyıl içerisinde Buğday Pazarı bir süre de Sipahi Pazarı olarak kullanıldı. Kadınlar Pazarı yapılmadan önce, imaret çevresi ve Sultan Selim Camii’nin önü kadınlar pazarı idi. Yusuf Ağa kütüphanesi, Muvakkithane, Başaralı Konağı, Âşıklar Kahvesi olarak bilinen meşhur Sulu Kahve, II. Selim tarafından yaptırılan Selimiye imareti yanındaki Kurşunlu Han, yine Türbe civarındaki Kiremitli Han, Sultan Veled Medresesi adıyla anılan ve Cumhuriyet Döneminde Anafartalar İlkokulu adıyla açılan okul da bu bölgede idi.

Bu tarihî dokunun tamamı 1958 yılında Türbe Meydanı açılırken kaldırılmıştır. Yakın bir tarihte Türbe’nin doğusundaki bölge tamamen istimlâk edilerek çevrede mevcut tarihî evler restore edilmiş, yanlarına eski Konya evlerinin benzerleri inşa edilmiştir. Civar Mahallesi’nin kuzey tarafında genişletilen yolların üzeri yeni işyerleri ile dolmuş, eski mahalleden sadece Asmalı Mescit çevresinde çok az bir yer kalmıştır.

Meram’da bağ, Türbe önünde ev sahibi olmanın bir ayrıcalık sayıldığı dönemlerde Konya’nın en kalabalık mahallelerinin başında Civar Mahallesi gelirdi. 2007 yılında mahallenin nüfusu 913’tür. Mahalle, 2009 yılında yapılan düzenlemeyle çevresindeki diğer tarihi mahallelerle birlikte Aziziye Mahallesi’ne dâhil edilmiştir. Devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları ile bölgenin çehresi değişmiş durumdadır. Yani bugün türbe civarını kapsayan bir Civar mahallesi ve orada oturan mahalle sakinlerini bulabilmek mümkün değildir.

Civar mahallesinde yetişen veya ikamet eden kişiler arasında Müderris ve Hattat Ağa-zade Bekir Sami Efendi (1843-1918), yine Müderris ve Hattat Ali Rıza Efendi (1864-1927), Abdurrahman Hoca, Derviş Ahmet Efendi (1878-1362), Konya belediye başkanı avukat Şevki Ergun (1890-1954), Âşık Fahri (1735--?) ve Konya senatörü, şair ve yazar Feyzi Halıcı Civar Mahallesi’nde yetişen değerlerden bazılarıdır. Rahmetli ilahiyatçı Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu’da bu civarda bir süre ikamet etmiştir.” (https://www.konyapedia.com/makale/1362/civar-mahallesi)

Şehir tarihi araştırmalarının önemli kaynaklarından biri de şer’iye sicilleridir. Şer’iye sicillerinde şehir tarihleri ile ilgili önemli bilgiler mevcuttur. Konya Şer’iye sicilleri, Konya’nın sosyo-ekonomik tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Konya Şeri’ye sicilleri içinde 148 numaralı defterde 1847-1848 yıllarında Civar mahallesi 125 hane ile en büyük mahalleler arasında yer almaktadır. 148 sayılı defterde mahallelere göre esnaf ve meslek grupları sıralanmıştır. 1848 yılında Civar mahallesindeki esnafın mesleki dağılımı şöyledir. (*)

Mahalle Adı

Meslek - Esnaf Grubu ve Adedi

Civar mahallesi

Ağaçcı 1, Katırcı 4, Dahancı 2, Yağcı 1, Dülger 2, Haffaf 1, Boğçacı 1, Leblebici 1, Çizmeci 2, Berber 3, Mumcu 1, Kahveci 3, Kasap 1, Saka 1, Yemenici 2, Terzi 7, Helvacı 2, Yoğurtçu 1, Attar 1, Semerci 1, Bakkal 2, Bahçıvan 1, Demirci 1, Çeşmeci 1, Saatçi 1, Yatakçı 1, Yağcı 1, Bekçi 1, Kalaycı 1, Eskici 1, Külahçı 1, Kadayıfçı 1, Tenekeci 1, Bulgurcu 1

(*) Konya’nın Sosyo-Ekonomik Yapısı H. 1264 / M. 1847-1848 Barış Sarıköse, Tarihin Peşinde

-Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi yıl: 2011, Sayı: 6 Sayfa: 55-84

Civar mahallesini ve Türbe önünü 1940-1950’li yıllar itibarıyla en iyi yansıtan bilgilerden biri rahmetli Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu’nun çocukluk anılarıdır: “Türbe önü, sakinleri itibarıyla okumuş-yazmış, görgülü kesimin bulunduğu bir muhitti. Mahallemizde ve civarda, pek çok kişi vardı ki, bunların birçoğu sülale olarak Mevlevi kökenli idiler. Birçokları, daha önce Konya' dan ayrılmış da olsa, onlarca, yüzlerce aile, o günlerde sözünü ettiğimiz mahallelerde yaşamaktaydılar. Onların dini hayatları", cami ile olan ülfetleri ayrı bir konudur. Bunları şunun için söylemekteyim; yöredeki birçok ağabey ve bizim yaştaki küçükler arasında, bizler sanki kırsaldan gelmiş gibi olduk. Çünkü, mahallenin kültür, görgü, eylem düzeyleri çok yüksekti.

Bizim kendilerine yetiştiğimiz Türbe önülü entelektüellerin bir bölümü oldukça yaşlı idiler. Onları bazan, bir sandalyeye oturtulmuş, evlerinin kapısı önünde güneşlerken görürdük. Bu kişiler, belki de devletin Avrupa'ya tahsile yolladığı, yüksek memurluklarda bulunmuş, şair, bazan da hukukçu, edip ve filozof kişilerdi. 1944-1950 yılları arasında, Türbe önü, mesela iki yüz yıl önceki yapısını çoktan yitirmiştir. Çünkü, bizim oturduğumuz tarihlerde artık tarihi doku hem fizik yapılarda ve hem de toplum yapısında değişikliklere uğramıştı. Köklü ailelerin bir bölümü evlerini satarak başka yerlere gitmiş; civar ova köylerinden gelen insanlar bu evleri almışlardır. Bugün artık 1950 yılındaki mahalle sakinlerinden hiç kimse kalmamış, tarihi insan dokusu da kaybolmuştur. (Prof. Dr. A. Osman KOÇKUZU, 1944-1950 Yılları Arasında Konya'da Türbe Önü, 2004, Konya'da Kültür ve Hayat, TYB Konya Şubesi, Yayın No: 3)

Şehirlerimiz ve onların birer hücresi olan mahallelerimiz zaman içinde sürekli değişti. Tek katlı, bahçeli ve kerpiç evlerden önce iki-üç katlı apartmanlara, ardından çok katlı sitelere ve bloklara geçtik. Ne var ki imar faaliyetleri çoğu zaman yeniyi kurarken eskiyi korumakta aynı hassasiyeti gösteremedi. Yazımızın başında tarihi eserlerdeki kitabe ve yazıtların öneminden söz etmiştik. Bu kez ise 1884 yılından günümüze ulaşan bir nüfus tezkeresini iz sürmenin anahtarı yaptık. Böylece Civar Mahallesi’ne, Türbe önünün kültürel dokusuna ve Mevlevi çevresinin izlerine ulaştık. Bugün Civar Mahallesi artık resmî kayıtlarda yaşamasa da hatıralarda, arşivlerde ve eski belgelerde varlığını sürdürmektedir. Hafize Hanım’ın tezkeresi de bize 142 yıl öncesinden bir mahallenin insanlarını, sokaklarını ve hayat tarzını hatırlatan sessiz bir tanık olarak ulaşmıştır. Şehir hafızasını yaşatmak, geçmişten gelen bu tanıklara sahip çıkmakla mümkündür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.