Bir Rektörlük Projesinden Fazlası: Konya Teknik Üniversitesi İçin Savunma Sanayii Vizyonu

Üniversitelerde rektör adaylığı süreçlerinde birçok proje, hedef ve vaat kamuoyunun gündemine geliyor. Ancak önemli olan, ortaya konulan vizyonun yalnızca “ne yapılacağını” değil, nasıl yapılacağını, hangi sürede gerçekleştirileceğini ve üniversite ile şehre ne kazandıracağını da ortaya koyabilmesidir

Konya Teknik Üniversitesi 2026–2030 dönemi rektör adayı Prof. Dr. Mustafa Tolga Çöğürcü tarafından hazırlanan “Konya Teknik Üniversitesi Savunma Sanayii Stratejik Yol Haritası”, bu açıdan dikkate değer ve kamuoyuyla paylaşılmayı hak eden kapsamlı bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Burada önemli bir hususun da altını çizmek gerekir: Bu köşede herhangi bir aday lehine veya aleyhine tutum alınmamaktadır. Rektörlük sürecinde diğer adayların da üniversiteye, Konya’ya ve ülkemize yönelik projelerini gazetemize ulaştırmaları hâlinde, söz konusu çalışmalar da aynı anlayışla incelenecek, değerlendirilecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır. Amacımız isimleri değil; üniversitenin geleceğine ilişkin fikirleri, projeleri ve vizyonları tartışmaya açmaktır.

Çöğürcü’nün hazırladığı belgede yalnızca üniversitenin akademik geleceğini ilgilendiren bir proje ortaya konulmuyor. Konya sanayisini, öğrencileri, akademisyenleri, Teknokent’i, organize sanayi bölgelerini ve Türkiye’nin savunma sanayii ekosistemini aynı hedef etrafında buluşturmayı amaçlayan bir model öneriliyor. Belge, 2026–2030 dönemi için hazırlanmış durumda.

Üniversite kampüsün dışına çıkacak

Projenin dikkat çekici taraflarından biri, üniversiteyi sadece eğitim veren ve bilimsel yayın üreten bir kurum olarak değil, şehrin teknolojik ve ekonomik dönüşümüne doğrudan katkı sağlayan bir aktör olarak konumlandırması.

Yol haritasının temel hedefleri arasında Konya Teknik Üniversitesi’ni savunma sanayiinde test, belgelendirme, Ar-Ge ve nitelikli insan kaynağı merkezi hâline getirmek; Konya sanayisinin savunma sanayii tedarik zincirine entegrasyonunu hızlandırmak ve üniversite-sanayi iş birliğini bireysel ilişkilerden çıkararak kurumsal bir sisteme dönüştürmek bulunuyor. Konya’nın güçlü bir üretim ve imalat altyapısı var. Ancak savunma sanayiinde yalnızca iyi üretim yapmak yetmiyor. Belgelendirme gerekiyor, akredite test altyapısı gerekiyor, hassas ölçüm gerekiyor, nitelikli insan kaynağı ve sürekli Ar-Ge gerekiyor. Hazırlanan çalışmada da Konya’nın önündeki temel sorunlar arasında belgelendirme eksiklikleri, akredite test altyapısının yetersizliği, nitelikli insan kaynağına erişimde yaşanan güçlükler, Ar-Ge kapasitesinin sınırlılığı ve üniversite-sanayi iş birliğinin yeterince kurumsallaşamaması gösteriliyor. Çöğürcü’nün projesinin temel iddiası ise Konya Teknik Üniversitesi’nin tam olarak bu boşluğu doldurması.

Sanayici üniversitede kapı kapı dolaşmayacak

Bunun için öngörülen ilk önemli adımlardan biri, doğrudan rektörlüğe bağlı bir Savunma Sanayi Koordinatörlüğü kurulması. Amaç oldukça açık: Bir sanayici üniversiteye geldiğinde hangi fakülteye, hangi laboratuvara veya hangi akademisyene başvuracağını araştırmak zorunda kalmayacak.

Tek bir muhatabı olacak.

Dahası, sanayiden gelen taleplerin 48 saat içerisinde cevaplanmasını sağlayacak bir iletişim protokolü oluşturulması planlanıyor. Üniversitenin laboratuvar, proje ve akademik yetkinliklerinin de tek bir envanterde toplanması öngörülüyor. Üniversite-sanayi iş birliğinin önündeki sorunlardan biri zaten çoğu zaman fikir eksikliği değil, doğru kişiyle doğru kurumun zamanında buluşamamasıdır. Bu koordinatörlük etkin biçimde işletilebilirse KTÜ ile Konya sanayisi arasında kalıcı bir köprü kurulabilir.

Test için başka şehre gitmeyen bir Konya

Projenin ikinci önemli ayağını laboratuvarlar oluşturuyor. Malzeme karakterizasyonu, elektromanyetik uyumluluk ve mekanik test laboratuvarlarının ISO 17025 kapsamında akredite edilmesi, ilk yıl içerisinde en az iki laboratuvarın akreditasyonunun tamamlanması hedefleniyor. Daha ileri aşamada ise metal eklemeli imalat, hassas ölçüm ve boyutsal doğrulama, tahribatsız muayene, ısıl işlem ve yüzey işlemleri, elektronik kart üretimi ve testi, çevresel testler ile malzeme karakterizasyonunu kapsayacak Bölgesel İleri Üretim ve Test Altyapı Merkezi öngörülüyor.

Bunun ekonomik anlamı son derece önemli.

Konya’daki bir firma ürettiği parçayı ölçtürmek, test ettirmek veya doğrulatmak için sürekli Ankara’ya, İstanbul’a ya da başka merkezlere göndermek zorunda kalmazsa hem zaman hem de maliyet açısından önemli avantaj elde eder. Böyle bir yapı kurulabilirse KTÜ laboratuvarları yalnızca akademik araştırmaların yürütüldüğü alanlar olmaktan çıkarak Konya sanayisinin üretim ve teknoloji altyapısının bir parçası hâline gelebilir.

Belgelendirme de Konya’da yapılabilirse…

Savunma sanayiinin kamuoyunda çok fazla konuşulmayan ancak firmalar açısından son derece önemli bir tarafı da belgelendirme süreçleridir. Projede AS9100, ISO 27001, ISO 14001, ISO 45001 ve NATO AQAP gibi standartlarda eğitim, danışmanlık, denetim ve belgelendirme kapasitesi oluşturulması hedefleniyor. Üniversite bünyesinde bir Savunma Sanayi Kalite ve Belgelendirme Merkezi kurulması, akademisyenlerin başdenetçi olarak yetiştirilmesi ve ilk yıl içerisinde en az beş akademisyenin uluslararası geçerliliği bulunan farklı standartlarda başdenetçi sertifikasına sahip olması planlanıyor. Devamında TÜRKAK ve uluslararası akreditasyon süreçlerine girilerek üniversitenin bu alanda resmî yetkinlik kazanması hedefleniyor. Bu gerçekleştiğinde Konya firmalarının test, denetim ve belgelendirme için şehir dışına bağımlılığının azaltılması mümkün olabilir.

Öğrenci bu projenin neresinde?

Bana göre bir üniversite projesinin asıl ölçütlerinden biri de öğrenciye ne kazandırdığıdır.

Hazırlanan yol haritasında öğrenciler önemli bir yere sahip.Savunma teknolojileri alanında tezli ve tezsiz yüksek lisans ile doktora programlarının açılması, ders içeriklerinin sektör temsilcileriyle birlikte hazırlanması ve sektörün deneyimli mühendislerinin eğitim süreçlerine katılması öngörülüyor. Bunun yanında savunma sanayiine yönelik staj programları, Teknofest ve benzeri yarışmalara destek, firmaların gerçek ihtiyaçlarından hareketle hazırlanacak bitirme projeleri ve öğrenci-firma eşleştirmeleri planlanıyor. Amaç öğrencinin mezun olduktan sonra sanayiyi tanımaya başlaması değil; daha öğrenciyken gerçek sanayi problemleriyle karşılaşması ve sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle yetişmesi. Bu başarılabilirse KTÜ mezunlarının savunma sanayii istihdamındaki payının artması da doğal bir sonuç olacaktır.

Teknokent’te savunma girişimciliği

Çalışmanın bir başka dikkat çekici başlığı ise girişimcilik.

Konya Teknokent içerisinde savunma teknolojilerine odaklanan özel bir kuluçka alanı kurulması; insansız sistemler, siber güvenlik, askerî yazılım ve simülasyon gibi alanlarda çalışan girişimlerin desteklenmesi öngörülüyor.

Hedef oldukça iddialı: Dört yıl içerisinde Teknokent’te savunma alanında faaliyet gösteren firma sayısını en az üç katına çıkarmak. Bunun yanında ASELSAN Konya, TUSAŞ Konya ve bölgedeki KOBİ’lerle ortak Ar-Ge çalışmalarının geliştirilmesi ve her yıl en az bir ortak Ar-Ge projesinin başlatılması da hedefler arasında. Yani model yalnızca mevcut firmalara hizmet vermeyi değil, üniversitenin içinden yeni teknoloji girişimleri ve yeni şirketler çıkmasını da amaçlıyor.

İlk altı ayda ne yapılacak?

Bir strateji belgesinin ciddiyetini artıran unsurlardan biri uygulama takvimidir.

Bu yol haritasında başlangıç dönemi de ayrıca planlanmış.

İlk altı ay, kuruluş, envanter ve ilk temas dönemi olarak tanımlanıyor.

Üniversitenin laboratuvarlarının, cihazlarının, öğretim üyelerinin proje, yayın, patent ve uzmanlıklarının tespit edilerek “KTÜ Savunma Sanayi Kabiliyet Kataloğu” hazırlanması planlanıyor. Konya OSB, Beyşehir OSB ve çevredeki işletmelerin üretim kabiliyetleri, makine parkları, belgelendirme durumları ve ihtiyaçları incelenecek. Aynı dönemde Savunma Sanayii Başkanlığı, ASELSAN Konya, TUSAŞ Konya, ROKETSAN, HAVELSAN ve STM ile görüşmeler yapılması ve ilk altı ayın sonunda en az iki kurumla çerçeve iş birliği protokolünün imzalanması hedefleniyor.

Bu yaklaşım önemlidir.

Çünkü “yapacağız” demenin ötesine geçip, görevin ilk aylarında hangi işlerin yapılacağına ilişkin somut bir başlangıç takvimi ortaya koyuyor.

Dört yılın sonunda hedef daha büyük

Yol haritasının nihai amacı birkaç laboratuvar kurmak ya da birkaç protokol imzalamaktan ibaret değil. Üniversitenin uluslararası geçerliliğe sahip tam yetkili savunma sanayii belgelendirme merkezine dönüştürülmesi, savunma sanayii ihtisaslı yeni bir Teknokent yapılanması için resmî başvuruların yapılması, uluslararası savunma sanayii iş birlikleri ve ihracat destek ofisinin kurulması, laboratuvarların NATO ve uluslararası standartlarda akreditasyonlarının tamamlanması gibi daha ileri hedefler bulunuyor.

Nihai hedeflerden biri ise özellikle dikkat çekici:

Konya’nın savunma sanayiinde bölgesel bir tedarikçi ve belgelendirme merkezi hâline gelmesi. Ayrıca kurulan yapıların yalnızca kamu kaynaklarıyla ayakta kalması değil; test, ölçüm, danışmanlık ve belgelendirme faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle zaman içerisinde sürdürülebilir bir modele dönüştürülmesi düşünülüyor.

Mesele isimlerden önce projeleri tartışabilmek

Elbette bir strateji belgesinde hedeflerin yazılması ile bunların tamamının hayata geçirilmesi aynı şey değildir. Finansman imkânları, mevzuat, YÖK süreçleri, akreditasyon şartları, kamu kurumlarının yaklaşımı ve savunma sanayii şirketlerinin iş birliği iradesi uygulama aşamasında belirleyici olacaktır. Bu nedenle herhangi bir rektör adayının projesini değerlendirirken yalnızca vaatlere değil, uygulanabilirliğine, takvimine, finansmanına ve ölçülebilir sonuçlarına da bakmak gerekir.

Prof. Dr. Mustafa Tolga Çöğürcü’nün hazırladığı savunma sanayii yol haritasının dikkate değer tarafı, üniversite ile Konya sanayisini aynı stratejik hedef etrafında buluşturmaya çalışmasıdır. Eğer ortaya konulan hedefler gerçekleştirilebilirse bundan yalnızca Konya Teknik Üniversitesi değil; öğrenciler, akademisyenler, sanayiciler, teknoloji girişimcileri ve nihayetinde Konya ekonomisi fayda sağlayacaktır.

Ancak asıl kazanım belki de başka bir noktada olacaktır: Rektörlük süreçlerini yalnızca isimlerin konuşulduğu bir yarış olmaktan çıkarıp projelerin, hedeflerin ve üniversitenin geleceğinin tartışıldığı bir zemine taşımak. Bu nedenle tekrar ifade edelim: Konya Teknik Üniversitesi rektörlüğü için aday olan diğer isimlerin de proje ve yol haritalarını gazetemize ulaştırmaları hâlinde, bu çalışmalar da aynı objektif yaklaşım ve değerlendirme anlayışıyla kamuoyuna aktarılacaktır. Çünkü üniversitenin geleceği açısından önemli olan, kimin daha çok konuşulduğundan çok, kimin ne önerdiğini ve önerdiğinin Konya Teknik Üniversitesi’ne ne kazandıracağını tartışabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.