Hilalalem
Sosyal Medyanın Karanlık Yüzü: Kolay Para Kazanma Hırsı..!
hayvanların insan olarak yaratılmadıkları için Allah'a
şükrettiği bir çağdayız.
dünyanın yok olacağını düşünüp mars'a kaçmaya çalışanlar ile bahçesinde domates yetiştirme hayali olanlar aynı dünyada yaşıyor artık. sen o sırada otobüse binip efendi efendi işine gidiyor, ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek zorunda kalıyorsun.
kotu.
"kötü" tek başına yetersiz kaldı, kabul. aslında korkunç bir
"Sosyal çürüme" demeliydim bu duruma.
Herkesin 1 koyup 10 kazanma isteği, sosyal medyanın gerçek değerini ve etkileşim amacını sıklıkla gölgede bırakır. Kolay para kazanma hırsı, bazı kişileri etik ve ahlaki sınırların ötesine taşıyan yolları denemeye iter. Özellikle son zamanlarda, bu hırsın kara para aklama girişimlerine dönüştüğüne dair haberler sıkça duyuluyor.
Ancak, isim vermemek adına belirli kişilerden bahsetmek etik olmadığı için, genel bir uyarıda bulunmak daha anlamlıdır. Sosyal medyanın bu tür suistimallere açık olması, masum kullanıcıları kandırma ve dolandırma tehlikesini de beraberinde getirir. Bu durum, toplumun genel güvenini sarsabilir ve sosyal medyanın gerçek potansiyelini kullanıcılar için gölgelenebilir hale getirebilir.
Bu noktada, toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek önemlidir. Sosyal medya platformlarını doğru ve etkili bir şekilde kullanmak, kolay para kazanma hırsının getirdiği riskleri en aza indirebilir. Aynı zamanda, adaletin tecelli edeceğine olan inanç, toplumun bu tür durumlarla daha etkin bir şekilde başa çıkmasına yardımcı olabilir.
Yeniçağda paranın gittikçe artan bir kuvvet oluşu, ahlak mukavemetinin gittikçe azalmasındandır.
İnsanoğlu çaba sarf etmeden kazanmayı, kolay yoldan zengin olmayı, günahlarının çokluğuna bakmadan cennete girmeyi umar. Hâlbuki bu fani dünyada bile çaba sarf edilmeden kazanılandan hayır gelmezken ahiret yurdu için hiç çaba sarf etmeden bir cennet umudu taşımak hayallere bile sığmayacak bir ahmaklığı ifade etmez mi?
Kolay yoldan kazanma hissiyatında olan insan bunun için kumarla zengin olmayı, hazine avcılığı ile servet elde etmeyi, hırsızlıkla şah olmayı umar oysa alınteri olmayandan kişi sadece bela ve musibetten başka birşey elde edemez.
Bu ifademizin bir tezahürü olarak halk dilinde şöyle bir deyim söylenir:
“Bedava peynir fare kapanında olur”
Bu gerçeğin bir yansıması olarak İslam’da emeğe dayanmayan yollar hoş karşılanmamış ve birçoğu haram kapsamına alınarak Müslümanlara yasaklanmıştır. Nitekim Allah Resulü s.a.v’ de ashabına şu tavsiyede bulunmuştur:
“Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir. Allah’ın Peygamberi Dâvûd aleyhisselâm da kendi elinin emeğini yerdi.”
Parayla gıda alınır, iştah alınamaz. İlaç alınır fakat sağlık alınamaz. Eğlence alınır fakat neşe alınamaz. Boş vakit alınır fakat huzur alınamaz. Hizmetçi alınır fakat sadakat alınamaz. Kabuk alınır da çekirdeği alınamaz.
Bu düşüncenin bir neticesi olarak bugün Allah Resulü s.a.v’ in ifade ettiği şu toplumlardan olduk:
“İnsanlara öyle bir zaman gelir ki, kişi malı helâlden mi, haramdan mı aldığına hiç aldırmaz.”
Öylesine dünyaya meyil ettik ki; sanki dünyada bizden önce hiç kimse yaşamamışta bizlere örnek gösterilmemiş gibi!
Oysa bu dünya ne Karunları yerin dibine batırdı, ne firavunları boğdu!
Sen zannediyorsun ki, ben dünyada baki kalacağım! Hayır! Sende senden öncekiler gibi toprak olup unutulup gideceksin! Senden geriye övündüğün malın, mülkün, makamın kalacak!
Tabi ki sözlerim düşünen ve inanan insanlar için
Vesselam…(:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.