İsmail Detseli
Odunumun parası
Hani dilimizde Anadolu da çok kullanılan bir söz vardır inat adamlar için. Yahu adam hala odunumun parası diyor diye işte o hikâyenin aslı şudur.
Bir zamanlar dağdan odun taşıyıp şehirde satan monoton hayat yaşayan bir adam varmış. Yine böyle bir gün Eşeğine odun yüklemiş şehre satmaya giderken yol kenarında hastalıktan kıvranan bir adama rastlamış adam şöyle bir kır gezisine çıkmış. Fakat aniden karnına bir ağrı girmiş hastalanmış kıvranmakta oduncuyu görünce Allaha şükür işim rast gitti diye sevinmiş. Hasta olduğu için parayı pulu da çok önemsemiyor, oduncuya nereye gittiğini sormuş, oduncu odunlarını satmak için şehre gideceğini söylemiş. Adam bu merkep yükü odunun ücreti kadar para vermeyi odunu oracığa yıkıp kendisini şehre götürmesini söylemiş.
Ama oduncu inat ve cahil “iyi ama ben buraya odunları yıkarsam odunumun parası ne olacak”
Söyle haaa odunumun parası ne olacak dermiş.
Yukarıda da belirttiğim gibi bu söz inatçı adamlar için çok söylenir. Adam hala odunumun parası diyor derler. Hasta adam iyice çileden çıkmış. Ve be adam ben hastalandım beni şehre götür bırak sonra tekrar geriye gel bu odunlarını eşeğine sar götür şehre sat odununda parasını al demiş. Adam yine de bir hayli düşünmüş.
Ama sonunda bu işe razı olmuş. Bakalım bu Ozan İsmail oduncuya ne yazmış kıssadan hisseyi dinleyelim.
*/*/*
Bilgisizce bir konuda asla inat edilmez
İnat olan insana zorla fikir verilmez
*/*/*/
Bir zamanlar orta zenginlikte ki bir adam
Der ki kırlara çıksam şöyle biraz dolaşsam
*/*/*/*
Dolaşıp geziyorken sere serpe kırlarda
Kıvrılmış yol kenarına karnında ağrıyla
*/*/*/*
O haliyle yorgun argın kenarda yatarken
Çaresiz etrafına üzgün üzgün bakarken
*/*/*/*
Ne görsün bir adam gelir odun yüklü eşekle
Odununu satmak için gidiyormuş şehire
*/*/*/*
Yanına gelen oduncuyla selamlaşırlar
Birbirine bakarak göz göze tanışırlar
*/*/*/*
Derki, hasta odun yüklü eşek ile nereye
Kardaş odunu satmaya gidiyorum şehere
*/*/*/
Aman kardeşim ben burada çok hasta oldum
Karnıma ağrı girdi acıdan kıvrıldım kaldım
*/*/*/*
Bu odunu sen şehirde kaça satacaksın sen
Derki her gidişte bir lire alırım yükünden
*/*/*/*
Tamam, yık şuraya odunu beni götür şehire
Hem dua edeyim sana hem vereyim bir lire
*/*/*/*
Tamam kardaş anlaştık olmaz bundan alası
İyi amma ne olacak benim odun parası
*/*/*
Adam oduncuya derdi izaha çalışır
Yine ayni odun parasıyla karşılaşır
*/*/*/*
Yeter be inat etme beni götür şehire
Gel odunu sar götür ondanda al bir lire
*/*/*/*
En sonunda zoraki ikna eder adamı
Eşekle gider şehre yağlamadan tabanı
*/*/*/*
Adam kalan odunu satmış mıdır bilinmez
Herkes anladı kıssayı nasıl hisse alınmaz
*/*/*/*
Altın yapsan eşeğin sırtındaki yükünü
Eşek yine eşektir değiştirmez kökünü
*/*/*/*
Ozan İsmail der ki besle evinde bir at
Yerden yere batırır insanı kuru inat
*/*/*/*
Evinde varsa saygılı eşine sadık avrat
Ondan doğar dünyaya hayırlı birer evlat
*/*/*/*
Hadi Ozan İsmail kırk yılda bir avrat lafına bak
Nedecen elin üç oğlak beş keçisini iç kahveni keyfine bak
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.