İsmail Detseli
Orucun geldiğini şehir ayaklılar bilir
Yaz Ramazanlarından bir hatıra.
Bir arkadaşım anlattı, geçenlerde bu ramazan için fıkra araştırdığımı söyleyince, “Yaz Ismayıl ağa, sana gözel bir fıkra ağnadayım dedemden” dedi.
Konyamız’ın hemen kıyıcığı sayılacak bir köydeniz biliyorsun gelse gelse Gonya’ya 25-bilemedin 30 km gelir.
Bundan yıllar yıllar önce bir yaz günü imiş, oruç ayı bekleniyor sabırsızlıkla… Dedem babamı bize 6-7 km olan köye gönderip “Oğlum şu iremezan ayı na’zaman başlayormuş, bir sor da gel. Filan köydeki Goca İbram ağangil’e… Onnar ne de olsa şeher ayaklılar haberleri olur” demiş.
Babam getmiş. Dimek ki o zamanların adamları çok saf okuma yazmaları da yoğumuş. Getmiş bubam… İbram ağa, “iki gün sonra iremezan başlayacak ona göre oruca başlayın” demiş.
Bubam dönmüş, denilen gün başlamışlar oruca. Ekin harman derken, çalışma bol. Radyo yok, haberleşme yok, adamlar daima kırda, ekin işlemekle, harmanda düğen sürmekle uğraşıyorlar. Günden aydan haberleri yok. Ramazan’ın başlangıcını sormuşlar amma ne zaman bitecek onu da bilmiyorlar.
Ninem irahmetlik dedeme “İremazan bitmedi mi gıy, herif! Çoktandır oruç dutarız bi soruştur hele bakayım, telef olacak uşaklar yahu” deyince, yine dedem bubamı göndermiş. “Oğlum ibrehem şu aşağı köylü goca ibrama get bir daha sor, oruç daha çok muymuş bayram gününü öğren de ona göre dutalım orucu, onnar şeher ayaklılar, habarları vardır” demiş.
Gitmiş bubam yine İbram Emmi’ye “emmi bubam şurda gırda, ekin biçer. Beni gönderdi oruç daha çok mu diye soruyor” deyince, bubamın adı da ibram olduğundan o emmi “gel gara ibramım gel böğün bayramın üçüncü günü oldu gel, sufra ortada garnını doyur get de adamlar aç susuz durmasınlar, gırın başında” der ve bubamı geri gönderir. Onlar da üç gün fazladan tuttukları oruçlarını açıp bayram ederler, ettilerse.
“Ha aklıma gelmişken bir de ninemden o yıllara ait hatıra ağnadayım” dedi. Bu da çok ilginç bir hatıra.
Evin böyük hanımı olan ninesi rahmetlik insanlar hep insan gücü ile yapılan işlerden yorgun düşmüşler. Bunun için bir gece sahura azıcık geç kalkmışlar. Günler uzun, iş bol… Yaz günü yemek yemeseler bile birazcık su içmeleri lazım. Bakmış ortalık aydınlıyor ninem o günkü aklı ile şöyle demiş ev halkına:
-“Gelin uşaklar şu harıma girin (evin karanlık bir hariciye odası) Burada garanlıkta gözelce sularınızı için oruca başlayın yoğsam ağşamlar olmaz valla…
“Aklınca işi çözmüş” diyerek güldürdü bizleri.
Bunlar hepsi gerçek… Yaşanmış hikayeler… Hepsi nur içinde yatsın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.