Şule Taşkıran

Şule Taşkıran

Yeter Ki Deniz Olsun ….

Deniz kenarında oturup dalgaların kıyıya vuruşunu izlemek, insan ruhuna anında yayılan tarif edilemez bir sükûnet getirir. Günün koşturmacasından, zihnimizi yoran düşüncelerden ve hayatın karmaşasından kaçıp kendimizi dalgaların sesine bıraktığımızda, içeride bir şeylerin gevşediğini, o katı kabuğun yavaşça eridiğini hissederiz Dalgalar, doğanın en kusursuz ve kesintisiz ritmidir: Gelir, kıyıyı kucaklar, durulur ve yeniden geriye çekilir. Bu nefes alışverişine benzeyen döngü, insan kalbinin ve nefesinin de istemsizce bu tempoya ayak uydurmasını sağlar. Kıyıdaki dalgaları izlemek ve sesini dinlemek, aslında hiçbir çaba sarf etmeden yapılan doğal bir meditasyondur. Düşünceler o ritmin içinde erir; geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları, dalgaların çekilişiyle birlikte denizin derinliklerine karışır. Denizin karşısına geçip o uçsuz bucaksız maviliğe baktığımızda, insan ruhu kendi sınırlarının ötesinde devasa bir bütünlük hisseder. Dalga sesleri bu manzarayı tamamlayan en güçlü unsurdur. O büyük gücün ve sonsuzluğun sesini duymak, insanın günlük hayatta büyütüp omzuna yük yaptığı dertlerin, kaygılı anların aslında ne kadar küçük olduğunu fısıldar ruha. Deniz, insana yalnız olmadığını, kendinden çok daha büyük, şefkatli ve kadim bir gücün parçası olduğunu hatırlatır. Psikolojik olarak su ve su sesleri, hayatımızın ilk başlangıcına, yani anne karnındaki o korunaklı ve huzurlu döneme duyduğumuz bilinçaltı bir özlemi temsil eder. Amniyon sıvısının içinde yankılanan boğuk sesler, dalgaların o tok ve kucaklayıcı uğultusuyla benzerlik taşır. Dalga sesi, insana en derinlerde unuttuğu o mutlak güven hissini, hiçbir tehlikenin olmadığı o saf sığınağı yeniden hatırlatır.

Deniz ve dalganın sesi, ruha sadece bir melodi değil; aynı zamanda onarıcı bir şifa sunar. İnsanın içindeki hırçın rüzgarları dindiren, kalbini yumuşatan ve ona kendi özünü hatırlatan en eski dostudur deniz. Sadece dinlemek bile, insanın kendi iç denizinde kaybolmuş sularını durultmaya yeter.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.