İsmail Detseli
Ağaçlar
Zaten ülkemizde de bu gerçekleri görmek ve yaşamak her zaman mümkündür akıllı insanlar bunun mutlaka farkına varır. İşte bu tür örneklerde bazı yerler işte bir Karadeniz bölgemiz bir Marmara bölgemiz göz önüne alınırsa oralarda nasıl yağmurlar yağıyor bunun neticesinde bolluğu bereketi ve yaşamı görüyoruz.
Bir de İç Anadolu Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi yerleri görün bunun için her insan bulunduğu bölgede köyde kasabada şehirde ağaçlandırmada gerekli çabayı harcarsa ormanlar bollaşır ormanlar sayesinde yağışlar artar bereket artar toprak kayması erozyon önlenir toprağımız artar. Yani artar oğlu artar.
Bizler ki çok şükür Müslümanız dinimiz ağaçlandırmaya ve yeşile suya çok önem vermiş hatta suyun israfını bile haram kılmıştır. Sevgili peygamberimiz hadislerinde kıyametin kopuyor olduğunu görseniz eğer elinizde bir fidan varsa onu toprağa dikin diyerek ağacın önemini vurgulamıştır. Eski devlet büyüklerimiz ve atalarımız gene bunun önemine değinmişler ve yaş kesen baş keser diyerek yaş ağaç kesenlere büyük cezalar uygulamışlardır.
Bu ağaçlandırma konusunda neden bu kadar pasif davranıyoruz doğrusu düşündürücü ağaçlandırma yaptığımızda bu güzel yurdumuzun ve bizim zararımız ne olur. Bu vatanı atalarımızın bizlere bıraktığı gibi biz de evlatlarımıza bırakamayacak mıyız?
Öyle ise neyi kıskanıyoruz. Ağaç hiçbir canlıya veya cansıza zarar vermiş midir? Bir düşünelim belki yaşımız geçmiş ömrümüzün sonu gelmiş olabilir. Ama hala doğuşumuzdan ölümümüze kadar ondan faydalandığımızı düşünelim. Okulda defter kalem kitap, yaşamda ev yapımında kereste kışın ısınmak için sobada yazın gölgelenmek için tarlada bağda bahçede kışın karda yağmurda hep onun himayesinde değimliyiz.
Bir hikâye anlatılır. Eskiden padişahın biri tebdili kıyafet gezerken çok ihtiyar bir adamı tarlasında fidan dikerken görmüş ey ihtiyar yaşın geçmiş hala ne uğraşıyorsun onlarla sen onun vereceği meyveyi zaten yiyemezsin deyince. Adam; 'olsun çocuklarım yer Efendi çalışmak geleceğe bir eser bırakmak lazım ağaç dikenin amel defteri kapanmazmış derler inşallah benimde amel defterimi açık tutar' deyince, bu söz padişahın çok hoşuna gider ve adama bir kese altın verir. Altını alan ihtiyar gördün mü Efendi benim fidan şimdiden meyveyi verdi der. Padişah bir kese altın daha verir. Adam yine işte Efendi hem de fidanlarım bir mevsimde iki defa meyve verdi der. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi Konya’ mızdan bahsederken Seydişehir’den Konya ya kadar öyle bir orman var ki, orada bir sincap ağaç dallarına çıksa hiç yere basmadan Konya'ya gelirdi demiş. Yine öyle bir Konya’yı hayal etmek bile ne kadar güzel. Allaha şükürler olsun son yıllarda Konya’mız da gelişen toplum bilinci gerek çevre ve orman müdürlüğü. Gerekse orman bölge müdürlüğü. Gerekse belediyeler sivil toplum kuruluşları hatta şahıslar bu konuda yoğun bir yarış içerisindeler. TEMA vakfı zaten yıl boyu etkinliklerle bu işin peşini bırakmıyor bunu için bütün emeği geçen şahıs ve kuruluşlara şükranlarımızı sunuyoruz.
İşte görünen köy kılavuz istemez sözünün gerçeği çalıştıkça çıkıyor. Baksanıza Beyşehir yoluna ve diğer dağ yöresi ilçeler güzergahında o güzel ormanların havasını teneffüs edin çeşmelerin sularından bir için diyorum. Herkesi fidan dikme hususunda gayret etmeye davet ediyorum.
Ve Konya’mız da çıplak dağlar kuraklaşmış ovalar görmek istemiyorsak buna riayet edelim hem sevap kazanalım hem de doğaya faydalı olalım. Dutlu kırından Seydişehir yoluna çıkınca sağlı sollu Konya’nın su havzası sayılan çıplak dağlara gerek Meram belediyesi gerekse STK'ların diktiği fidanlar yeşermeye balayınca görünüm değişiverdi. Ağaçların önemini belirten yazmış olduğum ağaçlar şiirimi buraya aktarıyor. Bol ormanlı bu yılki gibi her yıl bol yağmurlu Konya’yı arzu ediyorum. Saygılarımla
AĞAÇLAR
Dikip besleyelim fidanı dalı
Koklayıp sevelim çiçeği gülü
Leylak papatya çiğdem hanımeli
Sevgiye karşılık verir ağaçlar
Atmosfere bakar hava üretir
Devamlı boyunu göğe uzatır
Bütün hizmetini insana taşır
Yarışır hizmette bize ağaçlar
Beyaz çiçek açıp meyveyi verir
Ona hizmet eden karşılık görür
Meyveden vücuda enerji gelir
Kem gözden sizi korur ağaçlar
Toprağa dikince yolunu bulur
Kirli havaların kirini alır
İhtiyarlar ölür odunu kalır
Isı verip hizmet eder ağaçlar
Kesersin budarsın yüzüne güler
Yazında güneşe gölgelik eder
Sen nasıl bakarsan o öyle sever
Kalpteki sevgiyi Bilir ağaçlar
Bir yerde çok biter orman üretir
Karda kışta kurdu kuşu gözetir
Sarayı konağı onlar donatır
Evde bize hizmet eder ağaçlar
Kayısı kirazın tadı var tadı
Zerdali verir türkülere adı
Göklere uzanır sedir ağacı
Uzatır başını göğe ağaçlar
Sahilde yetişir portakal limon
Şeftaliler dalda görünür ton ton
Kuruyan ağaçlar yakacak odun
Nimetin sonsuzdur bize ağaçlar
Aranıza varınca zevk alıyorum
Sizi hep neşeli şen buluyorum
Ağaç kıymetini ben biliyorum
Misafir edersiniz bizi ağaçlar
Ormansız toprağa yağmur az yağar
Ağaçlar olmazsa topraklar kayar
Ormansız dünyada bozulur ayar
Dünyayı dengede tutar ağaçlar
Baltayı alıp yaş ağaca vurma
Gölgesinde otur dalını kırma
Daima fidan dik sonunu sorma
Allaha hep secde eder ağaçlar
Bir bakarsın çatı oluyor dama
Tahtasından pencereme doğrama
Aşığın elinde olur bağlama
Müzik bile çalar bize ağaçlar
Piknik yapmak için kıra çıkarsın
Keyfe gelip bir sigara yakarsın
Yanan izmariti yere atarsın
Yangında çok yara alır ağaçlar
Yaz gelince ormanda otlar kurur
Ufak kıvılcımdan çok yangın olur
Yangında birçok canlılar ölür
Dikkat edenleri sever ağaçlar
Ormanı sevmeli çocuğun gibi
Ağaçlar önlerler afatı seli
Orman bir ülkenin çiçeği gülü
Atmosferden toplar tozu ağaçlar
Ozan İsmail im ağaca dosttur
Ülkem çöl olmasın bu bizim yurttur
Ormanlı ülkenin toprağı çoktur
Ölünce de bize dua eder ağaçlar
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.