Mehmet Mert
HASAN KILCA’NIN HİZMET DEFTERİ..... BORÇ YOK, FAİZ YOK…
Geçtiğimiz günlerde Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın bir açıklaması dikkatimi çekti.
Başkan diyor ki:
“Borcumuz yok, faiz giderimiz sıfır.”
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Ekonomik sıkıntıların, tasarruf tedbirlerinin ve kamu kurumlarının borçlarının konuşulduğu bir dönemde bu açıklama öyle yabana atılacak bir açıklama değil.
Bir belediye düşünün…
Yol yapıyor, park yapıyor, tarihî eserleri ayağa kaldırıyor, kültüre, sanata, gençliğe ve insana yatırım yapıyor. Sonra da çıkıp hiçbir kuruma, bankaya veya şahsa borcunun olmadığını, faiz giderinin sıfır olduğunu söylüyor.
İnsan ister istemez soruyor.
Yahu nasıl oluyor bu iş?
Demek ki oluyormuş!
Demek ki kaynaklar doğru yönetildiğinde, hesabını kitabını bilen bir anlayışla hareket edildiğinde borçlanmadan da hizmet üretilebiliyormuş.
Karatay Belediyesi’nin 2027 yılı bütçesi 10 milyar 250 milyon lira. Bunun yaklaşık yüzde 59’u yatırım yapan müdürlüklere ayrılmış.
Az buz rakamlar değil bunlar.
Ama benim dikkatimi çeken bütçenin büyüklüğünden çok, belediyenin faiz ödemelerine kaynak ayırmak zorunda kalmaması.
Çünkü faize gitmeyen her kuruş, vatandaşın hizmetine ayrılabilecek bir imkândır.
Elbette her borç yanlış değildir. Bazen büyük yatırımlar için finansman gerekebilir. Ancak kendi öz kaynaklarıyla hizmet üreten, borç ve faiz yükü taşımadığını açıklayan bir belediyenin de hakkını teslim etmek gerekir.
Çünkü belediyenin kasasındaki para, başkanın değil milletin parasıdır.
İşte Hasan Kılca’nın ortaya koyduğu bu mali yönetim anlayışını o yüzden önemsiyorum.
Üstelik mesele yalnızca kasadaki para da değil.
Ben Hasan Kılca’yı ne zaman görsem ya bir mahallede, ya bir yatırım alanında ya da vatandaşın arasında görüyorum.
Bir bakıyorsunuz esnafla sohbet ediyor, bir bakıyorsunuz devam eden çalışmaları yerinde inceliyor.
Yani anlayacağınız, başkanın ayakkabısına toz değiyor.
Elbette bu çalışmaların arkasında işini bilen, emeğini ortaya koyan bir ekip de var. Başarıda doğru insanlarla çalışmanın, işi ehline vermenin, yani liyakatin payını da unutmamak gerekir.
Karatay’ın tarihî kimliğini düşündüğümüzde bu çalışmalar daha da anlam kazanıyor.
Çünkü Karatay sıradan bir ilçe değil.
Selçuklu medeniyetinin izlerini taşıyan, Mevlânâ’nın hatırasıyla yaşayan, hanlarıyla, camileriyle, medreseleriyle Konya’nın hafızasında önemli bir yere sahip olan kadim bir yerleşim.
Böyle bir ilçede belediyecilik yalnızca yeni binalar yapmak değildir. Geçmişin emanetini koruyarak geleceği inşa etmektir.
Obruk Hanı’nın ihyası, tarihî dokunun korunması ve eski yapıların yeniden hayat bulması bu anlayışın önemli örneklerinden.
Bir taraftan tarihî miras korunurken diğer taraftan kütüphaneler, kültür merkezleri, gençlere yönelik çalışmalar ve sosyal yaşam alanlarıyla Karatay’ın bugünü de şekilleniyor.
bir yazar olarak kültüre ve sanata verilen önemi ayrıca kıymetli buluyorum.
şehir dediğiniz yalnızca asfalt, beton ve kaldırımlardan ibaret değil.
Bir şehrin ruhu olmalı.
Kitabı, sanatı, kültürü, hafızası olmalı.
Yahu bir çocuğun kitapla buluşmasına, bir gencin sanatla tanışmasına vesile olmak az iş midir?
Bence değildir.
Yollar insanları bir yerden başka bir yere götürür, kültür ve sanat ise insanı kendi medeniyetine götürür.
Karatay’daki çalışmaların değerli taraflarından biri de tarihî kimlikle bugünün ihtiyaçlarını bir arada düşünme gayreti.
Tabiri caizse Hasan Kılca, Karatay’ı Karatay yapan değerleri koruyarak geleceğe taşımaya çalışıyor.
Şimdi bütün bunları yan yana koyduğumuzda asıl mesele daha iyi anlaşılıyor.
Bir belediye hem tarihine sahip çıkıyor hem insana yatırım yapıyor hem de borçsuz ve faiz gideri olmayan bir mali tablo ortaya koyduğunu açıklıyor.
Elbette her şey dört dörtlük müdür?
Değildir.
Eksikler de vardır, vatandaşın beklentileri de.
Zaten bizim görevimiz yapılan iyi işleri takdir ederken eksikleri de konuşabilmek.
Kim yaparsa yapsın, hangi siyasi görüşten olursa olsun…
İyiye iyi, yanlışa yanlış diyebilmeliyiz.
Hasan Kılca’nın açıkladığı borçsuz belediyecilik anlayışını da bu çerçevede değerlendiriyorum. Elbette bu mali tablonun şeffaf ve denetlenebilir verilerle desteklenmesi de önemlidir.
Çünkü kamu yönetiminde güven, yalnızca söylenen sözle değil, o sözün hesabının verilebilmesiyle güçlenir.
Bugün Karatay’da ortaya konulan bu anlayışın diğer belediyelerimiz için de örnek olmasını temenni ediyorum.
Hasan Kılca’nın ve emeği geçen çalışma arkadaşlarının gayretini takdir etmek gerekir.
Nihayetinde makamlar gelip geçer, başkanlar değişir.
Ama milletin emanetine sahip çıkılarak yapılan hizmetler ve insanların gönlünde bırakılan güzel izler kalır.
Asıl maharet, milletin parasını faize kaptırmadan, israf etmeden, yine milletin hizmetine dönüştürebilmektir.
Kalın sağlıcakla…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.