Şule Taşkıran
O Kuyu Hangisi ?
Kendi Kuyunu Kazmak mı, Kaynağı Bulmak mı?
Hayat, bazen uçsuz bucaksız bir çölde yol almak gibidir. Susarsınız, yorulursunuz, hatta bazen serapların peşinde koşarken kendi izinizi kaybedersiniz.
Bir zamanlar, bu çölün ortasında yaşayan, her gün aynı noktada durup elindeki eski kürekle toprağı kazan bir adam varmış. Adam, "Burada su var, bulmalıyım," diyormuş. Bir metre kazıyor, su çıkmayınca hayal kırıklığıyla vazgeçip beş metre öteye gidiyor, orada tekrar kazmaya başlıyormuş. Yıllarını onlarca sığ çukur kazarak geçirmiş, ama her seferinde aynı hüsranla karşılaşmış.
Bir gün, yoldan geçen bir ihtiyar adam durmuş ve onu izlemiş. Sonunda dayanamayıp sormuş: "Evlat, neden tek bir noktada derinleşmek yerine, her yerde yüzeyle uğraşıyorsun? Su derindedir, ama sen hep sığda kalıyorsun."
Adam başını kaldırıp yorgun gözlerle bakmış: "Çok denedim, ama su çıkmıyor."
İhtiyar, adamın küreğini alıp onun başladığı ilk çukurun içine girmiş. "Burayı sen açtın, değil mi?" demiş. "Şimdi, pes ettiğin o noktadan biraz daha devam et. Belki de su, tam da vazgeçmek üzere olduğun o santimlerin altındadır."
Adam, ihtiyar gidince isteksizce ilk çukuruna geri dönmüş ve kazmaya devam etmiş. Bir metre, iki metre, üç metre derken... Aniden toprak nemlenmiş ve berrak, serin bir su kaynağı yüzeye fışkırmış. Adam yıllardır aradığı hayatı, aslında çoktan kazdığı ama sabır gösterip derinleşmediği o ilk çukurun dibinde bulmuş.
Bu hikâye, aslında modern insanın en büyük "başarısızlık" döngüsünü anlatır. Pek çoğumuz, hayatımızda (kariyerimizde, ilişkilerimizde veya kendi iç dünyamızda) bir zorlukla karşılaştığımızda, o noktada "derinleşmek" yerine kaçmayı tercih ederiz. Bunun temelinde ne yatar peki sizce ?
Eğer bir noktada derinleşirsek ve yine de "su" (başarı, huzur, mutluluk) çıkmazsa, bunun kendi yetersizliğimizden kaynaklandığıyla yüzleşmekten korkarız. Oysa yüzeyde kalırsak, bahanemiz hazırdır: "Zaten denedim, olmadı. Yada “Çabuk sonuç alamadığımızda, beynimizdeki ödül mekanizması söner. Bu yüzden bir işi sonuna kadar götürmek yerine, yeni bir hedefe odaklanmak daha kolay gelir. gelişim dediğimiz şey, bir gün aniden "aydınlanmak" değildir. Kişisel gelişim, o küreği elinize alıp, o sığ çukurlardan birini seçip, vazgeçme dürtünüze rağmen bir santim daha derine inme cesaretidir.
Belki de şu an hayatınızda su çıkmayan çok fazla çukurunuz var. Belki de sorun, yeni bir yer kazmanız değil; eskiden pes ettiğiniz o noktaya geri dönüp, sabırla "bir santim daha" demenizdir.
Unutmayın; su, toprağın en derininde, sabrın bittiği yerin biraz daha ötesinde sizi bekliyor. Bugün, vazgeçtiğiniz o "ilk çukura" geri dönmeye ne dersiniz? Peki, şu an hayatınızda "tam burada pes ettim" dediğiniz, aslında biraz daha sabır göstermeniz gereken o "kuyunuz" hangisi?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.