Kamil Erdoğan
Ramazan Ayinda Dijital Detoks
On bir ayın sultanı Ramazan… Oruçla birlikte sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da arındırdığımız; sofraların bereketle, kalplerin merhametle dolduğu özel bir zaman dilimi. Ancak çağımızın en büyük dikkat dağıtıcısı olan dijital dünya, bu manevi atmosferi yeterince hissedebilmemizin önünde görünmez bir engel oluşturabiliyor. İşte tam da bu noktada “dijital detoks”, Ramazan’ın ruhuna yakışan güçlü bir niyet haline geliyor.

Oruç deyince sadece midemize tutturduğumuz orucu anlamak orucun anlamının dışına çıkmak olabilir. İnsan bir çok organıyla oruç tutabilir. Gözünü faydasız ve zararlı bakışlardan koruyan bir kişi; göz orucu, kulağını faydasız ve zararlı sözlerden koruyan bir kişi ;kulak orucu dilini faydasız ve zararlı sözlerden koruyan bir kişi dil orucu tutmuş olur. Aynı şekilde zihin orucu, ayak orucu ve el orucuda bu şekildedir. Aslında ramazan ayı bütün organları terbiye ettiğimiz manevi bir disiplin ayıdır. İşte tam bu noktada belkide oruçlarımıza en büyük zararı veren dijital mecralardan bahsetmek gerekiyor. Belkide oruçlu kimsenin yaptığında şeytanı en çok sevindirecek eylemlerinden birisi orucunu sosyal medyaya tutturması olabilir. Ekranlar günah paketi şeklinde bize sürekli içerikler sunmaya devam ediyor. Maruz kaldığımız ekranlar hem dilimizi ve zihnimizi, hem gözümüzü ve kulağımızı haramlara ve boş işlere bulaştırarak orucumuzun içini boşaltabiliyor. Çöp tepeciklerinden faydalı bir kaç bir şey bulabilirmiyim diye dolaşırken sayısız hastalık ve virüs ve pislik kapan insan misali işe yarar bir kaç birşey görebilirmiyiz diye sosyal medyanın dehlizlerinde gezerken üzerimize sayısız virüs bulaştırabiliyoruz. Genel olarak sosyal medya dediğimiz mecra papağan gibi sürekli aynı içeriklerin ve aynı akımların, aynı müzik ve seslerin yüzbinlerce kişi tarafından paylaşıldığı tahammül edilemez bir mecra olma yolunda ilerliyor. Hakeza herkesin kendi reklamını yapıp üstünlük yarışına girdiği, sürekli olarak horoz dövüşü yaptırıp insaları ayrıştırarak yol alınan bir mecra olma özelliğini koruyor. Hak ve hakikatın, insana katkı sağlayan içeriklerin geri planda olduğu bir mecra insana katkı sağlamaktan çok uzaktır.Dolayısıyla Mübarek ramazan ayında ve diğer zamanlarda hem insanı günaha sokan, hemde psikoloijik olarak olumsuzluğa iten ekran ilişkisinden uzak durmak gerekiyor.
Dijital detoks; Özellikle ramazan ayında teknoloji ile aramıza mesafe koyarak hem tv programlarına hemde telefon ekranlarımızıla aramıza ciddi anlamda sınır ve süre koymak mecburiyetindeyiz. Yapabiliyorsak belki de sosyal medyaya tamamen ara vermek bunu yapamıyorsak, günde belli bir limit koyup o limiti aşmamak gerekiyor. Limitli kullanıcı olmaya başlayınca aslında insan saatler geçirdiği mecraların ne kadar faydasız, anlamsız ve gereksiz olduğunu anlıyor.
Ekransız sahur ,ekransız iftar; Özellikle ailemizle kaynaşma vakti olan sahur ve iftar vakitlerinde telefonu kenara bırakarak sofraları uhuvvet ve muhabbetle bezemek gerekiyor.
Ne izlemeli; Ramazan ayı gelse bile aile canavarı olan gündüz kuşağı programları, psikolojiyi mahveden ana haber bültenleri, tüketimi teşvik eden reklamlar son sürat devam ediyor. Dolayısıyla bunlardan uzak durmak kişinin akıl ve ruh sağlığı için elzemdir.
Neler izlenmeli; Her ne kadar dijital mecraların geneli zararlı da olsa istifa edebilecek içeriklere de ulaşmak mümkün. Özellikle Ramazan ayında hem manevi olarak kendini geliştirmek hem de oruç tutmayı kolaylaştıracak bazı dizileri tavsiye ederek yazımıza son vermiş olalım
1- hz.ömer dizisi; Suriyeli ve Filistinli yönetmen ve senaristlerin kaleme aldığı ve 30 bölümden oluşan Ömer dizisi muhteşem Bir görsel şölen sunmanın yanı sıra asrı Saadet iklimini günümüze taşıyor. Bir çok sahabeyi ve Peygamberimizin örnek yaşantısı anlatılmış oluyor
2-yunus Emre Aşkın yolculuğu; yunus emrenin dervişlik yolculuğunu anlatan dizi manevi hastalıklara reçete sunuyor. İki sezondan oluşan dizi duygusal bir yolculuğa çıkarıyor
3- vefa sultan ;İnsanın kendi nefsiyle verdiği büyük savaşı sarsıcı bir dille işleyen dizi, merhamet ve adalet arasındaki ince çizgide etkileyici bir manevi serüven sunuyor.
4- hay Sultan;Hz. Geylani'nin, Geylan'dan Bağdat'a uzanan yolculuğunun, Bağdat'ta yaşadıkları olayların ve 25 yıllık inzivasının hikâyesi.
5-Anadolu’da İslamiyet’in filizlenmesinde büyük emeği olan Hacı Bayram-ı Veli’nin “bildim, buldum, oldum” düsturunu işleyip ve onun tasavvuf dünyasını ekranlara taşıyor
6-Gözleri ilahi aşkın yaşlarıyla dolu bir kulun hikayesi, Aziz Mahmud Hüdayi.
7-hz.meryem dizisi; 11 bölümden oluşan dizi eskimeyen klâsikler sınıfında yer alıyor. Özellikle Yahudilerle yapılan mücadeleyi günümüz açısından okumak için izlenmesi gereken bir dizi
8-ashabı Kehf; ahir Zaman ümmetine söyleyecek çok sözü olan diziyi mutlaka en az bir kere izlemek gerekir.
9- Ahmet Bin Hanbel; Katar yapımı olan dizi ic çekişme, kargaşa gibi konuları dizi üzerinden anlatıyor.
Buna ek olarak daha farklı diziler bulmak mümkündür. İlle de ekran ile iletişim devam edilecekse ruhsal yolculuğumuza katkı sağlayacak bu tarz içerikleri tavsiye etmiş olarak.bitirmiş olalım
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.