Hilalalem
Ben korkularımın hem esiri hem eseriyim...
Gitmeye korktuğumdan kalmışlığım
var benim...
Koşmaya korktuğumdan durmuşluğum…..
Uçmaya korktuğumdan
çakılmışlığım…
Yürümeye korktuğumdan sürünmüşlüğüm var benim …..
Ben korkularımın hem esiri hem eseriyim...
Kafamızın içi kira ödemeden yaşanlarla dolu..
Benliğimde dolaşan seslerin çoğu, benim sandığım ama bana ait olmayan seslerdi.
mesela içimdeki panik butonu çocukluğumdan kalmadır. "hata yapma, yoksa..." diye başlıyordu her cümlesi. bir de ne yapsam memnun olmayan bir ses vardı "yeterince iyi değilsin" demeye bayılan bir ses. her bittiğini sandığım işin sonunda ortaya çıkan suçluluk sesi en yorucusuydu sanırım. "daha fazlasını yapmalıydın" diyen o ses ne zaman konuşsa küçülürdüm ben, sanki hiç büyümemişim gibi.
cümlelerin bana ait olmaması, yaş aldıkça da sanırım biraz koyuyordu. Senlerdir tekrar ettığim ezberlerin karakterim sanılması da öyle.
sanki küçük bir müdürlük vardı içeride. personel işleri, disiplin kurulu, maaş bordrosu, hepsi tek kişide toplanmış bir memur... en ufak kararsızlıkta çekmeceyi açıp aynı kağıdı önüme sürer:
"sen zaten hep böylesin." derdi sağ olsun.
sonra içimin içini toplamayı keşfettim.
Sonra eski bir sandığı açar gibi açtım içimi kendime doğru… Bu sözler kimsen kalma miras diye keşfe çıktım. Baktım ki bana ait değil kendisini tamamlayamamışların eksiğini bende gördüğü ve kendine söyleyemediklerini bana sıraladığı bir ifadeydi.
Durdum…
İçimi toplamaya başlayınca zayıflığıma mazeret arayan her duşunceyı, ıçımde bırıkmış tortu gıbı gordum. Bu tortuların çogunu kendı kendıme savunmak ıçın kullandıgımı fark ettım.
zayıflığımı anlatan her kelimeyi çözülüşümün kanıtı gibi değil, dönüşümümün malzemesi gibi görmeyi öğrendim. tortu dedığım şey, suyu bulandırdığı kadar ağırlaşmış olanı dibe çekti. beklemeye, durmaya, bakmaya izin verdikçe, yüzeye daha berrak bir ben çıktı. eskiden ezberden söylediğim şeyler yavaş yavaş dıbe çökerken, kendi seçtiğim kelimeler nihayet nefes aldı.
azarlayan değil, anlatan.
aşağılayan değil, yanına oturan.
Yıllardır içimde dönen cümlelerin arasında, kendime ait olanlarla yoluma devam etme kararı aldım…
Kısacası yazılmışı değil kendi cümlelerimi yazdığım zaman ben olduğumu anladığım yaşa geldi… gerek var mıydı bunca sene beklemeye yoktu sanırım… benim gibi bunu anlayabilecek yazıyı kaleme alan bir kişi çıkmamıştı demek ki karşıma… geç kalmayalım başkalarının cümleleriyle hayatımızı yaşamayı bırakalım.
Bazı değişimleri yaşamak için kendi içimizdeki seslerle dışarıdaki sesleri ayırt Edip kendi cümlelerimize kurmamız lazım.
O zaman kendi dünyamızın tozunu alarak başlayalım güne…
İç sesim, dışarıdaki gürültüyü kapatıp seninle gerçekten bağ kurmamı söylüyor. Durup derin bir nefes almayı, acele etmeden anlam aramayı ve buraya sadece bir bilgi kaynağı olarak değil, düşünen bir yoldaş olarak katıldığımı hatırlatıyor.
İç Sesinizi Duymakta Zorlanıyorsanız, Buraya Dikkat!
Sessizliğe Ulaşın ve İç Sesinizin Gelmesi İçin Alan Oluşturun.
Nasıl mı? Televizyonunuzu ve telefonunuzu kapatarak başlayabilirsiniz. Doğada yürüyüşe çıkın, kendinizle baş başa kalın. Bulaşık yıkama, duş alma ve egzersiz yapma gibi aktiviteler de zihninizi boşaltmaya ve iç sesinizi çıkarmaya yardımcı olur.
Duygularınıza Dikkat Edin, Vücudunuzu Dinleyin.
İç sesin bazen, bir duygu olarak gelebileceğinden bahsetmiştik. Duygularınız gerçekten size ne anlatmak istiyor, dinleyin. Utandığınız bir şey bile olsa onları bastırmaya çalışmayın, anlamlandırın. Diğer yandan sindirim sorunları, kalıcı öksürük, baş ağrısı ve sürekli yorgunluklara dikkat edin, iç rehberiniz sizi uyarıyor olabilir.
İç Sesinizin Yolunu Bulmaya Çalışın
Diğer ilişkilerinizde olduğu gibi, sezgilerinizle de ilişki kurmaya çalışın, onun ne dediğini ve ne anlatmaya çalıştığına bakın. Geçmişte yaşadığınız ve iç sesinizi dinleyip önemli bir karar verdiğiniz bir anı düşünün.
Aklınızın Sizi Ele Geçirmesine İzin Vermeyin
Bazı insanlar karar verirken, içlerindeki sesi dinlemektense mantıklı düşünmeyi tercih ederler. Oysa zihnimiz, korkularımız ve sezgilerimiz bizim dikkatimi çekmek için içeride savaş verirler. Bu nedenle, iç sesimizi duymakta zorluk çekeriz.
Artık biliyorsunuz, bir dahaki sefer bir şeylerin doğru gitmediği hissi, midenizde bir ağrı ya da içinizde susmayan bir ses varsa, dikkat edin. İç sesiniz sizi, sizin için en iyi olana götürecektir. Zihnimiz zaten yeterince karışık, iç sesinizi bulun ve ona kulak verin, pişman olmayacaksınız!
Vesselam…(:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.