Konya Şehir Merkezindeki Tarihi Çeşmeler Alarm Veriyor
Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz gazetemize yaptığı açıklamada Konya şehir merkezinde yer alan tarihi iki çeşmenin kör tapalı hale geldiğini açıkladı. Aziziye Mahallesi'ndeki tahrip edilen tarihi çeşmeler hakkında şu bilgileri aktardı.
Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz gazetemize yaptığı açıklamada Konya şehir merkezinde yer alan tarihi iki çeşmenin kör tapalı hale geldiğini açıkladı. Aziziye Mahallesi'ndeki tahrip edilen tarihi çeşmeler hakkında şu bilgileri aktardı.

Tarihi Üçler mezarlığına yakın bir noktada bulunan Gildan Dede çeşmesi ile Akçeşme ilkokuluna yakın bir noktada olan İsmail Ağa çeşmesinin musluklarının kimliği belirsiz kişiler tarafından kırıldığı görülmektedir.
Bu çeşmeler tüm Konya'ya mal olmuş ve kent belleğinde yer tutmuşlardır. Saha çalışmaları kapsamında daha önce de bu iki tarihi çeşmenin tahrip edildiğini tespit etmiştim. Kamuoyuna yaptığım açıklamalar ile her iki çeşme Karatay Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından İsmail Ağa çeşmesi ve gildan dede çeşmesi 2023-2024 ve 2025 yılları arasında iki kez tamir edilmişti. Bu çeşmelerin tekrar susuz ve kör tapalı duruma düşmesi üzüntü vericidir. Bu tür negatif gelişmeler tarihi eserlere ve kültürel mirasımıza bir saygısızlıktır.

Tarihi miras unsuru olan İsmail Ağa çeşmesi 1901 yılında yapılmış ve 125 yıllık bir eserdir. Tarihi Çukur camiinin istinat duvarında yer almaktadır. Gildan dede çeşmesi ise 102 yıllık bir eser olup 1924 yılında yaptırılmıştır. Üçler mezarlığı giriş kapısına 100 metre ötededir.
İsmail Ağa çeşmesi 1901 yılında yaptırılmıştır
Tarihi İsmail Ağa çeşmesi hakkında şu bilgileri verdi: “Kitabesine göre 1901 yılında Konya eşrafından Hacı Velizade İsmail Ağa tarafından yaptırılan İsmail Ağa çeşmesinin Akçeşme ilkokulu ile Mengüç caddesinin giriş kısmında yer aldığını ve Çukur caminin bahçe istinat duvarına bitişik vaziyette kullanımda olan tarihi bir çeşmedir. Dikdörtgen formunda düzgün Sille taşı ve Gödene taşından yapılmış sokak çeşmesidir. İki sütun üzerinde kaide ve alınlık yer almaktadır. Gülbezek formlu kurna üzerinde su taşlık kısmı ve üzerinde kemer ve iki satırlık kitabesi yer almaktadır. Çeşmenin kitabesinde ise ‘Hacı veli zade el hac İsmail Ağa'nın hayratı, 1901’ yazılıdır.” Mengüç caddesinin alt tarafında bulunan tarihi çeşmenin susuz hali cami cemaati ve yerli yabancı turistler tarafından şaşkınlıkla karşılanmaktadır.

Gildan Dede Çeşmesi 1924 yılında yaptırılmıştır
Karatay ilçesine bağlı Aziziye Mahallesi Topraklık Caddesi üzerindeki çeşme, 1924 yılında inşa edilmiştir. 102 yıllık çeşme sivri teğet kemerli bir sokak çeşmesidir. Muntazam kesme taştan duvara bitişik olarak yapılmış tek lüleli bir çeşmedir. Önünde sekileri ve yalağı mevcuttur. Ayna taşı, merkezden kenara doğru dilimlidir. Üzerinde taslık bulunur. Taslığın iki yanında rozet şeklinde çarkıfelek motiflerine yer verilmiştir. Çeşme Gödene taşından yapılmıştır.

Çeşme aynalığınin üzerinde yer alan kitabesinde: “Sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât tarafından inşâ’ına azmedilen Gildan Dede/Çeşmesi bi-lütfihi Te’âlâ hitâm buldu Cenâb-ı Hak bu gibi âsâra teşebbüs ve yardım/edenlerin ömürlerini müzdâd eylesin âmin 1340-Zi’l-hicce 1342” satırları okunmaktadır. Kitabede yer alan "ömrü müzdad" olsun şeklinde anonim bir dua yapılmıştır. Tarihi çeşmenin önünün saksılar ile kapatıldığı ve etrafına oturma grupları konulması enteresan bir durumdur. Üçler mezarlığına yakın olan otoparkın başında yer alan çeşmenin bu durumu yerli ve yabancı turistler için olumsuz bir görüntü oluşturmaktadır.

Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz açıklamasını şu değerlendirme ile tamamladı. Tarihi çeşmeler Konya'ya değer katan tarihi ve kültürel eserlerin başında gelmektedir. Sosyolojik olarak mahalle demek çeşme demektir. Tarihi eserler kendi başına terkedilmiş bir aksesuar değildir. Vakıf eseri olmaları ve Allah rızası için yapılmış bir hayrat eseri olmaları nedeniyle tüm topluma ait kolektif bir eserdir. İsmail Ağa çeşmesine ve Gildan dede çeşmesine bu çeşmelere tanıtıcı dijital barkot konulmalı ve tahribatlardan korumak için kamera kontrolü yapılmalıdır.
Bu bağlamda tarihi eserlere zarar verenlere karşı mevzuatımızda bulunan hukuki yaptırımlar uygulanmalıdır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65. maddesine göre tarihi eserlere zarar verenler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır maddesi uygulanmalıdır. Hapis cezasının yanı sıra 5.000 güne kadar adli para cezası verilir hükmü de bulunmaktadır. 2026 yılı rakamlarıyla bu tutar, suçun niteliğine göre 500.000 TL ile 2.500.000 TL arasında değişmektedir. Bu cezalar her zaman olduğu gibi ivedilikle uygulanmalıdır. Yetkili kurumlar tarafından kamuoyuna bu konuda bilgilendirmeler yapılmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.