Hacı Mehmet Arıkan
Vakit
Hayattaysanız hâlâ vaktiniz var demektir. Kimi için değerli, kimi içinse değersiz olan vakit; sizin için ne ifade ediyor? Çoğu kimse tarafından basit bir kavram olarak görülen zaman, aslında herkes için hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü vakit kıymetlidir ve bu kıymeti bilmek gerekir. Asıl önemli olan ise vaktin değerini, o henüz tükenmeden anlamaktır.
Son zamanlarda fark ettiyseniz zaman çok hızlandı. Dün, bugün, yarın derken vakit hızla gelip geçiyor. Saniyeler içinde binlerce çocuk doğarken, binlerce insan hayata gözlerini yumuyor. Mutluluklar, sevinçler, üzüntüler, kederler ve acılar... Bunların hepsi saniyeler, hatta saliseler içinde olup bitmektedir.
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, Asr Suresi 1. ayet-i kerimede: “Asr’a yemin olsun ki…” buyurulmaktadır. Allah’ın "Asr"a, yani zamana yemin etmesi, bizlere vaktin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu açıkça göstermektedir. Bizleri ve bütün mevcudatı yoktan var eden Rabbimiz böyle buyuruyorken; bizim vaktimizi değersizleştiren unsurlar nelerdir? Akıllı telefonlar mı, sosyal medya mı, arkadaş çevremiz mi yoksa bizzat kendimiz mi?
Teknolojinin zirveye ulaştığı günümüzde, sunduğu faydaların yanı sıra elbette zararları da mevcuttur. Örneğin; sevdiğimiz bir yiyecek olan çikolata, normal şartlarda zararlı değildir; ancak haddinden fazla tüketildiğinde sağlığı bozar, hatta ölüme bile sebebiyet verebilir. Teknoloji ve onun bir parçası olan sosyal medya da böyledir. Helal dairesinde ve olumlu bir çerçevede kullandığımızda yararlıyken, tam tersi durumda büyük bir zarara dönüşmektedir. Özellikle sosyal medya bağımlılığı nedeniyle saatlerce ekran kaydırabiliyor, bunu yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz. Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri ve günleri kovalarken, ömrümüz bir su gibi akıp gidiyor.
Vakitle ilgili hadis-i şeriflere baktığımızda, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
“Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini iyi bilmelisin: Ölümünden önce hayatının, meşguliyetinden önce boş zamanının, fakirliğinden önce zenginliğinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin ve hastalığından önce sağlığının.” (Buhârî, Rikak, 3; Tirmizî, Zühd, 25)
Diğer bir hadis-i şerifte ise:
“İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Sağlık ve boş vakit.” (Buhârî, Rikâk, 1) buyurulmaktadır.
Her iki hadisten de anlaşılacağı üzere, vakit son derece kıymetlidir. Allah ve Resulü vakte bu kadar değer veriyorken, bizler onların ümmeti olarak neden vakti boşa harcayalım?
Son olarak şu duruma da değinmek gerekir: Bazen öyle anlarla karşılaşıyoruz ki, "Namaz kılıyor musun?" diye sorulduğunda, maalesef "Vaktim yok," cevabını alıyoruz. Bizlere bu vakti ihsan edene ayıracak vaktimiz yok, öyle mi? Bu gerçekten ne kadar acı bir tablodur...
Sonuç olarak; vaktin kıymetini bilmeliyiz. Özellikle de bize bu vakti bahşeden Yaratıcıya zaman ayırmalıyız. Vaktimizi helal dairesi içerisinde, harama bulaşmadan geçirmeye gayret etmeliyiz. Vaktimizi değerli kılmak, aslında kendimizi değerli kılmaktır.
Cümlelerimi, çok değerli bir hocamdan işittiğim şu sözlerle bitirmek isterim: “Hayat, fırsatları değerlendirmekten ibarettir.” Vaktimizi en güzel şekilde değerlendirmek duasıyla...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.