Sanki bilmiyordunuz…!

Yıllardır yahudiler ve hasidikler hakkında yazılara kulak asmadınız, görmezden geldiniz…
Tıpkı bir çok alanda olduğu gibi…
O videoda çok dikkatimi çeken söz vardı ki yeniden irkilmeme sebep oldu.
“Kardeşlerim varken Neden başkasını kazandırayım”
Sanırım bizlerin en büyük sorunu bu…
İslamın başaramadığı bu…
O zaman daha iyisini yapsaydınız.
Sözleri ile nankörlüğümüze kılıf bulmak.
Gerçi biz kendini İslam zanneden insanlar her zaman kendi hatalarından bir kılıf bulur. Sorgusu sualsiz teslimiyeti gördüğümüz hasidiklerden utanmadık bile.
Türk belgesel yapımcısı Ruhi Çenet’in ABD’de yaşayan Hasidik Yahudilerin hayatını konu aldığı son videosu, yalnızca Türkiye’de değil ABD’de de gündem oldu. Çenet’in 48 saat boyunca topluluğun yaşamına ilişkin gözlemlerini aktardığı belgesel, kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşırken, ABD’li yayıncı Asmongold’un videoyu canlı yayında izlemesi tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.
Çenet’in 26 Ağustos’ta yayımladığı “America’s Most Secretive Jewish Community: Hasidic Jews (48 Hours Inside)” başlıklı yaklaşık 40 dakikalık belgeselde, New York çevresinde yaşayan Hasidik topluluğun dini kuralları, aile yapısı, eğitim anlayışı, günlük yaşamı ve modern teknolojiyle ilişkisi ele alınıyor.
Asıl tartışma sosyal yardımlar üzerinden çıktı
Belgeselin ABD'deki yankısında en fazla dikkat çeken başlıklardan biri ise topluluğun kamu desteklerinden yararlanma düzeyi oldu.

Ruhi Çenet’in belgeseli neden bu kadar konuşuldu?
Çenet’in belgeselinin dikkat çekmesinin temel nedeni ise Hasidik topluluğun modern New York'taki yaşam biçimiyle kurduğu farklı ilişki.
Topluluk üyelerinin önemli bölümünün dini kuralları günlük hayatın merkezine koyması, geleneksel kıyafetleri, aile yapıları, eğitim anlayışları ve teknoloji kullanımına yönelik sınırlamalar belgeselde ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Çenet'in topluluğun içine girerek günlük yaşamı doğrudan görüntülemesi, ABD'deki izleyicilerin de dikkatini çekti. Özellikle Asmongold'un videoyu canlı yayında incelemesiyle birlikte belgesel, YouTube izleyicilerinin ötesine taşınarak ABD'deki sosyal yardım ve vergi politikaları tartışmasının bir parçası haline geldi.
Sonuç olarak tartışmanın merkezinde yalnızca Hasidik Yahudilerin yaşam biçimi değil, ABD'de büyük ailelere uygulanan sosyal destek mekanizmalarının nasıl çalıştığı ve vergi mükelleflerinin bu sistemin maliyetini nasıl değerlendirdiği bulunuyor.
İslam olmanın eksikliği..!
Bizleri aydınlatacak örneklik Hz. Muhammed (s)’in örnekliğidir. Ciddi bir güç değillerken dahi Kâbe’ye yürüdüklerinde sahabenin “Anam-babam sana feda olsun ya Resulullah!” diye hitap ettiği Allah’ın elçisi de onların arasında idi. Geceleri birlikte Kur’an talim ettikleri, namazı kıldıkları sahabeyle birlikte taşlanıyor, itilip kakılıyor, hakarete ve eziyete maruz kalıyordu. Acaba sahabe ‘düşüncesizlik’ edip Resullulah’ı Daru’l Erkam’da bırakmayı mı unutmuştu? Ya da -hâşâ- Hz. Peygamber eyleme katılarak hafif mi davranmış oluyordu. Asla böyle bir şeyden bahsedemeyiz. İslami mücadele içinde olmak ve şartlarını yerine getirmek bütün müntesipleri için geçerlidir. Öncülerin bu bağlamdaki rolü iki adım geri değil, tanımdaki gibi önde olmaktır. Mekke’den kopuk bir Daru’l Erkam’ın, Mekke’nin günahkâr sokaklarından bağımsız bir tebliğ ve davet faaliyeti olmadığını hem Kur’an’ın birçok ayetinde hem de Hz. Muhammed (s)’in siyerinde açık bir şekilde görmekteyiz.
Kur’an-ı Kerim bizlere hayatın içerisinde nasıl bir mücadele perspektifiyle var olacağımızın ilkelerini ortaya koymaktadır. Cahili sisteme ve gündemine bazen temelden ve köklü bir reddedişi açık bir şekilde ortaya koyar, bazen kısmi düzeltmelerin yapılmasını emreder, bazen de o toplumun gündeminde olmayan bir konunun gündeme getirilmesini ister. Bu üçlü yaklaşım bugün de Müslümanların içinde yaşadıkları cahili sistemde göz önünde bulundurmaları gereken temel yaklaşımdır. Hikmet, basiret ve feraset içerisinde Müslümanlar Kur’an’ın toplumsal ve siyasal yapıyı değiştirici mahiyeti üzerinde yeniden tefekkür etmek durumundadırlar.

Üç bin kelime okuyamayacak durumda olanlar için bir cümlelik özet: Akil baliğ olan herkes İslam’ı doğru anlayabilir, günümüz Müslümanlarının “hakiki İslam”ı anlayamadığı için dünyanın efendileri değil de takipçileri oldukları tezi, odağında İslamolması yönüyle kitlelere sempatik gelen ama daha çok kendilerine hakikati ortaya koyma rolü odaklı bir mesleki alan açmak isteyenlerin himayelerinde canlı tutulup geliştirilen, hayati hiçbir sorunu çözmediği gibi hedef saptıran özü itibariyle bir elitist şehir efsanesidir.
Tembelliğimize tabi olma durumundan kaçışımızı oku emrine kulak asmayışımızı ve her alanda kaybettiğimiz ahlaki değerleri kazanmak zorundayız…
Etek boyuyla namazda kıpırdadım namazın bozuldu mu abdest bozuldu mu ayrıntılarıyla ugrasmak yerine gönüldeki iman ateşini tekrar yakmaya odaklanmalıyız…
Vesselam…(:

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.