Şükran Korkmaz

Şükran Korkmaz

Hayat hep yeniden başlar

Bittiğini zannettiğimiz “şeyler” yeni bir başlangıcın startıdır aslında. Başladığını sandığımız bir şey de bir bitişin habercisi olabilir.

Bu, paradoksal bir düşünce ya da teyide muhtaç gibi düşünülebilir, amma ve lâkin büyük resmi görebilirsek, zihnimize şöyle bir başlık atabiliriz.”Her Şey Bitmek İçin Başlar.” Bitirmek içinse başlamak esastır.

Öyle ya! Bir okulu bitirmek için başlamak elzemdir.

Nihayetinde okullar da biter yollar da… Şarkılar, yemekler, şiirler, aşklar da… Kitaplar, sözler ve ömür(!) de biter…

İşte bu bitişler bizi bir sonraki başlama noktasına götürür. Ölüm bile bitiremez ömrü, başka bir âleme geçiş için vesiledir sadece. Bâkî olan; sonsuz yaratma gücüne sahip, sonlanmayan, Evvel ve Ahir olan, sevgilisi Muhammed Mustafa (S.a.v) için âlemleri yaratan, âlemlerin Rabbi Allahutaaladır.

Bunların farkında olan ve tekâmül etmiş bir insan nasıl yaşar?… Bilgisi, feraseti ve aklı gelişmiş bir kişi, hiçbir zaman telaş etmez her zaman sakin-sabırlı, asude ve mutludur. Enerjisini boşa sarf etmez. Endişe, üzüntü onun için bahse mevzuu değildir.

Hayatı, hayatın kendisi gibi yaşamak gerektiğini bilir.

Önünde akıp giden zaman şeridindeki tüm malzemeleri yani üzüntüleri, sevinçleri, anıları, hayalleri, umutları, hırsları ihtirasları ve sâire… adeta o hayat bandında çalışan bir işçi gibi statik ve/veya dinamik, her ne varsa bandında zamanında alır, tercihini yapar ve zamanında yerine koyar.

Akılla ve gönülle yapılan tercihlerden ibarettir hayat. Hem bir düzen, hem bir düzensizlik içinde akar gider. Nasıl bir yol alacağına, kişi kendisi karar verir. Nitekim, insan bir kaosun içinde yaşar.

Hele ki konu Postmodernizmin tüm özelliklerini taşıyan “metropol insanı” ise, bu konu çok su götürür.

Bu kaosun içinde öz değer, öz saygı, bilinç ve değerlerine, inançlarına sahip çıkarak, geleneklerine bağlı,

vicdan-merhamet terazisini doğru kullanan kişi, bu düzensizlik içinde bir düzen kurmuş olur. Zira, hayatı bedbaht olur.

Doğum ve ölüm arasındaki “hayat” dediğimiz bu yolculuk, bilindiği üzere pek çetin ve çetrefillidir.

Her yolculuğa çıkarken bir hazırlık yapmak gerektiği gibi, hayat yolculuğuna da hazırlık yapmak yolun, yolcunun ve yolculuğun sıhhati açısından gereklidir.

Yolu güzelleştiren özne yolcudur. Yani insan. Fakat bunun farkına varabilmesi için, insanın -yüreğinin insan olması- gerekir. İnsanın umrunda olmalı, bir gün sonsuz bir yolculuğa çıkacağının…!!

Sevebilmeyi bilmeli, sevmesi gereken şeyleri ağırlığınca. Korkmalı korkması gerekenlerden.

Ezcümle, bu biteviye yolculukta, bunları yapabilmesi için insaniçinci olmalı insan diyelim ve son bulsun bu yazı da…yeniden başlamak için.

Vesselâm. . .

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.