Hilalalem
Hayata iyi tarafından bakmaya çalışmaktan boynu tutulanlar…!
İnsan gibi üzülme, öfkelenme, acı çekme hakkımızı kim aldı elimizden? Her şeye rağmen gülümse, pozitif düşün , enerjini kaybetme diyenleri dinlerken kendi iç sesimizi duymaz olduk. Aman dosta düşmana karşı acıyan yanımızı göstermeyelim, aman o niyetle yapmamıştır diye kendimizi kandıralım derken beyni nefsinde herkesin oyuncağı olduk.
Hayır diyemeyen, kendi sınırını çizemeyen, popülarite yada kendini çok sevenlerin size yüklediği aşırı sorumlulukların altında ezilen güzel yürekli insanlar…
Bize ödeyemediğimiz faturayı evrene gönderdiğimiz hangi pozitif mesajla öderiz, kaç haksızlık karşısında aydınlanmış sayılacağımızı ,yaşadığımız ağır travmaları hangi olumlamalarla toparlayacağımızı da bize öğretsinler o zaman.
Birilerinin sizi yolmak adına uydurduğu psikolojik akımlardan uzak durup, tevekkül etmeye yönelme zamanı gelmedi mi sizce..?
Bir serin yaz sabahı, gökyüzü kızarmış güneş doğma çabasında havada tatlı bir esinti gökyüzünde geceden kalma hilal ve uçuş uçuş sinekler…
Onca güzelliğin içinde nefes almaya çalışırken rızkı peşinde ki sineklere yem olmuş olmanın verdiği sinir bozucu his.
Ne doğanın süregelen nizamı seni hayale daldırıp kandırmalı nede sineğin fıtratına uygun davranışı sabahını mahvetmemeli.
Sevinmek kadar üzülmek, sevmek kadar nefret etmek, gülmek kadar ağlamak artık bize ait olası duygular olduğunu kabul etmeliyiz.
Pozitif ol aklını verenler, kanamadan iyileşmenin, kırılmadan güçlenmenin, üzülmeden insan kalabilmenin sırrını da paylaşmalı bizimle. yüzümüze yapıştırdığımız her sahte gülüşün ardında kaybettiğimiz sahiciliğin muhasebesini de yapmalılar bizim için. her şeye "iyi tarafından bak" derken, içimizi çürüten o çaresizliği görememenin körlüğünü de teşhis etmeliler. ya da içımizdeki o derin yarayı kapatmak için dışarıdan hangi sahte neşeleri yığdığımızı ve neden bir türlü iyileşmediğimizi de söylemeli bu arkadaşlar bize.
insan gibi üzülmeye hakkımız olan o sınır neresi?
Gün içerisinde bazen küçük, bazen büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Bu sorunlar, motivasyonumuzu ve enerjimizi düşürebilir. Tam da bu anlarda, pozitif düşünce ve olumlu bakış açısıbizi yeniden hayata bağlar. Aşağıdaki birbirinden ilham verici ve motive edici sözler, her yeni güne umutla başlamanızı sağlayacak. Unutmayın; olumlu düşünmek, hayata tutunmanın ve başarıya giden yolun anahtarıdır
İşte bu naralarla bizi gerçek duygulardan uzaklaştıran simsarların… ekseninden hızla kaçmalıyız.
"Gülümse; bazen tek bir tebessüm, karanlık bir günü aydınlatır."
Güldüm ev kiram ödenmedi hala ne yapacağız..? Elektrik faturam da bir tebessümle ödenmedi…
Çocukların dağıttığı ev gülümseyerek toplanmadı…
"Dünyayı güzelleştirmek için önce düşüncelerini güzelleştir." Demiş platon…
Hani gazzede ki soykırım bitmedi, açlıktan ölen çocukların karnı doymadı…
"Sen değişirsen, dünya değişir."
Demişler… ben değiştim ama dünya hala aynı karanlık dünya…
O zaman – Shakespeare dediği gibi "Dünya kocaman bir sahne, senin rolün ise kendin olmak."
Kendin ol arkadaşım…
Kendi fıtratına aykırı davranma, gül ama ağla da… sakin ol ama öfkelende…
Uyu ama uyanıkta ol gibi…!
Hayat bu denli pozitif bakmak için hiç uygun değil…
Savaşlar, adalarda çocukları taciz eden katiller, iş yerinde çaktırmadan çalan hırsızlar, mahallende hakkına giren komşular, seni kadınlığın ve anneliğinle vuran kocalar, yuva yıkan metresler, tartıda hile yapan esnaflar, meşhur olmak için ekran önünde oynayan ahlaksızlar, hiç bir değere saygı duymayan benciller varken neden herşeye iyi tarafından bakmak zorundayım…!
Yeri geldiğinde dur diyebilen, hayır diyen, bu yanlış diye uyaran da olmak zorundayız…
Unutmayın kötülüğü yapmak kadar görmezden gelmekte büyük vebal içerir..!
Pozitif düşün palavrası her kötü durumda sadece iyi yönü görmeyi emreden, hayatın gerçek acılarını ve zorluklarını yok sayan popüler bir aldatmacadır. Bu zorlama iyimserlik, insanlara sorunların kaynağı olarak kendi zihinlerini gösterir ve gerçek çözümleri engeller.
Özetle; Pozitif düşünme mutluluğu ve refahı arttırmaz anca sorunları perdeler..!
Bir daha ki travmanıza kadar sizi erteler…
Estağfirullah demek yerine iptal iptal iptal diye direten, olumlarken bencilleştirilen, canın yanarken gülümsemeyi öğreten bu akımla yolumu ayırdığım gün gerçek benle tanıştım… sen ne bekliyorsun..?
Vesselam…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.