YANKI FANUSUNDAN KAÇIŞ - Sosyal medya da kutuplaşma-

2019 yılında Yeni Zelanda da ki Nur camisine otomatik silahlarla saldırı düzenleyen Brenton Tarrant Camide namaz kılan 51 kişiyi öldürmüş ve bu anları başına taktığı kamera ile canlı yayından paylaşmıştı. Uzmanlar bu kişiyi bu derecede nefrete ve şiddete iten sebepleri incelediklerinde en önemli sebeplerden birisinin de bahsi geçen katilin kendisini sosyal medyada yankı fanusuna hapsetmesi olarak gördüler. Peki nedir bu yankı fanusu?

a34456f0-d74e-4eac-8f68-210bd291c4f4.jpg

2002 yılında Amerikalı hukuk bilmicisi Cass Sunstein’in Rebublic.Com isimli kitabında bahsettiği Yankı fanusu kavramı ; (echo chamber), bir kişinin ya da grubun sadece kendi görüşlerini destekleyen bilgi ve insanlarla çevrili kalması, karşıt fikirleri ise görmemesi ya da reddetmesi durumudur. Özellikle sosyal medya da kişilerin sürekli kendi gibi düşünen kişiler ile etkileşim kurduğu, Sürekli kendi düşüncelerinin yankılarını duyduğu ve farklı görüşlerden habersiz yaşadığı durumu ifade ediyor. Yukarıda bahsettiğim örnekte de katil Brenton Tarrant kendisi gibi düşünen aşırı uç insanlarla kendisine bir yankı fanusu oluşturmuş, farklı görüşleri duyamaz hale gelmiştir. Ve gün gelmiş bu yankı fanusundan elinde 2 otomatik silahla çıkarak 51 kişiyi katletmiştir. Vermiş olduğum örnek her ne kadar uç bir örnek gibi gelse de benzerine yakın farklı örnekleri de görmek için The Great Hack isimli belgeseli izleyebilirsiniz.

Kutuplaşmanın sebebi algoritmalar

Sosyal medya içerikleri üretip paylaşırken ilginç bir durum farkettim. Olumlu, güzel ve yapıcı içerikler çok az ilgi çekerken, olumsuz, eleştirel ve başkalarının yanlışlarını konuştuğum içerikler sosyal medya algoritması tarafından sıradışı biçimde öne çıkarılıp çok izlenmeler elde etti. Genelde çok izlenip, paylaşılan ve yorum yapılan videoların hep yargılayıcı, eleştirici ve kutuplaştırıcı videolar olduğuna şahit oldum. İster televizyon ister telefon ekranı olsun sistemi kuranların en büyük amacı kullanıcılarının ekrana daha uzun süre bakmasını sağlamak. Ve kullanıcılar olumsuz şeyleri çok daha uzun süre izliyorlar. Faydalı olmaya değil takipçi , beğeni ve izlenmeye odaklanan bir çok bireyseL sosyal medya üreticisi ve ana akım medya kanalları da olumsuz içerikler ilgi çektiği için sürekli olumsuz içerikler üretmekte ve ortaya kısır bir döngü çıkmaktadır. Ve sonuç olarak toplum daha da kutuplaşmakta , birbirinden uzaklaşmakta, düşünen değil taraf tutan bireyler gittikçe çoğalmaktadır.

Doğrulam yanlılığı; Gerek sosyal medya da gerek se gündelik hayatta insanların büyük çoğunluğu neden kendileri gibi düşünen insanlarla beraber hareket etmek ister hiç düşündünüz mü? Işte bunun sebebine “ Doğrulam yanlılığı” diyoruz. Yani; kişinin önceden var olan inançları, görüşleri veya değerleriyle uyumlu bilgi veya verileri tercih etme yönündeki psikolojik bir eğilimi. Insan zihni doğası gereği kendisini rahatsız edecek durumlardan uzak dururken, kendisini rahat ve konforda hissettirecek durumları tercih ederler. İnancının doğruladığı şeyleri izlemek, okumak ve dinlemek kişilere dopamin salgılatıp mutlu ediyor. Bundan dolayı da insanlar farklı görüşlerden uzak durup, aynı görüşlerin içinde vakit harcarlar. Fakat sorun şu ki bu durum insanı rahatlatırken düşünceyi felç edebiliyor. Akademik bir araştırma da bu söylediklerimizi doğrular niteliktedir. Araştırmaya göre birbirinden bağımsız 770 kişiyle yapılan ankette katılımcıların büyük çoğunluğu karşıt görüşteki hesapları takip etmediğini ve etkileşimde bulunmadığını ifade etmiştir.

Yankı fanusuna hapsolmuş kişiyi seçim çalışması yapan başkan adayına benzetirim. seçim çalışmaları yapan adayın etrafına istemsizce bir yankı fanusu oluşturulur. gittiği her yer , konuştuğu herkes kendisini destekler niteliktedir. Aykırı görüşleri ve kişileri dinlemeye, onları gözlemlemeye cesaret edemediği için durumların hep kendi lehine olduğunu zanneder ve durum böyle ise kendi kazanacağını zanneder, seçim sonuçları açıklanınca hayatındaki en büyük hayal kırıklığını ve şaşkınlığını yaşamış olur. Yankı fanusuna hapsolmuş sosyal medya kullanıcıları da böyledir. Herkesin kendisi gibi düşündüğünü zanneder, oysa dışarıda bir çok herkes olduğunun farkında değildir.

Yankı fanusuna diğer bir örnek da . Farklı televizyon kanallarının haberlerini izleyen kişiler örneğidir. sürekli hükümet yanlısı bir kanalın haber bültenini izleyen bir birey, ülkede her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünerek yaşayacak aksini iddia edenlerin görüşlerine ise kulak vermeyecek ,onları suçlamaya devam edecektir. Aynı şekilde sürekli muhalif haber kanallarını izleyen bir bireyde ülkenin her şeyinin git gide kötüye gittiğini, ülkede iyiye giden tek bir şeyin dahi olmadığına ikna olacak, olumlu şeyler söyleyen kişilere de kendini kapatacaktır. Her iki uçtaki kişilerin görüşleri sağlam ve keskin olmasına rağmen neredeyse bir birini ikna eden bireyler yok denecek kadar azdır.

Yankı Fanusundan kaçış; Kişi Yankı fanusunun büyüsüne kapılıp gerçeklerden uzaklaşmamak için kendisini rahatsız edecek şeyleri de izlemeli okumalı ve incelemelidir. Sadece kendi düşüncesine yakın hesapları değil farklı hesapları takip etmeli, farklı kaynakları incelemelidir.

Algoritmaların hepimizi küçük küçük yankı fanuslarına kapattığı bir dünya da yaşıyoruz. Diğer fanusun içindekilerden haberi olmayan, onların sesini duymayan gruplar haline getirildik. Sadece kendisi gibi düşünen kişilerin sesini duyup onlara kulak verdiği için gerçek hayattan kopartılmış bireyler haline dönüşüyoruz. Fakat bizler bu cam fanusu kırabilecek güçteyiz. Fanusu kırıp dış dünyanın başka gerçekleriyle yüzleşmek zorundayız. Gerçeklerle yüzleşmeyi göze alabilenler ancak hakikate ulaşabilecek kimselerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum