Herkesin ilişkisi diğerinin rakibi…!

Son dönemde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan abartılı kız istemeler, geleneksel ve sade bir aile merasimi olan kız isteme kültürünü tamamen bir gösteriş ve şov sektörüne dönüştürmüş durumdadır. Eskiden ev ortamında, çekirdek aileler arasında yapılan bu tatlı telaş; günümüzde devasa bütçelerin harcandığı, profesyonel kameraların ve organizasyon şirketlerinin devraldığı yapımlara dönüşmüştür.
Geleneksel çizgiden çıkıp lüks yarışına giren bu yeni nesil kız isteme trendlerinin en çok öne çıkan unsurları şunlardır:
Eskiden kızlar evlerde istenirdi şimdi mekanda misafir ağırlanıyor…
Devasa çiçek buketleri şaşalı gondollar, tuzlu kahve ritüelleri, altın döviz buketleri, anı kalsın diye çekilen kısa filmler…

Ben şahsen bunu tercih eden insanlara katılmasam da, onları bir yerlerde anlayabiliyorum.
Çünkü bu çağda maalesef herkesin ilişkisi bir diğerinin rakibi gibi.
yeni dünyada sevdiğinize maldivler'de gün batımı izletmeden tam anlamıyla seviyeli bir ilişki yaşadığınızı iddia edemiyorsunuz. gün batımı, romantizmin sosyal medya borsasındaki yükselen hissesi gibi bir şey artık.
"sonsuz aşk mı istiyorsunuz? doğru ürünü alın!" mesajı veren bu sistemde, doğru insanı bulmadan once doğru karata karar vermeniz gerekiyor sanki. güzel bakmak yetmiyor, markalı güneş gözlügüyle bakmanız lazım. çiçek 1000 adetten az olmamalı, egzotik bir tatilde pırlanta ve şiirle sunulmalı.
Çok harcamayı "düşüncelilik" olarak pazarlayan sektör, yeterince harcamayanları dışarıda bırakıyor ne yazık ki. orijinal hediye almıyorsanız, özel günlerde büyük sürprizler yapmıyorsanız düşüncesiz sayılıyorsunuz. Tabi ki hediyeleşmek, hatırlanmak öyle anlamlı ki, birinin dünyasında sadece kendi varlığınızla değer bulmak ve bu değerin size hatırlatılması insana gerçekten iyi hissettiriyor, bunda hiç sorun yok. asıl sorun bunun "yapılacaklar" listesine dönüşmesinde. sorun kendi varlığımıza fiyat biçmeye çalışmamızda. sorun "olmadığında" kendimizi ucuz gormemizde.
sevilmek için yarışmaktan, kendimizi kanıtlamaktan, her şeyin bedelini düşünmekten hepimiz çok yorulduk.
bu yarışın ne zaman ve nerede biteceğini, hamlayan ruhumuzu ne zaman dinlendireceğimizi ben de bilmiyorum açıkçası.
yazık oluyor bize. Sadece bizlere mi evlenemeyen yuva kuramayan sadakat yerine çiçek fiyatlarına bakmak zorunda kalan gençlerimize…
Aile olmak demek nedir idrakine ermeden gösteriş uğruna bir araya gelen çiftler sonrasında ödenmeyen borçlar birbirine saygı duymayan karı kocalar. Bugün Şatafatlı düğün organizasyonları yerine aç çocuklara sofra kuran çiftleri de görüyoruz. Nişanı kınası düğünü çalgısıçisi derken gösterişe boğulmuş bir gecede 3./4 gelinlik değiştirmiş gelinlerin özel dans dersi alan damatların düğünlerini de.
Allahın emri peygamberin kabri denilen kız isteme merasimlerinde ne Allahın emrivaki oluyor ne peygamberin sünnetine uygun davranışlar sergileniyor…
Hoş bugün yine peygamber sünneti olan erkek çocuklarına yapılan sünnet merasimleri de gerdan kırılıp kıç sallanan bir merasime dönüşüyor..
O güzel gelinler en güzel hallerini eşinden önce tüm misafirlerine sergileyenler.. sonrasında o yuvada huzur bekleyenler. Neyden tutsak elimizde kalan seremoniler.
Huzurlu yuvayı doğru adımlarla kurmalıyız…
Mutlu ve huzurlu bir yuva kurmak, ancak doğru ve helal adımlar atmakla mümkündür. Âdet ve gelenek adı altında mahremiyet duygumuzu zedeleyecek, gençlerimizi maddi ve manevi anlamda zora sokacak uygulamalardan kaçınmalıyız. Gerek nişan gerekse düğün merasimlerimiz ölçülü olmalı ve müsrif olmamalıyız. Zira merasimlerimiz dinimize olan samimiyetimizin bir tezahürüdür.
“Ömürde bir kez düğün yapıyoruz.” bahanesiyle İslam’ın helal çizgisini ihlal etmemeliyiz. Evlatlarımıza doğru adımlarla huzurlu bir yuva kurma hususunda destek olmalı, evliliği kolaylaştırmak için elimizden geleni yapmalıyız. Evliliğin henüz başlangıcında, gençlerin maddi olarak ağır bir yükün altına girmeleri, kısa sürede aile içi huzursuzluklara yol açmaktadır. Onların bu önemli adımlarında zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı olmalıyız. Zira Peygamberimiz (s.a.v.) “En hayırlı nikâh en kolay olanıdır.” [4] diye buyurarak uymamız gereken ölçüyü bizlere hatırlatmıştır. Çocuklarımız imanlı, İslam’ın ölçülerine riayet eden ve helal dairesinde yaşamaya çalışan biriyle evlendiklerinde harama düşmekten korunmuş olur, bizler de hayırlı bir evliliğe yardımcı olmakla Allah’ın ve Resûlullah (s.a.v.)’in hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Tabi ki sözlerim her zaman ki gibi düşünen, inanan ve idrak edenler için….
Vesselam…(:

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.