Bir Milyonuncu İşçi: İsmail Bahadır

30 Ekim 1961 Yurtdışına ve özellikle Almanya'ya işçi gönderilmesine dair antlaşmanın 65. yılıdır. Bugün artık Almanya acı vatan söylemlerinin ve biraz para biriktirip geri dönecektik yolculuklarının geride kaldığı bir dönemdeyiz. Avrupa Türkleri ve Avrupa İslam'ı gibi kavramların şekillendiği bir ortamdayız. 1961 yılında Almanya’ya işçi götüren ilk tren seferleri başladığında Haydarpaşa/Sirkeci ile Münih arası 48 saat sürüyordu. İstasyon alanındaki işçiler ile onları uğurlamaya gelen insanların elveda ve güle güle kısmı filmlere, belgesellere konu olmuştur.

Anadolu’dan Almanya’ya küçük çapta işçi göçü geçen yüzyılın başında gözlenmişti. 1907 tarihli Alman istatistikleri sayıları 8000’i bulan Osmanlı vatandaşının “işçi” olarak bu ülkede olduğunu gösteriyor. Bunlara daha sonra büyük savaş sürerken Almanya’ya meslek – çıraklık eğitimi için gönderilen yüzlerce öğrenci eklenmişti. Daha sonra da I. Dünya Savaşı devam ederken, gençler meslek eğitimi için Almanya’ya gönderildi. Çeşitli fabrikalarda çıraklık yapan bu gençlerin önemli bir bölümü savaşta yaşamını yitirmiş olan Osmanlı askerlerinin yetim çocuklarıydı.

Bu çocukların Almanya’ya gönderilmesi ve Almanya’daki meslek eğitimi yaşamları Berlin (1914) ve İstanbul’da (1915) kurulmuş olan Türk-Alman dostluk dernekleri tarafından düzenleniyordu. Berlin’deki Alman-Türk Derneği’nin faaliyet raporlarına göre 1918’de Almanya’ya gönderilmiş olan ve derneğin sorumluluğu altındaki Türk gençlerinin sayısı 1.500’ü buluyordu. Bunların yanı sıra 500 genç işçi olarak, 100 genç de Harbiye Bakanlığı’nca meslek eğitimine gönderilmişti. (https://acikgazete.com/kose-yazilari/almanyaya-ii-gnn-ncleri/)

whatsapp-image-2026-10-07-at-15-56-08.jpeg

Cumhuriyet döneminde 1960’larda başlayan yurt dışına işçi gönderme deyince benim de 34 yıl emek verdiğim İş ve İşçi Bulma Kurumu (İİBK) ilk akla gelir. Türkiye’de özellikle 1960-85 yılları arasında insanlar ülke içinde kamu kurumlarında işe girmek veya Almanya’ya (yurt dışına) gitmek için mutlaka İİBK ile temas kurmuşlardır. 1946 yılında kurulan İİBK Genel Müdürlüğü, Türk işçilerinin yurt dışına gönderilmesi sürecini yürütmüştür. Kurumda özellikle Yurt Dışı Plasman Müdürlüğü kısmında, İstanbul ve Ankara'da iki Şube Müdürlüğü ön plana geçmiştir. Kurumla birlikte yabancı ülkelerin Almanya ve Fransa gibi işçi seçme ve mülakat büroları da rol almıştır.

Bu süreçte İİBK yurtdışına gidecek işçilere “Ey Türk işçisi kendine dikkat” gibi tavsiyeler içeren broşür ve kitaplar yayınlamıştır. Trenle Sirkeci’den Münih’e giden işçi kafilelerinin başında İİBK personeli kafile başı olarak görev yapmıştır. Mesela 1989-97 yıllarında Ankara’da birlikte çalıştığım ve şefim olan merhum Şahin Telkenar bu süreçte kafile başı olarak işçilerle birlikte Almanya'ya kadar gidip geldiğini anlatmıştı.

Kimseyi tabi ki zorla götürmediler. Ülke içinde şehir merkezlerine akan ve gecekondu semtleri üretecek kitleyi yurt dışında iş ve gelir sahibi olması için uluslararası antlaşma ile gönderdik. O dönemde İstanbul’daki yabancı işçi seçme büroları sağlam ve sağlıklı işçi seçmek için adayları meslek bilgileri yanında, sağlıklı olmasına hatta dişlerine ve bikini bölgesi dahil bakarak kontrol etmişlerdir. Almanya acı vatan olduğu kadar bir refah ve gelir kapısı oldu.

İİBK Almanya arşivlerimiz ise 1980 öncesi şimdi Abdi İpekçi parkında açıktan/altından geçen İncesu deresi taşıp Sağlık sokaktaki basın arşivini su bastığı için maalesef telef olmuştur. Araştırdığım için biliyorum elde çok az fotoğraf kalmıştır. Film arşivi veya bu süreçte görev almış personelle ilgili bir yayın ve hatırat maalesef bulunmamaktadır. Ancak kaç kişi nereye ve ne zaman gönderildi anlamında sayısal veriler ve istatistikler bulunmaktadır.

Almanya ucuz işçi ve göçmen işgücü istedi. Ağır ve tehlikeli işler dahil vasıflı ve vasıfsız işgücünü seçti. Köyden şehre değil modern dünyaya inen çok azı orta ve lise mezunu olan ya da askerden meslek bonservisli olan bir kitle yurt dışına göç etti. Kültürel olarak da ekonomik olarak da ve dahi insan olarak ayakta durma ve adaptasyon problemi yaşandı. En başta dil problemi ortaya çıktı. Bugün ise doğrudan o ülkelerin vatandaşı olan, olmayan dahil yerleşik 3 milyonluk bir kitlemiz var. Almanya acı vatan klasiği, 1961 ekiminden itibaren 1.500.000 rakamlarına varan işçi gönderimi ile 1973’ te tavan yapmıştır. 1973 sonrası dünya ekonomi bunalımının da etkisi ile 3-5 yıl içinde giderek azalmıştır. Almanya'ya kitlesel olarak gönderilen işgücü transferi sona ermiştir.

whatsapp-image-2026-10-07-at-15-56-09.jpeg

Yazımızın başlığında yer alan kişiyi merak etmiş olmalısınız. İşte bu işçilerden biri 1969 yılında Almanya’da bir milyonuncu işçi olarak karşılanmıştır. Konya' lı İsmail Bahadır 1969 senesinde Konya'dan kalkıp İstanbul-Sirkeci üzeri kara trene bindiğinde Almanya-Münih'te böyle karşılanacağından habersizdi. Kafile 850 kişiydi. Tam olarak 25 Kasım 1969 günü Münih merkez istasyonuna ulaştılar. Bir Milyonuncu Gastarbeiter yani misafir işçi olarak gelişi kutlanacaktı. 1 milyonuncu işçi İsmail Bahadır, kalifiye bir usta olarak Mainz’daki motor üreticisi Deutz için ayda 730 mark ücretle çalışmak için gelmişti. (https://x.com/diaspora_turk/status/1340581464933588992)

Karşılama heyetinde Arbeitsamt başkanı, Federal Almanya Çalışma bakanı, gazeteciler televizyon kanalları vardı. Karşılama için 18 kişilik Müzik Bandosunun onu beklediğinden haberdar değildi. İşçiler perona inerken bir görevli de inenleri sayıyordu. 1 milyonuncu işçi tam doğru kişi olmalıydı. Rakamlar ilerledikçe kalabalık trene iyice yaklaşıyordu. 999.999’uncu işçiden sonra kapıda beliren kişi, takım elbisesi, kravatı, elinde bavuluyla 24 yaşındaki Konyalı İsmail Bahadır’dı. O günden sonra arkadaşlarının arasında ismi “Milyoner” olarak anılacaktı. Görevliler İsmail Bahadır’ı televizyonun yanına getirdikten sonra Federal İş Kurumu Başkanı Josef Stingl, “Almanya’ya hoş geldiniz” diyerek hediyesini takdim etti. Tebrikleri kabul edip birkaç söz söyledi. Hediye olarak kendisine birde o dönemin popüler iletişim aracı olan televizyon hediye edeceklerdi. (https://www.facebook.com/watch/?v=554558732860970)

whatsapp-image-2026-10-07-at-15-56-09-1.jpeg

İsmail Bahadır daha sonra Mainz şehrinde Heim'e (işçi yurdu) yerleştirilir. Klöckner' de çalışmaya başlar. Ailesini 1971’de Almanya'ya getirir. Wiesbaden şehrinde ailece bir daire tutarlar. 24 yaşında gittiği Almanya’da torna ustası olarak çeşitli fabrikalarda çalıştıktan sonra 1981 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Bu dönüşte ailesiyle istişare ederek çocuklarını memlekette büyütmek arzusu ile Konya'ya geri dönmüştür. Alman Der Spiegel dergisi 2010 yılında kendisini Konya’da ziyaret eder. Bir milyonuncu işçinin Almanya izlenimlerini içeren bir röportaj yapmıştır.

Bugünden geriye dönüp bakıldığında Almanya temalı türküler yeni bir halk müziği şekli olarak ortaya çıkmıştır. Köln Bülbülü Yüksel Özkasap gibi sanatçıların hasret dolu gurbet türküleri kalmıştır. Zamanla modern rap müziği yapanlar da çıkmıştır. Tren Garından hasretle ayrılan ailelerin fotoğrafları her yıl ekim ayında gündem olur. Ferdi Tayfur’un “Almanya treni kalkıyor gardan” arabesk tınılı şarkısı bu durumu özetlemiştir. Kendisi de Almanya’ya giden ilk işçilerden olan Gazeteci Yazar Bekir Yıldız'ın gergef gibi işlediği "Almanya Ekmeği" tarzı hikâye kitaplarını unutmamak lazım.

Ruhi Su’nun dillendirdiği Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya ait “Almanya'da El kapıları” gibi etkileyici ve hüzünlü şiirler, romanlar, filmler ve anılar kalmıştır. Almancı denilen işçilerin yıllık izinlerinde memleketlerinde yapacağı harcamalar beklenilir hale gelmiştir. Kasetçalar, televizyon ve fotoğraf makinesi gibi teknik araçlar izne gelen işçiler sayesinde çoğalmıştır. Almanya Türklerinin ikinci ve üçüncü kuşakta bize özgü esnaf, işveren oldukları kadar, milletvekili, belediye başkanı, akademisyen gibi her alanda var olmaları da ayrı bir olgu ve iyi bir gelişmedir.

Bugün Almanya Türkleri artık sadece misafir işçi olarak değil, Avrupa'nın sosyal, ekonomik ve siyasi hayatının kalıcı bir parçası olarak varlıklarını sürdürmektedir. Halen Konya Erenköy mahallesinde hayatına devam eden İsmail Bahadır’a bu vesileyle sağlıklı günler dilerim.whatsapp-image-2026-10-07-at-15-56-09-2.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.