Siz Hiç Göynek Giydiniz mi?

Göynek tabir edilir giysiden hiç giydiniz mi? Veya duydunuz mu? Göynek Konya havalisinde erkek ve kız çocuğundaki bugünkü pijamaya karşılık gelinen geleneksel tarz ev içi yatma anı için dikilmiş giysiye denilir idi. 1970'lere kadar Konya’da bugünkü modern pijama satın alınmazdı. Becerikli ve el işlerinde hamarat Konya kadınları bol ve rahat bir tarzı olan basma ve pazenden yumuşacık olan göynek dikerlerdi. Evinde dikiş olmayanlar ise mahallede terzilik yapan kadınlara kumaş verip diktirirlerdi. Yetişkinler içinde bir dönem yatak giysisi olarak göynek kullanıldığı söylenilebilir.

6e2e9e7c-fd90-46ad-a2b8-47ba0ac2e63b.jpg

İpek, pamuk ve ketenden yapılan göynekler daha pahalı ve yumuşak olur. Kumaş dokusu karışık, kalın ve ucuz olanlar ise mesela kaput bezinden yapılanlar gibi göreceli olarak daha sert olur. Yani hayatın bir realitesi olarak varsıl insanlar daha yumuşak göynek, dar gelirli olanlar göreceli olarak daha sert dokulu göynek kullanmışlardır. Erkek kadın fark etmez tırıl göynek denilen bir çeşit vardı. Biraz sert bir kumaş türü idi. Yeni dikildiğinde kumaşın kenarı sert olduğu için boyna falan sürttüğünde çizer kızartırdı. İlk yıkamada ise yumuşardı.

Göynek olgusuna bu girizgahtan sonra izninizle geniş bir parantez açalım. Edebiyatta, deyimlerde ve türkülerimizde göynek tabiri sıkça yer almaktadır. Folklorik olarak Türk halk müziği eserlerinde göynek kelimesi sık kullanımıştır. Çankırı, Amasya, Denizli, Antalya, Osmaniye ve Kırşehir yöresine ait türkülerde göynek, köynek olarak geçmektedir. Konya'da Selçuklu ve Osmanlı dönemi erkek kıyafetlerin de göynek türü entariler giyilirdi. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde geleneksel dönemde erkekler ev içinde, yatakta, bazen de sokakta entari adı verilen giysiler giymişlerdir. Osmanlılar gövdelerine gömlek, mintan veya zıbın, belden aşağısına ise don, şalvar kullanmışlardır.

Bunların üstüne de önü yırtmaçlı ve kollu bir entari giyip, bellerine kuşak sarmışlardır. Bu kıyafetin üstüne ise, devlet erkânı veya zenginler kürklü ve işlemeli kaftan giymiştir. Orta sınıf kesimler cüppe veya hırka giymiştir. Sade halk ise kollu ve yakasız cepken ve yelek, belden altına ise bugünkü taytlara benzeyen dar potur giymiştir. Osmanlı giyimlerinin değişik isimleri vardır: Kaftan, kerake, biniş, haydari, kaput, cüppe, dolama, pırpır, entari, şalvar, cepken, serhatli, potur, don gibi isimlerle anılmışlardır. (Türkiyat Araştırmaları Dergisi – 679/Konya İli Müzelerinde ve Özel Koleksiyonlarda Bulunan Erkek Entari Örnekleri, Saadet BEDÜK, Hatice Bilki HARMANKAYA)

16b85db0-f1f5-4dc1-8603-68f0534cf7c8.jpg

Türk halk giyiminde pek çok bölgede kullanılan bir iç giyim ürünü olan gömlek, göynek olarak da bilinmektedir. Kökeni “Gön” deri, ten anlamından gelen “gönlek” sözcüğü doğru olandır ve çıplak tene giyilen şey demektir. Erkek gömleklerinin eteği dizden yukarda kalır ve belden aşağı iç donunun içine sokulur. Kadın gömlekleri ayak bileklerine kadar uzun olur. Ama aslında bu çamaşır bedenin üst kısmını örter. Şemsettin Sami Bey Kâmûs-ı Türkî adlı sözlüğünde gömlek, 1.Elbisenin altına giyilip bedenin yukarı kısmını örten ve umumiyetle dizden yukarı kalıp bâzen de ayağa kadar uzanan beyaz ve yumuşak bezden çamaşır olarak tanımlanmıştır.

Türk Halk giyiminde kullanılan göynekler görsel olarak birbirine benzemelerine rağmen, yakasız veya ince hâkim yakalı olanlarının yanı sıra yaka çevresi, kol ağzı ve etek uçlarına oya ve işlemelerle oluşan süslemeler yapılmış türleri de bulunmaktadır. Kol oyuntusu olmadan bedene birleştirilen kolların bu basit kesimine, çoğu zaman hareket serbestîsi sağlamak amacıyla yerleştirilmiş kuş parçaları ve kısa veya uzun kol boyları ile farklı bir görünüm de kazandırılmıştır. Kısa olanları erkek uzun ve bol olanları ise kadınlar tarafından kullanılan bir iç giyim unsurudur.

90c56ba4-8113-4eea-9fbc-1f82e5b1c54c.jpg

Türk halk giyiminde kullanılan göynekler incelendiğinde, inceliği, hafifliği, teri emme özelliğine sahip olması ve en önemlisi esneme özelliği ile vücudun şeklini alması bakımından, göyneklerin yapımında genellikle ipek, ipek pamuk veya ipek keten karışımı liflerden elde edilen bürümcük adı verilen dokumalar kullanılmıştır. Anadolu’nun pek çok bölgesinde kullanılan göynekler, kumaş, giyim şekli, biçim, boyut, süsleme, cinsiyet farklılıkları gibi pek çok faktörün etkisiyle çeşitlenmiş ve farklı isimlerle adlandırılmıştır. Kütahya’da “al gömlek”, Çorum’da “heril gömlek”, “melez gömlek”, “kıvratma gömlek”, Aydın’da “köynek”, “göynek”, Manisa’da “iç gömlek”, “yanışlı gömlek”, Sivas’ta “satranç köynek” Samsun Vezirköprü’de “satrac gömlek”, Ankara Güdül’de “gömlek”, “göynek”, “iç gömleği” veya “tefi gömlek”, Konya'da "kıvratma göynek" Kocacık yöresinde “yenli gömlek”, Burdur’da göğnek” şeklinde yörelere göre farklılık gösteren göynek isimlerinden bazılarını oluşturmaktadır.

Anadolu’nun pek çok yöresinde kadın ve erkek gömleklerinde kullanılan kumaşlar benzerlik gösterirken küçük ayrıntılarda birbirinden ayrılmaktadır. Ham ipekten dokunmuş ince bürümcüklerin genç kız ve kadın çamaşırlarında, daha kalın olan ve ipeğe pamuk veya keten karıştırılarak dokunan bürümcüklerin ise erkek çamaşırlarında kullanıldığı yapılan araştırma sonucunda elde edilen önemli bir bulgudur. (Türk Halk Giyim Kuşamında Kullanılan Göynekler, Emine Koca-Tuba Vural, VII. Uluslararası Türk Kültürü Sanatı ve Kültürel Mirası Koruma Sempozyumu/Sanat Etkinlikleri, Bakü, Azerbaycan, 26 - 29 Haziran 2013, ss.275-284)

b6402730-bf73-42c9-b08f-056b1789c7af.jpg

Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisinde yayınlanan bir makaleye göre Konya'da kadınların kullandığı göynek iki çeşittir. "Bez göynek", günlük olarak kullanılır ve patiska, keten gibi kumaşlardan geniş ve kumaş eninin verdiği kadar kesilir. Genellikle omuzu dikişsiz kesilen göyneğe oyuntulu yakalardan sıfır yaka uygulanır ve göyneğin ön ortasında pat ya da yaka yırtmacı bulunur. Boyu kalça ile diz arasında değişen bez göyneğe takma kol veya takma kimono kol, kol altına katlanınca üçgen şeklini alan kare kuş parçaları yerleştirilir; kol boyu kısa ya da dirsek ile bilek arasında değişir.

Kıvratma göynek ise atlet olarak çıplak tene giyilir ve vücuda yapışacak şekilde dar ve kısadır. Genellikle oyuntulu yakalı, bazı örneklerin ön ortası yakadan başlayan yırtmaçlı, uzun ya da kısa kollu, boyu diz üstü ve diz altı arasında değişen uzunluklarda olan; pamuklu el dokuması kıvratma kumaştan yapılan, geleneksel kadın iç giyiminde yer alan giysidir. Yanı sıra sıkma, iç fanne ve tikolta gibi ilave şekiller de vardır.” (Konya İli Geleneksel Kadın İç Giyimlerinin Giyim Kültürü Açısından İncelenmesi, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 7 Sayı: 301, Mine YAYLA, Miyase ÇAĞDAŞ)

Konya’da benimde dahil olduğum kuşaktan insanlar birbirleriyle ilk kez tanışırken veya konuşurken yaş bilgileri gündeme gelir. Birbiriyle öğür akran olan erkekler kendi aralarında sohbet edip konuşurken tevellüt kaç diye sorulur. Yani doğum yılın nedir? diye sorulur ve eğer muhatap 2-3 yaş diğerinden büyük ise, "öğür sen benden 3 göynek fazla eskitmişsin" diye espri yaparlar.

8b2456ce-91ea-4c8c-8273-82a8982e2e4b.jpg

Şair ve yazar Tahir Sakman bir yazısında” Konya’da bir deyim vardır “gününde dizden aşşa göynek mi giyeceğiz” diye. Efendim bu göyneği, yerel söylemle “gıvratma göynek eski Konyalılar çok giyerdi ve bacaklara kadar uzanır, dizleri tutardı. Soğuklara karşı da bir önlem. Sert dokuma olması nedeniyle bu göyneği omuzlarınızla biraz oynatırsanız, sırtınızı da kaşır sizi başkasına muhtaç etmezdi. Göyneğiniz dizden aşşa değilse, parasızlıktan boyunu kısaltmışınız anlamı çıkar.” demektedir. (https://www.facebook.com/share/p/18pN36pznd/)

Şair ve Yazar İsmail Detseli 2002 yılında yazdığı “Eskiden Köydeki Giyim başlıklı” şiirinde “göynek”e şöyle değinmektedir. (https://www.facebook.com/share/p/1KusZGYkM2/)

Moriskin kumaştan bir donum var idi

Sağından ve solundan iki cepliydi

Kemerleri genişti paçalar dardı

Bizim pek düzenli elbisemiz yoktu

Paçalar kısaydı ta dize çıkardı

Annemiz yün ipinden çorap yapardı

Eskiyen yerlerine yama dikerdi

Yamalı olmayan bir elbisemiz yoktu

Sırtımızdaki Göynek yakasız mintan

İliği sağ yanında düğmesi soldan

Bolca odun taşırdık merkeple dağdan

Öyle rahatça bir yaşamımız yoktu

Sizin göyneğiniz ne hâlde?

Göynek ev içi bir kıyafet olup genelde dışarda giyilmez. Çocukken hatırlıyorum Araplar mahallesinde bazı çocuklar sokağa göynek ile çıkarlardı. Sosyal medyada yer alan bir yazımda 1970' li yıllarda Konya’da tanıdık bir isim olan meczup Gaga sokaklarda entari ile dolaştığını yazmıştım. Gaga lakaplı Seyit Mehmet Özserin yetişkin bir adam iken üzerinde bir beyaz gri karışımı bir entari göynek ile Araplar, Sedirler, Büyük Sinan, Keçeciler ve Karaciğan semtleri tarafında gezer dolaşır idi. Güya normal insanlar düzgün kıyafetle gezip dolaşırken böyle dolaşmanın hikmetinden sual edilmez. Göynek ile gezip dolaşan Gaga bizlere neyi söylemek istedi bilinmez. Rahmetli Gaga lakaplı Seyit Mehmet Özserin Tutup köyünden olup 1921 doğumludur. 1983 yılında vefat etmiştir. Kabri Yazıbelen (Tutup) köyündedir. 1985 yılında vefat eden Çumralı meczup Deli Nail lakaplı Nail Gocaer’de bazen göynek entari ile dolaşırdı. Allah her ikisine de rahmet eylesin. (https://www.facebook.com/share/p/1DTLgLQCnQ/)

20. yüzyılın başından itibaren hızlı bir geçiş sürecini yaşamakta olan toplumumuzda giysilerle ilgili olarak halkın sahip olduğu kültürel değerler ve kullandığı üretim tekniklerinin yerini kentsel kültürün modern anlam haritası ile yer değiştirdiğini görüyoruz. Göynek Halk giyiminin önemli bir parçası olarak kullanılmış ancak günümüzde yok olmaya yüz tutmuştur. Zaman içinde ev ekonomisi üretimlerin yerini alan hazır imalat iç çamaşırları, pijamalar ve giysiler çıktı. Sonra rahat giyim şekli olarak eşofmanlar ev içi hatta dış kıyafet olarak tercih edilir oldu. Bugün artık göynek nostaljik bir ürün haline geldi. Otantik ve doğal ürün imalatı yapan bazı işletmelerden göynek temin etmek mümkün. Konya Etnoğrafya müzesi ile yeni açılan Meram Belediyesi Şehir ve Yaşam müzesinde bulunan gelin, damat ve çocuk odasında Konya’dan derlenmiş orijinal göynek örneklerini görebilirsiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.