Dijital Vicdan

Türk Dil Kurumu 2025 yılında ilginç bir çalışmaya imza attı. Seçtiği beş kavramdan en çok ilgi çeken kavramın hangisi olduğunu belirlemek amacıyla yaklaşık 300 bin kişi ile bir anket çalışması gerçekleştirdi. Belirlediği beş kavram şunlardan oluşuyordu; Vicdani körlük, çorak, eylemsiz merhamet, tek tipleşme, ve Dijital Vicdan. Dijital Vicdan kavramı en çok oyu alarak yılın kavramı ilen edildi.

TDK bu kavramı şöyle açıklıyor; bireylerin gerçek hayattaki sorumluluklardan kaçıp sosyal medyadaki beğeni, paylaşım veya yorum gibi düşük maliyetli eylemlerle vicdanlarını rahatlatma çabasını ifade eden kavramdır. TDK’ ya göre Dijital Vicdan Sanal ortamda sembolik görünürlükle sınırlı bir merhamet anlayışını ve sorumluluktan kaçışı simgeliyor.

Kavramın açıklamasını okumadan önce farklı anlamlara geldiğini zannetmiştim fakat okuyunca başka bir anlam ifade ettiğinin farkına vardım. Aslında benim kafamdaki “dijital vicdan” kavramının karşılığını çok farklı şeyler oluşturmakta. Kavrama birde farklı açıdan bakarak bir kaç şey eklemek istiyorum.

e6cc4ec7-c7b5-425c-8a62-ae7cc3384a9e.jpg

Günlük hayatta insana doğru ve yanlışı gösteren zulmetmekten ve zalim olmaktan alıkoyan otokontrol mekanizmasına “ Vicdan” diyoruz. İnsan kul hakkına girmekten, dünyaya zarar vermekten ve kötü bir kul olma ihtimalinden vicdanı sayesinde korunmuş olur. Kararmamış bir vicdan insanın dünyadaki en önemli yol arkadaşı olup , cennete giden yolda yol kılavuzluğu vazifesi görür. Yaşadığımız dünyada belki de vicdanın kişiye en çok lazım olduğu yer dijital dünyadır. Bilakis dijital dünyanın tekinsiz ve karanlık sokakları zayıf vicdanlı birisini bir çırpıda cehennem çukurlarına çekecek kadar tehlikelidir.

Linç Kültüründe Vicdan; Özellikle sosyal medyada kullanıcıların bir çoğuna baktığımızda vicdanlarını bir kenara bırakarak sosyal medyaya giriş yapmış gibi bir tavır takındıklarına sıkça şahit oluyoruz. Gündelik hayatta karşıdakinin yüzüne karşı söyleyemeyeceği şeylerin kat be kat fazlasını paylaşımın altına yorum olarak yazabiliyor. Kendi dünya görüşüne aykırı bir fikir belirten diğer sosyal medya kullanıcısına sayısız hakaret ve küfür etmekte bir sakınca görmüyor. Bundan daha da vahim olan ise bazı sosyal medya kullanıcılarının başkasının fiziksel kusurlarını olmayan vicdanları sızlamadan alay konusu haline getirebiliyor. Başkasının sosyo ekonomik konumunu ,konuşmasını, görünüşü ve ailesini hiç çekinmeden alay malzemesi haline getirip sosyal medyada paylaşabiliyor. Ve maalesef barbarlık olarak niteleyeceğimiz bu durum konusunda gençlerimizin bir çoğu duyarlı değil.

Dijital mahremiyet alanında vicdan; Gerek erkekler gerekse kadınların vicdanlarını yol haritası yapacağı diğer dijital alan da mahremiyet kavramıdır. Günümüzde kendi mahremiyetlerini ihlal eden sayısız video ve resim ortaya çıkmaya başladı. Bazı kullanıcılar dijital mecralara aktarılması her açıdan uygun olmayan resim ve videoları kendi sosyal medya sayfalarında paylaşmakta bir sakınca görmemeye başladı. Oysa bu tarz bakış açısının belli bir zaman sonunda kişinin maneviyatını zedelediği gibi aile hayatını ve sosyal hayatını da olumsuz etkileyeceğini akıldan çıkarmamak gerekiyor. Sıradan kullanıcılar Özelinde kalması gereken her şeyi sosyal medyada paylaşıp mutlu gibi görünen fenomenlerin sahte mutluluklarına aldanıp onlara özenmeye başladı.

Dijital iletişimde vicdan; Yazının uzamamasını murat ettiğimiz için üçüncü madde ile bitirmiş olalım. Zaman geçtikçe sosyal medyanın çekilmez ve tahammül edilemez olduğunda bir çok kişi hem fikir. Karşımıza çıkan gönderilerin bazıları botlarla oluşturulmuş yapay zeka içerikleri bazıları ise etkileşim odaklı yalan haberlerden oluşmakta. Yorum yazdırmaya ve etkileşime odaklı kışkırtıcı ve tahrik edici sahte gönderiler bu alanı çekilmez olmaya doğru götürmeye başladı. Böyle bir mecrada kişi gördüğü , okuduğu ve izlediği haberlerin bir çoğuna şüphe ile yaklaşmalı , gördüğü her paylaşıma inanmamalıdır. Karşılaştığı içerikleri incelemeden beğenmemeli, paylaşmamalı ve yorum yapmamalıdır. Aksi takdirde haksız yere başkalarının gıybetini yapmış daha da kötüsü iftiraya ortak olmuş ve Hakkında emil olmadığı şeyin arkasına düşmüş olabilir.

Son tahlilde Bilginin çoğaldığı fakat hakikatın azaldığı bir dönemde yaşıyoruz. Bir çuval pirincin içindeki siyah taş döneminin bittiği , bir çuval taşın içindeki pirinç döneminin başladığı bir çağda yaşıyoruz. Daha da kötüsü bu çuvalın içindeki taşların hepsi de pirinç gibi görünüyor dolayısıyla gerçek pirinci bulmak için sağlam bir feraset gerekiyor.

Rabbim bizleri ferasetli bir kul eylesin. ( amin)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.