İsmail Detseli

İsmail Detseli

Şems Camii ve Gençlik Merkezi

Mahallemiz Osmangazi’de Meram Müftülüğü’ne bağlı Şems Camii diye bir cami var. Caminin kuzey doğuya bakan duvarında göreni dikkat çeken ışıklı bir yazı şöyle: Meram Müftülüğü Şems Cami Gençlik Merkezi.

Ben bu mahalleye geleli 36 yıl oldu, devamlı yıllardır ibadet için gitmeye çalıştığım cami Şems Camii idi… Evimle arası oldukça yakın, başka camiler de var bize yakın olan… Onlara da giderim, ama mahalleye ilk geldiğimde sanki bana ilk göz ağrısı olan bu ibadethane bana biraz daha cazip ve çekici geliyor. Yakın camilerin cemaatleri de birbirini tanır.

Lalebahçe’den taşınalı bu camiye belki 5-6 imam değişti, belki daha fazla olabilir. İlk olarak caminin yapımında çok emeği olduğunu eskilerden duyduğum ve tanıma, görüşme fırsatım olan imam değerli insan merhum Abdurrahman Tekin amcamız ve mahalleden birçok gönüllü büyüklerimiz idi. Benim bildiğim, daha sonra gelen imamların bazıları merhum oldu bazıları tayin oldu bazıları da emekli oldular. Vefat edenlere Allah rahmet eylesin yaşayanlara sağlıklı ömürler versin rabbim.

Adı geçen mabedimiz 1986’lı yıllarda inşa edilmiş olduğunu tahmin ediyorum, o zamanın yapı usulü ile tabandan 3-4 metre kadar yüksek duvarlar. Yapı malzemesi olan yazır taşı ile yapılıp beton üzeri tuğla ile örülmüş iç dizayndan sonra ibadete açılmış. Taban kısmı ise artık inşaat malzemeleri, mahallede vefat edenler için lüzumlu olan leğen, kazan teneşir tahtası ve cenaze taşıma tabutu konulmuş bir köşesinde ufak bir kız kuran kursu, bir yanında ufak iki gözden oluşan cami müştemilatı ve imamevi hurdalık gibi mezbelelik görünümlü bir halde idi. Ben gelip cami ile tanıştığım yıllarda, bunu kınamak için yazmadım yanlış anlaşılmasın zaten daha yeni yerleşimi olan Selver Mahallesi’nin devamı bir yerleşim yeri, her taraf boş ekin tarlaları doluydu.

Hani bir söz vardır ya “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diye. Gerçekten de öyle 6. yılı dolan bir süredir bu camimize Mustafa Şeker isimli Almanya’da eğitim almış bir bilge hoca tayin edildi. İşte ayinesi iş olan bu kardeşimiz camimizin altındaki durumdan ve mahalledeki bazı gençliğin biraz bozuk takım olduğunu hatta caminin altındaki kazan ve leğenlerin çalınma girişimi olduğunu dinledikten sonra kollarını dirseklere kadar değil taa omuzlarına kadar sıvayıp mahalleliyi ve müftülüğü, hatta şehrin idarecilerini Valiliği ve Meram Belediyesi’ni de gezerek Şems Camii Koruma ve Yaşatma Derneği’ni cemaatten gönüllü Başkan Mustafa Kuyucu ve cefakar sağlam karakterli çalışma azmi olan kardeşlerimiz ile el ele verip işe koyuldu. Cami cemaati ekseriyetle emeklilerdendir. Bu masraflarının nasıl karşılanacağını bile aldırış etmeden çalışmalara hız verdi. Önce caminin zeminden yükselen taş duvarlarını içten ve dıştan demir ve çimentolarla güçlendirmek için günlerce kepçe ve kamyonlar işçilerle çalıştı. Mahalle Muhtarlığı Meram Belediyesi ve mahalle sakinlerinden azda olsa eli vergili esnaf iş adamları, bu hayırlı çalışmayı gören duyan aslında cami cemaati mahalle sakini bile olmayan hayırsever gönlü güzel katkıları ile caminin tabanı güzelleşti. İş artık caminin namaz kılınan mekânın iç görünüşünün güzelleşmesine gelmişti. Halılar sipariş edildi, duvarlarda öyle güzel bir çalışma ile sıvalar yenilendi. Usta eller ile hat yazıları yazıldı, iki bölümlü cemaat yerini ayıran camlı bölüme ilk atamız Âdem peygamberden başlayıp bütün peygamber isimleri yazılarak güzelleşen camiye giren cemaate huzur veriyor, “Gel Müslüman bu Allah’ın evine” diyordu. Bir sessiz mekân sanki ses vererek huşuya çağırıyordu.

İş bu kadar mı? Hayır. Durmak yoktu hocaya cemaate. Caminin geniş bahçesi ele alındı. Eski pejmürde iki kabinli tuvalet yıkılarak modern birçok kabinli bayanlara ayrı erkelere ayrı göz alıcı abdestlik yerleri ve tuvaletlere çok yüksek olmayan bilhassa yaşlılara giriş kolaylığı olan yerler dizayn edildi. Cami bahçesi çimlendirildi içeriye bir çeşme konuldu. Belediye banklar koydu.

Camiye çıkış merdivenleri çok dik idi. Çıkış kodu düşürülüp iki aşamalı çıkış kolaylaştırılırken ayrıca yaşlı ve engelliler için birde asansör yapıldı. Şimdi Almanya’dan çocukların oynaması için oyun makineleri ülkemizde çekilmiş eğitici filimler için makine getirtmiş çocuklar keyifle sıkılmadan merkezde oynuyorlar. Ayrıca cami avlusundan açık olan merkeze bitişik bir yerin üzerini kapatmak için cemaatten ve hayırseverlerden yardım bekliyoruz.

Tabi bunların yapılabilmesi için gerekli yerlerden izinler alınarak Şems Camii Koruma ve Yaşatma Derneği kurularak, azimli ve dinamik çalışkan komşulardan dernek başkanı ve yönetim oluşturulup canla başla çalışmaları sürdürüldü. Meccanen çalışan kardeşlerimizin, hepsinden Allah razı olsun. İşler bu kadarla bitti mi? Hayır.

Mahallemizde geçmişte bazı kötü alışkanlıklara bulaşan gençler, mütedeyyin ailelerin yaşadığı mahalle sakinlerini üzüyor, utandırıyordu. İşte bunları dinleyen hoca Mustafa Bey caminin güçlendirip düzenlediği altını bölümlere ayırarak mahalle hatta kenar mahalle çocukları için kızlara ayrı erkek çocuklara ayrı olmak üzere oyun makineleri bilgisayarlarla donatıp mahallede okula giden gitmeyen hepsini küçükler aileleri ile bu dayalı döşeli mekânda topladı. Kızlar ve kadınlar için gönüllü bayan hocalar erkek çocuklar için bay hocalarla anlaşıp belirli günlerde dersler vermeye başladılar. Tabi çocukları burada tutmak için gerek cemaatten ve gerekse dışardan hayırseverlerin bağışları ile hocamız ve dernek çalışanları merkezde çocukları daha fazla tutabilmek için yeni yeni oyuncaklar almak için çaba içerisindeler. Ayrıca merkeze gelen yavrulara pasta bisküvi ve meşrubatlar ikramı ile gönülleri fethediyorlar. Peki bu gençlik merkezi neydi, burada ne gibi işler yapılıyordu. Mahallemiz insanları çoğu kırsal köylerden gelme temiz kalpli kötülük bilmeyen mütevazi insanlardı. Bunlara ben de dahilim.

Camide gençlik merkezi neydi neler yapacaktı? Diyorduk ki, Hocamız Mustafa Şeker bir Cuma namazı sonrası cemaatten dostlara durumu şöyle açıklıyordu. Değerli kardeşlerim günümüzde yüzlerce belki binlerce Hristiyan misyonerler Yahudi MOSSAD ajanları ülke ülke, şehir şehir, hatta semt semt kahvehane batakhane ve günümüz gençlerinin vakit öldürdüğü yerlerde gezerek bizim sahip çıkamadığımız o yavrularımızı süslü sözlerle çeşitli vaatlerle, hatta haftada 100 dolar para vererek dinimizden koparıp İslam’a düşman olarak yetiştiriyorlar. İşte bizler bu gibi merkezler açarak bu genç yavrularımızı buralarda toplayıp genç nesle sahip çıkarak onların kirli oyunlarını bozacağız. Bu işler belki bizlere biraz maddi kayıplara mal olacak ama Allah katında hem sevap işleyelim hem de topluma faydalı bireyler yetiştirmeye gayret edelim.

İşte haberlerde okuyoruz son günlerde bazı şehirlerimizde cereyan eden çocukların sebep olduğu olaylar bu kötü gidişin bir işaretidir. Bizim aile büyükleri olarak evlatlarımıza yavrularımıza, nelerle uğraşırlarsa uğraşsınlar demeyip kimlerle vakit geçirdiğini kimlerin arkadaşı olduklarını onları kırmadan takip etmeli, uyarmalıyız. Normal yetişen bir çocuk okul öğretmenini ve sınıf arkadaşlarını kurşunlayıp katletmez.

Sözün özü, milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi; “Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen sahip olursan (biz sahip olursak) bu vatan batmayacaktır.”

Yazıyı görüp okuyan beyler hanımlar

Gençlik merkezi nasıl merak edenler

Çorbaya biz de tuz koyalım diyenler

Bir vakitlerini ayırıp bu semte gelip

Bu güzellikleri yerinde görsünler.

Selam ve dualarımızla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.