Şule Taşkıran

Şule Taşkıran

Pusula

İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır ve yaşamını sürdürebilmek, ruhsal dengesini koruyabilmek için diğer insanlarla bağ kurmak zorundadır. Bu bağların sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürlü olabilmesinin temel koşulu ise karşılıklı güvendir. Güven; iki insan arasında örülen görünmez bir köprü, toplumları ayakta tutan en sağlam harç ve bireyin iç dünyasındaki en güvenli sığınaktır. Sevginin ilişkiyi başlattığı, saygının onu sürdürdüğü söylenir; ancak o ilişkiye ölümsüzlük kazandıran yegane unsur güvendir. Güven duygusu, anlık bir hevesle ya da süslü sözlerle var olamaz. Tıpkı sabırla işlenen ince bir nakış veya tuğla tuğla yükselen bir bina gibi zamanla inşa edilir. Temelinde tutarlılık, sadakat ve şeffaflık yatar. Bir insanın özü ile sözünün bir olması, zor anlarda sırtınızı yaslayabileceğiniz o omuzu hissetmeniz güvenin somutlaşmış halidir. Maskesiz yaşayabilmek, en zayıf ve kusurlu anlarınızda dahi yargılanmayacağınızı bilmek ancak güven dolu bir iklimde mümkündür.

Ancak güvenin en büyük ikilemi, inşasının yıllar almasına rağmen yıkılışının saniyelerle ölçülmesidir. Verilmeyen sözler, tutulmayan yeminler veya küçük bir hıyanet, o sağlam köprünün bir anda çökmesine neden olur. Kırılan bir güveni onarmak, kırılıp yapıştırılmış bir porselen fincana benzer; eskisi gibi kusursuz görünse de, o çatlaklar derinlerde her zaman varlığını hissettirir. Bu yüzden hayatın en ağır imtihanlarından biri, sarsılan bir inancı yeniden inşa etmeye çalışmaktır.

Başkalarına güvenebilmenin ilk şartı ise kişinin öncelikle kendi özüne güvenmesidir. Kendi kararlarının arkasında durabilen, hatalarıyla yüzleşebilen ve sezgilerine kulak veren insan, dış dünyadaki hayal kırıklıklarıyla daha dirençli bir şekilde başa çıkabilir. Hayatta kaç kez hayal kırıklığına uğrasak da, şüpheye teslim olup güven duygusunu tamamen yitirmek ruhumuzu çoraklaştırır. Kalbi korumanın yolu dünyaya kapkaranlık bir pencereden bakmak değil, doğru insanlarla sağlam mesafeler kurabilmektir. Sonuç olarak güven, insan olmanın en zarif ve en kırılgan sorumluluğudur. Dünyanın en fırtınalı denizlerinde bile insanı ayakta tutan, yaralarını saran ve geleceğe umutla bakmasını sağlayan şey, bir başkasının omzuna tereddütsüz yük bırakabilme cesaretidir.

Hayatın karmaşası içinde kaybolmamak ve insan kalabilmek için ihtiyacımız olan en kıymetli pusula, birbirimize duyduğumuz sarsılmaz inançtır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.