İsmail Detseli

İsmail Detseli

Miracımız mübarek olsun

Rabbinden gel diye bir davet almış

Melek Cebrail’in elini tutmuş

Cennetten bir Burak biniti olmuş

Arşın Yükseğine çıkmış Muhammed.

15 Ocak 2026 Perşembe’yi cumaya gece mübarek Miraç Kandilidir.

İsrâ ve Miraç olayı Yüce Allah'ın sevgili peygamberine bir mükâfatı ve ilahi bir mucizesidir. Resulullah (s.a.v.) Mekke'de insanlara hakkı tebliğ etmesinden dolayı müşrikler tarafından çeşitli eziyetlere maruz bırakılmış, Ebu Tâlib Vadisi'nde ablukaya alınmış, üç yıl süren bu abluka süresince açlık ve mahrumiyet içinde kalmış. Bütün bunların ardından en büyük destekçisi olan amcası Ebu Tâlib'i, kısa süre sonra da çok değerli hanımı Hz. Hatice validemizi kaybetmiş ve birbiri ardından gelen bu olaylarla çok üzülmüştü. İşte bütün bu sıkıntılardan sonra dost dostunu mükâfatlandırdı ve onu kendi katına yükseltti. Onu kendisine yaklaştırdı. Üzerine, çektiği bütün sıkıntıları, içine düştüğü üzüntüleri, zorlukları ve yorgunlukları, hatta kendisine vahiyle bildirilenleri tebliğ ederken, davetini yayarken karşılaşabileceği zorlukları unutturacak hoşnutluk libasları giydirdi.

Miraç olayı peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) Kur'an-ı Kerim'den sonra en büyük mucizesidir. Miraç aynı zamanda Yüce Allah'ın sevgili peygamberine özel bir lütuf ve ihsanıdır. Resulullah (A.S.)'ın böyle bir lütufa mazhar olması, onun yüce Allah (c.c) katında ne kadar büyük bir dereceye sahip olduğunu göstermektedir. Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'in isra suresinde bu olaydan şu şekilde söz ediyor.

“Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermemiz için bir gece Mescidi Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.” Yine Yüce Rabbimiz, Necm suresinde şöyle buyuruyor: “Şimdi siz onun miraçta gördükleri üzerinde kendisiyle tartışıyor musunuz? Andolsun ki, o onu bir başka sefer daha inişte gördü. Sidretu'l-Munteha'nın yanında. Barınma (Me'va) cenneti onun yanındadır. O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu. Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da. Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.”

(Necm, suresi 12-18) Müfessirlerin bildirdiğine göre bu ayetlerde sözü edilen olay da Miraç olayıdır. Bütün her şeyi maddi âlemin kanunlarına göre izah etmeye kalkışan ve yüce yaratıcının her şeyin üstündeki ilâhi gücünü kabul etmekte zorlanan bazı kimseler, Miraç olayını kavramakta da güçlük çekebilirler. Ama iman ferasetiyle ve hakka teslimiyetin kazandırdığı geniş görüşlülükle düşünebilenler için bu büyük mucizeyi kabul etmek zor değildir.

Allahu Zülcelal Kur’an’da isra ve miraç olayıyla ilgili ayet-i kerimesinde Mescid-i Aksa’dan: "Çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa" diye söz ederek bu mescidin rabbimiz katındaki fazilet ve kutsiyetine işaret etmektedir. Bu ifade aynı zamanda onun etrafındaki toprakların kutsallığını göstermektedir. Evet, Müslümanların ilk kıblesi ve haram mescitlerin üçüncüsü olan Mescid-i Aksa'yı bağrında barındıran bu topraklar Allah tarafından mübarek kılınmıştır.

Çünkü bu kutsal topraklar peygamberlerin yurtlarıdır. Buralarda onlara vahiy inmiştir. Hepsinden de önemlisi bu topraklar peygamberimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) özel isrâ ve miraç mucizesine şahit olmuştur. Ne yazık ki bu topraklar bugün hâlâ siyonizmin işgali altındadır. Esaret altındaki kutsal Mescid-i Aksa, siyonist işgalciler tarafından sürekli rahatsız edilmekten, sürekli işkenceye maruz bırakılmaktan dolayı ağlıyor.

Mescid-i Aksa, etrafında suçsuz günahsız çocukların kollarının kırıldığına, masum ailelerin evlerinin yıkıldığına, Yüce Allah'ın insanlık için seçmiş olduğu yüce İslâm dinine mensup olanların ibadetlerini gönül rahatlığı içinde yerine getiremediklerine şahit olmak zorunda kalmasına ağlıyor. Mescidi Aksa, birtakım kimselerin Filistin halkı adına ortaya çıkarak kendisine karşı Siyonist işgalcilerle işbirliği yapmasına, dünya Müslümanlarının da bütün bu oyunları seyretmesine, hiç bir duyarlılık göstermemesine ağlıyor.

İsrâ ve mirac olayının yıldönümü olan Mübarek miraç gecesini ihyâ ederken Mescidi Aksâ'nın sesine de kulak verelim. Gazze mazlumlarının duacısı olalım. Bu mübarek gecede o mübarek mabedin ızdırabını da analım. Bu Mübarek gecede, o kutsal mabedi altını oyarak yıkmaya çalışan zalimlere karşı savunan, onu yıkarak yerine Süleymân heykeli dikmeye uğraşan Yahudi fanatiklerin karşısında her türlü fedakârlığı göze alarak mücadele ederek ölümü bile göze alan insanların seslerine de kulak verelim. Onlar için bol bol dua edelim. İsrâ ve Mirac gecesinde, isrâ ve mirac topraklarının mazlum, mağdur insanlarını da düşünelim. Bu mübarek Mirac gecesi o insanların davalarına tam bir ciddiyet ve samimiyetle sahip çıkmanın başlangıç gecesi olsun diyerek sözü noktalayalım. Bütün İslam aleminin Mirac kandili mübarek olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.