YÖK Başkanlığı Olmadı, Sırada Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü mü Var?

Konya Teknik Üniversitesi’nde rektörlük süreci yaklaşırken kulislerde çeşitli isimlerin konuşulması doğal. Ancak bu isimlerden biri özellikle dikkat çekiyor:

Prof. Dr. H. Haldun Göktaş.

Göktaş, yükseköğretim bürokrasisinin yabancısı değil. Daha önce YÖK Başkan Vekilliği yapmış, YÖK’ün üst yönetim kademelerinde görev almış bir akademisyen. Bir dönem YÖK Başkanlığı için de adı konuşulan isimlerden biriydi.

Şimdi ise Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğü için adının geçtiği ifade ediliyor.

O halde soruyu açıkça soralım:

YÖK Başkanlığı olmadı, sırada Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü mü var?

Bu soru bir kişiyi hedef almak için değil, bir devlet üniversitesinin geleceğinin hangi ölçütlerle belirleneceğini sorgulamak için sorulmalıdır.

Çünkü Konya Teknik Üniversitesi kimsenin kariyer planındaki bir sonraki durak değildir.

YÖK Başkan Vekilliğinden Rektörlüğe

Haldun Göktaş’ın geçmişte YÖK Başkan Vekilliği yapmış olması kuşkusuz önemli bir bürokratik tecrübedir.

Ancak tam da bu nedenle daha fazla soru sorulmalıdır.

Türkiye yükseköğretiminin en üst yönetim kademelerinden birinde bulunmuş bir isim bugün Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğüne talipse, kamuoyu bunun gerekçesini bilmelidir.

Neden Konya Teknik Üniversitesi?

Bu üniversite için yıllardır üzerinde çalışılan özel bir akademik proje mi var?

Konya Teknik Üniversitesi’nin sorunları üzerine hazırlanmış kapsamlı bir çalışma mı var?

Üniversitenin araştırma kapasitesini, uluslararası görünürlüğünü ve bilimsel üretimini artıracak somut bir program mı var?

Yoksa YÖK’teki uzun bürokratik kariyerin ardından rektörlük yeni bir makam seçeneği olarak mı görülüyor?

Bu soruların cevabı önemlidir.

Çünkü rektörlük, başka bir makam gerçekleşmediğinde yönelinecek B planı değildir.

Konya Teknik Üniversitesi Bir Teselli Makamı Değildir

Bunu açık söylemek gerekiyor:

Konya Teknik Üniversitesi genç ve gelişmekte olan bir devlet üniversitesidir.

Önünde ciddi hedefler bulunmaktadır.

Bilimsel üretimini artırmak zorundadır.

Uluslararası görünürlüğünü yükseltmek zorundadır.

Konya sanayisiyle çok daha güçlü araştırma ve teknoloji ilişkileri kurmak zorundadır.

Nitelikli akademisyenleri üniversitede tutmak zorundadır.

Öğrencilerine güçlü bir teknik üniversite kimliği sunmak zorundadır.

Böyle bir üniversitenin rektörlüğü, herhangi bir kişinin kariyerindeki eksik halkayı tamamlayacak makam olarak görülemez.

KTÜN kimsenin teselli makamı değildir.

Peki Göktaş Neye Güveniyor?

Eğer Haldun Göktaş gerçekten Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğüne talipse sorulması gereken en önemli sorulardan biri de şudur:

Göktaş rektörlük yarışında neye güveniyor?

Akademik performansına mı?

Konya Teknik Üniversitesi için hazırladığı projelere mi?

YÖK’te geçirdiği yılların sağladığı bürokratik tecrübeye mi?

Ankara’daki ilişkilere mi?

Siyasi desteğe mi?

Herhangi bir dini, sosyal veya örgütlü çevrenin desteğine mi?

Yoksa yalnızca akademik liyakatine ve ortaya koyacağı üniversite vizyonuna mı?

Burada herhangi bir kişi veya çevrenin desteğinin var olduğunu peşinen iddia etmiyoruz.

Tam tersine soruyoruz.

Çünkü kamu üniversitesinin rektörlüğüne talip olduğu konuşulan bir isim hakkında “arkasında kim var?” sorusunun dolaşması bile yükseköğretim sistemi açısından sağlıklı değildir.

Rektör adayının arkasında aranması gereken esas güç bilimsel birikimi ve akademik liyakati olmalıdır.

Cemaatler, Gruplar, Siyaset: Üniversitenin Kapısının Dışında Kalmalı

Türkiye’nin geçmiş tecrübeleri ortadadır.

Üniversitelerde akademik liyakatin önüne siyasi, bürokratik, dini veya başka örgütlü çevrelerin etkisinin geçmesi üniversite sistemine ağır zarar verir.

Bu nedenle mesele yalnızca Göktaş meselesi değildir.

Kim rektör adayı olursa olsun aynı ilke geçerli olmalıdır:

Rektörlük herhangi bir cemaatin, grubun, siyasi çevrenin veya bürokratik lobinin güç gösterisi alanı haline gelmemelidir.

Bir rektör adayının arkasında hangi çevrenin bulunduğu değil, önünde hangi bilimsel projenin bulunduğu konuşulmalıdır.

Konya Teknik Üniversitesi’nin geleceğini belirleyecek ölçüt de budur.

Eski Unvanlar Bugünün Liyakat Belgesi Değildir

“YÖK Başkan Vekilliği yaptı.”

Doğru.

Ama bu tek başına Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğü için yeterli bir gerekçe olabilir mi?

Elbette hayır.

Hatta geçmişte böylesine önemli bir görevde bulunmuş bir isimden çok daha fazlasını beklemek gerekir.

O halde soralım:

YÖK’te görev yaptığı yıllarda yükseköğretime hangi kalıcı katkıları sundu?

Bilimsel kalite konusunda hangi sonuçların altında imzası var?

Üniversitelerin uluslararasılaşmasına ne kattı?

Genç akademisyenlerin önünü açacak hangi uygulamalara öncülük etti?

Ve en önemlisi:

Bütün bu tecrübenin Konya Teknik Üniversitesi’ne somut katkısı ne olacak?

Eski makamların isimlerini sıralamak kolaydır.

Zor olan, geleceğe ilişkin ölçülebilir hedefler ortaya koymaktır.

YÖK Başkanlığı İçin Adı Geçen Bir İsim Neden KTÜN’ü İstiyor?

Meselenin dikkat çekici taraflarından biri de budur.

Geçmişte YÖK Başkanlığı için adı konuşulan eski bir YÖK Başkan Vekilinin bugün Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğü için gündeme geldiği iddiası doğruysa, bunun akademik gerekçesi açıklanmalıdır.

Çünkü doğal olarak şu soru ortaya çıkmaktadır:

Konya Teknik Üniversitesi yıllardır hedeflenen bir akademik görev miydi, yoksa şartlar değiştikten sonra ortaya çıkan yeni bir kariyer seçeneği mi?

Aradaki fark küçümsenemez.

Birincisinde üniversite için hazırlanmış uzun vadeli bir vizyon vardır.

İkincisinde ise makam arayışı görüntüsü ortaya çıkar.

İşte Göktaş’ın ortadan kaldırması gereken soru işareti budur.

Çıkıp KTÜN İçin Projesini Açıklamalıdır

Eğer adaylık iddiası doğruysa yapılması gereken çok basittir.

Haldun Göktaş çıkıp Konya Teknik Üniversitesi kamuoyuna açıkça anlatmalıdır:

Neden Konya Teknik Üniversitesi?

Üniversiteyi dört yıl sonra nerede görmek istiyor?

İlk 100 günde ne yapacak?

Bilimsel yayın kalitesini nasıl yükseltecek?

Uluslararası projeleri nasıl artıracak?

Konya sanayisiyle üniversite arasındaki ilişkiyi nasıl güçlendirecek?

Akademik kadrolarda liyakati nasıl sağlayacak?

Dekan ve yönetici atamalarında hangi kriterleri uygulayacak?

Genç akademisyenlerin önünü nasıl açacak?

Ve bütün bunları gerçekleştirirken siyasi, bürokratik veya herhangi bir örgütlü çevreden bağımsız bir üniversite yönetimini nasıl güvence altına alacak?

Bunların cevabını vermek rektör adayına yük değil, rektör adayının kamuoyuna karşı sorumluluğudur.

Rektörlük Kariyer Finali Değildir

Türkiye’de artık bir anlayışın değişmesi gerekiyor.

Bürokraside yıllarca görev yaptıktan sonra kariyerin ilerleyen döneminde bir üniversitenin başına geçmek, doğal bir kariyer rotası olarak görülmemelidir.

Üniversiteler bürokratların kariyerlerinin final durağı değildir.

Rektörlük ödül değildir.

Rektörlük teselli makamı değildir.

Rektörlük başka bir makam olmayınca yönelinecek alternatif makam hiç değildir.

Rektörlük binlerce öğrencinin, yüzlerce akademisyenin ve bir üniversitenin geleceğinin emanet edildiği ağır bir sorumluluktur.

Cumhurbaşkanlığı ve YÖK de Bu Soruları Sormalı

Mesele yalnızca üniversite kamuoyunun meselesi değildir.

Atama sürecinde değerlendirme yapacak makamların da adaylara bakarken eski unvanların cazibesinden çok somut akademik performansa bakması gerekir.

Kim kimi tanıyor?

Kimin Ankara’da daha güçlü ilişkileri var?

Kimin arkasında hangi çevre bulunuyor?

Bunların hiçbirisi bir üniversitenin geleceğini belirleyen ölçüt olmamalıdır.

Sorulması gereken şudur:

Bu aday Konya Teknik Üniversitesi’ni gerçekten daha iyi bir üniversite yapabilir mi?

Cevap bilimsel verilerle, geçmiş performansla ve somut projelerle “evet” ise mesele yoktur.

Ama cevap eski makamlar, ilişkiler veya destek hesapları üzerinden aranıyorsa orada durmak gerekir.

Son Söz: KTÜN Kimsenin B Planı Değildir

Haldun Göktaş’ın rektör adaylığı hakkındaki bilgiler doğruysa kendisinin de bu soruların sorulmasından rahatsız olmaması gerekir.

Çünkü geçmişte YÖK Başkan Vekilliği yapmış ve YÖK Başkanlığı için adı konuşulmuş bir ismin bugün Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğü için gündeme gelmesi doğal olarak dikkat çeker.

Dolayısıyla sorularımızı tekrar soralım:

YÖK Başkanlığı olmadı, sırada Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü mü var?

Neden Konya Teknik Üniversitesi?

KTÜN için ortaya konulan somut proje nedir?

Göktaş bu rektörlük yarışında neye ve kime güveniyor?

Akademik liyakatine mi, bürokratik ilişkilerine mi, yoksa başka çevrelerin desteğine mi?

Bu soruların cevabını söylentiler değil, rektörlüğe talip olanların kendileri vermelidir.

Çünkü Konya Teknik Üniversitesi’nin ihtiyacı arkasında güçlü isimler, gruplar veya çevreler bulunan bir rektör değildir.

Konya Teknik Üniversitesi’nin ihtiyacı arkasında bilimsel başarıları, önünde güçlü projeleri bulunan bir rektördür.

Ve rektörlük için kimlerin adı geçerse geçsin değişmemesi gereken ölçü budur:

KTÜN kimsenin B planı değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.