Ömer Tokgöz
Mevlevi Zaviyesinden Kalan İki Şahide
Mevlâna Dergâhı müzesi içinde yaptığım saha çalışmaları kapsamında zaman zaman hazirelerdeki mezar taşlarını inceleyip fotoğraflarını arşivliyorum. Mezar taşı kitabelerini çözümleme konusunda uzman arkadaşlarımla birlikte ve sosyal medya üzerinden destek alarak çözümleme çalışmaları yapıyorum. Bu kapsamda yaptığımız çalışmalarda ilginç bir şekilde müze bahçesinde Mahmut Dede’ye ait itibari mezar taşının bulunduğunu belirledik. Akabinde aynı alanda İynel Dede’nin de bir mezar taşı olduğunu tespit ettim. Bu vesileyle haklarında önceden de bilgi sahibi olduğum İynel Dede ve Mahmut Dede hakkında yeni okumalar yaparak edindiğim bilgileri siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.

Mevlevî dergâhına mensup olan İynel Dede (vefatı 1553) ve Mahmut Dede (vefatı 1558), 16. yüzyılda yaşamış iki ünlü Mevlevi şahsiyetidir. Türbeleri, Konya'da Üçler Mezarlığı'nın güneyinde, Akçeşme Mahallesi sınırlarında bulunuyordu. Günümüzde ise bu Osmanlı dönemi türbesi tamamen ortadan kalkmıştır. Bir zamanlar Mahmut Dede Zaviyesi ve Türbesi’nin çevresindeki Mahmut Dede Bahçesi, çevrenin en mamur bahçelerinden birisidir. Türbe çevresinde küçük bir mezarlık vardı. Türbe ve tekkenin bulunduğu geniş alan, dönemin Karaman Beylerbeyi Ali Paşa tarafından vakfedilmiştir. Çevresi uzun süre Mahmut Dede Mahallesi olarak anılmıştır.
İynel Dede ve Mahmut Dede’ye ait türbe ve mezar taşları hakkında bilgilere geçmeden Mevlevilik ve Dede kavramı üzerinde kısaca duralım. Mevlevîlik, gerek tasavvuf doktrin ve tarihi açısından gerekse içinde yaşadığımız coğrafyanın kültürel değerleri açısından son derece önemli bir manevî mekteptir. Dolayısıyla bu manevî mektebin âdâb ve erkân noktasında dayandığı ilkeler, bu âdâb ve erkân çerçevesinde uyguladığı tasavvufî eğitimin kavramları manevi ve kültürel değerlerimizin farkına varmak adına büyük önem taşımaktadır. Bu kavramların hemen tamamı insan terbiyesine ve nefis tezkiyesine yöneliktir. Dede kavramı ise: Mevlevî âsitânelerinden birisinde, matbâh-ı şerîfte bin bir günlük çilesini ikmâl etmiş ve hususi bir merasimle bu unvanı almış olanlardır. Dedeler aynı zamanda şeyh adayıdırlar. Herhangi bir mevlevîhânede şeyhlik makâmı ölüm, azil ve benzeri nedenlerden boşaldığı takdirde içlerinden bu göreve uygun olan bir dede oraya şeyh olarak tâyin olunur. (https://www.semazen.net/mevlevi-istilahatlari/)

İynel Dede ve Mahmut Dede işte bu tasavvufi eğitimleri almış ve dergâh terbiyesine sahip kişilerdir. Mahmut Dede özellikle yaptığı Mesnevî sohbetleriyle tanınmıştır. O'nun adına tekke tahsis edilinceye kadar Mevlânâ Dergâhında hizmet ettiği, adı geçen dergâhta türbedarlık yapmasından anlaşılmaktadır. Geçmişte etrafı Mahmut Dede mahallesi olarak anılan bu türbe, Akçeşme’nin güneyinde geniş bir bahçe içerisinde bulunuyordu. 1940-1950'li yıllardan kalan fotoğraflarda kerpiç duvarlı düz toprak damlı bir türbe olarak görülmektedir. Zaman içinde harabeye dönen ve 1990’lı yıllarda kaldırılan türbeden bugüne iki mezar taşı kalmıştır. İynel Dede ve Mahmut Dede’ye ait kabir taşlarının orijinalleri İnce Minareli Medrese müzesindedir. Türbenin bulunduğu alan zamanla yol ve imar etkisiyle küçülmüştür. Kabristan kaldırılmış, zaviyenin kalan kısımları özel mülk olarak satılmıştır.
Ortadan kalkan türbeye ait bir kitabe tespit edilmemiştir. Bugün türbenin bulunduğu alanda bir okul bulunmaktadır. Okul Hacıveyiszade Fen ve Sosyal Bilimler Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak hizmet vermektedir. Okul bahçesinin bitişiğinde İynel Dede ve Mahmut Dede’ye ait bir alan oluşturulmuştur. Bahçe içerisinde orijinal taşlara göre hazırlanmış iki adet kopya ve itibari mezar taşı bulunmaktadır. (https://konyaninalimvehocalari.konyacami.com/iynel-ve-mahmud-dedeler/)

İnce Minareli Medrese müzesindeki mezar taşlarının yapısal durumu ve anlamları şöyledir:
İynel Dede’ye ait şahide beyaz mermerden yapılmıştır. Dikdörtgen biçimli taş sivri teğet kemer formuyla sonlanmaktadır. Şahide üzerinde dört satırlık kitabe celî sülüs hattıyla zemin oyma tekniğiyle yazılmıştır. Yazıları ayıran çerçeve çizgileri kırık çizgilerle süslenmiştir.
İynel Dede’nin mezar taşı kitabesinin anlamı:
“Ah ölüm! Merhum, mağfur, sa’id, şehit İynel Dede dokuz yüz altmış”. Kitabeye göre İynel Dede hicri 960 miladi 1552-1553 yılında vefat etmiştir.
Mahmut Dede’nin kabir taşı dikdörtgen biçimlidir. Şahidenin etrafını kıvrım dallar üzerinde Rumi motiflerle bezenmiş geniş bir bordür çevrelemektedir. Bu bordür ile yazı kuşakları arasında içe doğru kademelenerek daralan bir silme kuşağı yer alır. Şahidenin dört satırlık kitabesi, celî sülüs hattıyla zemin oyma tekniğinde yazılmıştır.

Mahmut Dede’nin mezar taşı kitabesinin anlamı:
“Ariflerin sultanı, kesin delile ulaştıran Evis Dede oğlu Mahmut Dede, sene dokuz yüz altmış beş” Kitabeye göre Evis Dede oğlu Mahmut Dede hicri 965 miladi 1557-1558 yılında vefat etmiştir. (Türk, Hümeyra – Kara, Hacer, “Konya’daki Osmanlı Türbelerinde Mezar Taşları”, Hitit İlahiyat Dergisi, (Aralık/ December 2021) 20/2)
Mahmut Dede zaviyesi hakkındaki 1540 yılına ait vakfiyede ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Vakfiyesine göre zaviye bünyesinde evler, arsalar, kütüphane ve türbeden oluşan bir yapılar bütünü idi. Zaviye Mahmut Dede bahçesi olarak şöhret bulmuş bir bahçe içinde idi. Bu alan El-Hâc Mustafa ibn el-Hâc Süleyman tarafından Mahmûd Dede adına tahsis edilmiştir. İynel Dede ve Mahmut Dede’nin içinde bulunduğu türbe kare planlı ve kubbeli iken zamanla tahrip olmuş ve tamirat sonucu düz damlı bir binaya dönüşmüştür. Mahmûd Dede Zâviye’sinin zâviyedârlığı ve mütevelliliği, Mevlânâ Dergâhı postnişînin duyurusu üzerine Mahmûd Dede'nin sâlih ve mutasavvıf olan evlâdına/soyundan gelenlere berâtla veriliyordu. XIX. Yüzyılda dahi faal bir zaviye olduğu, buraya yapılan mütevelli ve zâviyedâr tâyinlerinden anlaşılmaktadır. (Mahmut Dede Zaviyesi, Dr. Yusuf Küçükdağ, VGM Dergisi, Sayı:XXII, 1991)
Hülasa-ı kelam Mevlâna dergâhı müzesi içinde Muhammed İkbal ve Şair Nef’i gibi şair ve yazarlara ait 1963 yılında konulmuş itibari makam taşları olduğunu biliyoruz. Her ikisi de Mevlevi olan İynel Dede ve Mahmut Dede içinde esas defin yerleri dergâh içi olmadığı halde itibari mezar taşları konulmuştur. Bu durumda mezar taşlarının orijinali İnce Minareli Medrese müzesinde, İkinci olarak kopya mezar taşları türbenin asli yerinde ve üçüncüsü ise mezar taşlarının replikası (birebir aynısı) şeklinde Mevlâna dergâhı müzesinde bulunmaktadır. Orijinal kabir taşını korumak, kaybolmasını ve çalınmasını önlemek için veya saygı ve tazim amaçlı itibari/makam kabri yapılması çok eskilerden beri yaygın bir uygulamadır.
İynel Dede ve Mahmut Dede'nin makam taşlarının onların hatıralarını dergâhta yaşatmak ve ruhlarına Fatiha okunmasını sağlamak açısından faydalı bir adım olduğunu düşünüyorum. İtibarî şahidelerin birbirine daha yakın konumlandırılması ve üzerlerine tanıtıcı dijital barkodlar eklenmesi bilinirliğin artmasına katkı sağlayacaktır.
Naçizane kanaatim, Konya'nın tasavvuf tarihine ışık tutan İynel ve Mahmut Dede Türbesi'nin ihya edilmesi ve bugün müzede muhafaza edilen asli şahidelerin yeniden türbe ile buluşturulmasının önemli bir vefa örneği olacağı yönündedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.