Hayal midir bize hayatı sevdiren, yoksa gerçekler midir bizi hayal kurmaya iten?

Yokluğun zor olduğunu bilirim. Bazen ekmeğinin yanında katığın olmaz, bazen başını yıkamaya sabunun. Üzerinde başkalarının hatıraları kokan kıyafetler yokluğun vücuduna yosun bağlamış halidir. Ayağındaki pabucunun yıpranmışlığı kadar koyar içine yokluk. Huzurun da yokluğu vardır. Mesela yüreğini parçalayan sevgi yoksunluğu gibi, kendini bulamamanın vermiş olduğu yorgunluk gibi, cesaretinin kırgınlığı ile hayallerine vurduğun gem gibi.

Ben en çok hayallerime küsmekten korktum, en zor zamanlarımda hayallerime sarılarak avuttum kendimi. Hayallerim öyle dik yokuşlarda oldu ki ulaşamayacağımı bile bile kurdum onları. Ağladığımda güldüğümü hayal ettim, yalnız kaldığımda büyük ve kalabalık bir ailede yaşadığımı hayal ettim, sevgisizlikten kurduğumda evin en çok sevilen yaramaz kızı olarak hayal ettim kendimi hep. Ben başıma gelen olumsuzlukların tam tersini hayal ederek hayata tutundum.

Bir gün gerçek olur diye kurduğum hayaller de oldu elbet, fakat insanları tanıdıkça hayallerimin zihnimde kalmasının beni daha mutlu ettiğini anladım. Gerçek olması imkansız olanın zihnimde gerçeğe yakın mutluluğuna daha aşinaydım, çünkü orada karşılığı istenmeyen, hesaplardan uzak beklentimi karşılayan bir duygu vardı.

Hayallerimi yüreğime hiç yük etmedim. Neden gerçekleşmiyor diye de yakınmadım. Bazen kendimden dahi hayallerimi gizledim. Belki de insanlardan önce ben kendime deli derim diye gizledim. Oysa en güzel en masum güzellikti hayal dağının eteklerinde.

Artık hayal ile gerçeğin arasına bir perde çekmiş ben varım. İki boyutlu dünyamda uyumlu bir rota belirlemeyi başardığımı görüyorum. Öğrendiğim yeni bilgi ve tecrübelere istinaden sıfır beklenti içinde anın tadını çıkarmanın verdiği huzuru kokluyorum. Evet, tam da olmak istediğim yerde ve zamandayım. Bana verilmiş ömrün varlığına şükrediyorum ve yanında kıymetli olduğum insanlarla yoluma devam ediyorum.

Daha ne kadar zamanım var? Daha ne kadar hayal kurabilirim? Şimdilik bu bilgiler bana kapalı olsa da ben anın ve bana verilenin kıymetini en büyük nimet olarak görüp yoluma çıkan taşları toplayıp yerine güller dikerek ilerliyorum.

Vesselam..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.