Hilalalem
Bu bayram nefsimizi kurban edip… mazlumların gözlerinden öpüyoruz…
Paylaşmanın ne kadar kadar zor olduğunu hele de kendi yediğinden kendi içtiğinden kendi malından paylaşmanın ne denli zor olduğunu bayram günlerinde hatırlatız.
Rabbim o kadar güzel hayatı dengelimiş ki, olan olmayanla paylaşsın… Genc yaşlının yanına gitsin, büyükler küçüklerin gözlerinden küçükler büyüklerin ellerinden öpsün. Küsler barışsın, muhabbet sürsün..
Dünya yüzeyinde gözünden yaş akan sebepsiz aç bırakılan öldürülen çocuklar kalmasın.
Anılarım boynu bükük, babaların başı yerde olmasın…
Kurbanı zengin fakir konumlamasında tutmak islamı hafife almaktır.
Kurbanda dikkatimizi zenginliğe ve imkana verirsek, yoksulların payına düşecek olan şey etler olacaktır. Böyle bir ibadet içinde yoksulların durumunu etlerin taksimi esnasında konuşmak kurbanı hiç anlamamak demektir. Kurban insanın benliğini aşması, hayvani güdülerine karşı aklını ve ruhunu özgürleştirme iradesi ise o zaman yoksulların da bu özgürleşme sürecinde bir dahlinin olması gerekir. Başka bir anlatımla kurban 'zibh' yani kesme ile ikmal edilen bir ibadettir; geride kalan ürünler, yani etler ise başka bir meseledir. Kurbanın esas ve birincil kısmında yoksulların da bir özne veya şahit olarak bulunması gerekir ki, kurban onların da bayramı olabilsin. O zaman dikkatimizi mülkiyete odaklayarak kurbanın zenginlikle ilişkisiyle körleşmemek gerekir.
Belki de en önemli nefis terbiyesi burada başlamaktadır.
Kurban, İslâm dininde derin manevi anlamlar barındıran bir ibadettir.
Kurban, sadece bir hayvanın kesilmesi değil, aynı zamanda Allah'a (C.C.) olan bağlılığın, sadakatin ve teslimiyetin sembolüdür.
Kurban, insanın içindeki en değerli olanı Allah'a adama halidir. Bu adanmışlık, insanın ego sınırlarını aşarak, Allah'a teslimiyetini ve sevgisini gösterir.
Bu minval üzere Hz Mevlanın şu sözü aklıma geldi..
İbrahim'in bıçağı, İsmail'in boğazında durdu. Çünkü İsmail'in boğazında Allah'a adanmışlık vardı. Allah'a adanan her şey korunur ve yüceltilir.
Kurban, Allah’a teslimiyetin ifadesidir.
Ancak bugün üzerinde durmamız gereken husus, teslimiyetimizi ne kadar Rabbimize yönelttiğimizdir.
Kurban, bizim gerçek anlamda kardeş olmamıza katkıda bulunan bir ibadettir.
Ancak bugün muhasebesini yapmamız gereken husus, ne kadar kardeş olduğumuzdur. Kardeşlik gerçeğinden ne ölçüde uzak olduğumuzdur.
Aynı şekilde müminlerin haline bakarak nice güç odaklarının, müminlerin kanı üzerinden nasıl güç devşirmekte olduğu, müminleri birbirine yakın kılan iman kardeşliğinin zedelenerek nasıl kavgaya, şiddete ve düşmanlığa dönüştürüldüğü bilinmelidir.
Bu sebeple, kurbanlarımız ve bayramlarımız artık mümin kalpler arasında ülfet ve muhabbeti gerçekleştirmelidir.
Müminler, her türlü fitneye, fitnenin getireceği kargaşa, huzursuzluk ve felaketlere karşı uyanık olmalı, bütün bunlara basiret ve ferasetle karşı çıkmalı ve imkân tanımamalıdır. Müslümanlar olarak Kurban Bayramı dolayısıyla şüphesiz birbirimizi tebrik edeceğiz. Geçmişi hatırlama, birbirimizi tanıma, kendimizi bilme ve bulma, yardımlaşma ve dayanışma, beni bize dönüştürme, bu bayram vesilesiyle nail olduğumuz ilâhî lütuflardır.
Ancak bu bayram vesilesiyle darda ve zorda kalan Müslüman kardeşlerimizi, dünyanın muhtelif yerlerinde büyük acı ve ıstırap yaşayan, zulme uğrayan mazlum ve mağdur kardeşlerimizi asla unutmamalıyız.
Onların yürek yakan durumlarına çareler üretmek, mazlumluklarını ortadan kaldırmak ve tekrar özgürlüklerine kavuşmaları için gayret göstermek Müslümanlar olarak hepimizin kardeşlik borcudur.
En basitinden alışveriş yaparken boykot ürünleri kullanmadan güzel bir bayram idrak ederek yola çıkabiliriz.
Kesilen her kurban, akan her kurban kanı, yüzyıllar boyunca inananlar olarak varlığımızın bekası için verdiğimiz kurbanları hatırlatmalı, yüreklerimizi bu ateşle yakmalı, önümüzü kuvvetli bir ışıkla aydınlatmalıdır.
Kurbanlarımız, müminlerin kanlarının, gözyaşlarının akmasını önlemeli, İslâm coğrafyasındaki acıyı dindirmelidir.
Kurban Bayramı, birliktelik ve vahdet şuuruna erdirmelidir.
Bir tatil, işten kaçış, bahane üretmek, aman çocukların gözü önünde şiddeti azaltalım diyen islam düşmanlarına gerçek amacını göstermek olmalıdır.
Elinde viski, omzunda kürkü , barbekü partisi insanlarının kurban vahşettir sözlerine inat omuz omuza olmanın simgesi olmalıdır.
Mümin gönüller, bayram günleri vesilesiyle İslam’ın barış mesajını kavramalı ve ‘müminler ancak kardeştirler’ düsturunca kardeş ve ümmet olma bilincine ermelidir.
Bugün iki kardeşim bir tarla yüzünden birbirini kırdıĞı, anlık haz için eşlerin birbirini aldattığı, fesatlığın ve kıskançlığın diyar diyar gezdiği İslam’ım diyen insanların münafıklığından Rabb’imin bizleri koruduğu bayramları hayal ediyorum.
O zaman…
Başta ülkemiz olmak üzere âlem-i İslâm’ın ve topyekûn insanlığın barış ve huzuruna güzel ahlak ve sadakatın çoğalmasına vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Vesselam..(:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.