Zengin Misin Yoksa Fakir Mi?

Zenginlik nedir? İnsan ne zaman zengin olur? Ne zaman istediklerini elde edip tamam bu kadarı benim için yeterli gelir fazlasını istemiyorum der? Peki zenginlik sadece parayla mı gelir yoksa sağlık, iyi bir eş hayırlı bir evlatta zenginlik kapsamında yer alır mı? Eğer hastalanmışsan ya da hayatında önemli bir yere sahip olan biri hastalanmışsa sana sorulsa milyonlar mı istersin yoksa sağlık mı denildiğinde insanoğlunun cevabı ne olur?

Rızık söz konusu olduğunda insan aslında her gün farkına varmadığı binlerce nimetin içindedir. Sabah uyanmak, gideceğin veya evinde yapacağın işlerinin olması gözlerini açtığında sevdiğin insanları görebilmek özgürce yürüyebilmek veya nefes alabilmek aslında her biri bizim için bir rızıktır. Allah Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır. “İnsan var ya, rabbi ona imtihan için ikramda bulunduğunda ve onu nimetlere boğduğunda, “Rabbim bana ikram etti” der (mutlu olur). Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der (mutsuz olur). (Fecr Suresi 89/15-16). Surenin devamında Allah insanların yetimi doyurmaya teşvik etmediğinden, yoksulları kollamadığından ve mal sevgisinin onun kalbini oyaladığından bahseder. Mal mülk sevgisine kapılmış kalplerin yetim hakkı miras hakkı ayırmaksızın tükettiklerinden ve sonunda cehennemliklerden olduklarında dünya hayatında yaptıklarından pişmanlık duydukları görülmektedir. Son ayetleri ise aslında dünyada yaşanan tüm sıkıntıları bize unutturacak niteliktedir. Rabbimizin razı olduğu kullarına “Gir Cennete” emrini verdiği insan olmaktan daha güzel bir rızık var mıdır?

Geçmişten günümüze insanoğlunun nefsi daima daha fazlasını talep eder. Eğer bu arzuların peşinde kaybolup giderse insan hem kendini hem etrafını ziyan eder. Elbette mümin kişi zekât verebilmesi için infakta bulunabilmesi için zengin olmalıdır. Kendini ailesini kimseye muhtaç etmemeli ve yer yüzünde helal rızık aramalıdır. İşini yaptığında işinde ehil olmalı kazandığı parayı helal etmelidir. Ancak zaman zaman rızık sıkıntısı çektiğinde kalbine bu durumun geçici olduğunu Rabbimizin rızıklarımızı tamamen kesmediğini sadece biraz daralttığını hatırlatmalıdır. Peygamberimiz (sav) "Ey insanlar! Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Hiç kimse kendisi için takdir edilen rızkını tamamen elde etmeden ölmez; rızkı gecikse bile ona mutlaka kavuşacaktır. Öyleyse Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Helal olanı alın, haram olanı terk edin!"
(İbn Mâce, Ticâret, 2)
buyurmaktadır.

Öyleyse insanoğluna düşen nedir? Kendine yetecek parayı kazanırken başkalarını gözetmeyi unutmamaktır. Başka bir hadiste "Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Ey âdemoğlu! Sen infak et (başkalarına harca), ben de sana infak edeyim (senin rızkını vereyim)!'"(Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zekât, 36) buyurmaktadır. Eğer gelirinizin daraldığından korkuyorsanız sadaka vermekten çekinmeyin. Size teklif edilen faiz içeren, haksız kazanç içeren hiçbir para sizin ihtiyaçlarınızı karşılamayacak aksine sizi dünya ve ahiret hayatında sıkıntıya sokacaktır. Vermek için zengin olmayı beklemeyin. Helal bir lira haram yüz liradan çok daha bereketlidir.

Aranızda bulunan gençlere büyüyüp kazandıkları ilk parayla az çok demeden sadaka vermelerini ve bunu alışkanlık haline getirmelerini tavsiye edin. Verebilmenin mutluluğundan kalpleri mahrum olmasın.

Allah isyan ettiren fakirlikten ve azdıran zenginlikten hepimizi korusun. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere selametle kalın. Rızıklarınız bereketli olsun… Manevi Danışman ve Rehber Şaziye Noyan

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.