Biraz siyaset biraz ticaret

Bu hafta Konya’da hem siyasetin hem de ticaretin gündemi oldukça yoğundu.

Bir tarafta Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un Konya ziyareti, diğer tarafta Konya Ticaret Odası’nın seçimleri vardı.

Numan Kurtulmuş’un sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmasında Terörsüz Türkiye süreci ve sivil toplumun sorumlulukları konuşulurken, Konya Ticaret Odası’nda da yeni dönemin yönetimi şekillendi. Selçuk Öztürk yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi, Ali Çınar ise Meclis Başkanlığı görevine geldi.

İki ayrı gündem, iki ayrı mesele…

Ama her ikisinin de Konya ve memleketimiz adına üzerinde durulması gereken tarafları var.

Geçtiğimiz cuma günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bir dizi program kapsamında Konya’daydı. Günün son durağı ise Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Sivil Toplum Buluşması oldu.

Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya milletvekilleri Hasan Ekici, Latif Selvi, Mehmet Baykan, Meryem Göka, Mustafa Hakan Özer ve Ziya Altunyaldız’ın da katıldığı buluşmayı takip etme imkânımız oldu.

Gelelim asıl meseleye…

Sayın Kurtulmuş’un konuşmasının merkezinde Terörsüz Türkiye vardı.

Peki, terörsüz bir Türkiye’yi kim istemez?

Elbette hepimiz istiyoruz.

Yıllardır bu ülkenin insanını, ekonomisini, huzurunu tüketen bir meseleden bahsediyoruz. Evladını toprağa veren analardan, yarım kalan hayatlardan, milletin omuzlarında taşıdığı ağır bedellerden…

Artık bu defter kapansın istiyoruz.

Ama nasıl? İşte bütün mesele burada.

Aslında bugün artık yalnızca terörün nasıl sona ereceğini konuştuğumuz noktada değiliz. Örgütün fesih ve silah bırakma yönünde attığı adımların ardından yeni bir aşamaya geçilmiş durumda. Meclis’te yasal düzenleme yapıldı, şimdi bu düzenlemenin uygulanması, silahsızlanmanın tamamlandığının doğrulanması ve sürecin hukuki güvencelerle ilerletilmesi konuşuluyor.

Sayın Kurtulmuş’un Konya’daki mesajlarında da bu yeni dönemin izleri vardı.

Bunu önemli buluyorum.

Çünkü yıllardır konuşulan bir meselenin artık somut adımlarla ele alınması, Türkiye açısından ciddi bir gelişme.

Peki, bundan sonrası?

asıl üzerinde durmamız gereken yer burası.

Yılların biriktirdiği acılar, kırgınlıklar ve güvensizlikler bir günde ortadan kalkmaz. Şehit ailelerinin hassasiyetleri, toplumun beklentileri, hukukun ve adaletin gereklilikleri göz ardı edilemez.

Terörsüz Türkiye güzel bir hedef.

Üstelik artık yalnızca konuşulan değil, somut adımlar atılan bir süreç. Fakat bizim memlekette bazen güzel sözlerin peşinden gitmekten, o sözlerin ne kadar hayata geçtiğini sorgulamaya vakit bulamıyoruz. İşte bu defa mesele yalnızca ne söylendiği değil, söylenenlerin nasıl uygulanacağı.

Gelelim sivil toplum meselesine…

Numan Kurtulmuş’un konuşmasında merhum Necmettin Erbakan’a atıfla kullandığı bir ifade vardı:

“Hayra motor, şerre fren.”

Doğrusu, yerinde bir hatırlatmaydı.

Yalnız küçük bir soru soralım.

Peki, sivil toplum olarak biz bu sözün ne kadarını hayata geçirebiliyoruz? Hayırdan yana olmak elbette kıymetli. Fakat mesele yalnızca hayrı desteklemek değil, gerektiğinde şerri de görebilmek ve ona karşı durabilmek.

Asıl soru şu: Her meselede hayırla şerri aynı hassasiyetle ayırt edebiliyor muyuz? Yoksa bazen doğrularımızı da yanlışlarımızı da içinde bulunduğumuz şartlara ve kişilere göre mi belirliyoruz?

İşte biraz da bunun üzerinde düşünmek gerekiyor.

Neyse, bu sorunun cevabını da sivil toplumun kendi vicdanına bırakalım.

Konya’nın böylesine önemli bir meseleye ev sahipliği yapması da ayrıca kıymetli. Selçuklu’nun başkenti, Mevlâna’nın şehri, asırlardır farklı kültürlerin ve düşüncelerin izlerini taşıyan bu şehir, birlik ve beraberlik meselesinin konuşulacağı yerlerden biri.

Sonuç olarak…

Sayın Kurtulmuş’un Konya ziyareti, yalnızca bir protokol programı olarak görülmemeli. Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamanın topluma anlatılması ve farklı kesimlerle paylaşılması bakımından önemli bir buluşmaydı.

Artık önümüzde başlayan bir sürecin tamamlanması, alınan kararların uygulanması ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi gibi önemli sorumluluklar var.

Benim söyleyeceğim şu:

Terörsüz Türkiye yolunda atılan adımları önemsiyorum. Bu meselenin artık ülkemizin gündeminden tamamen çıkmasını temenni ediyorum.

Ama bunu yaparken ne milletin hafızasını unutalım ne de adalet duygusunu zedeleyelim.

Çünkü terörü bitirmek devletin görevidir. O topraklarda kardeşliği ve güveni kalıcı kılmak ise hepimizin sorumluluğudur.

Konya Ticaretinde Yeni Dönem

Son olarak haftanın bir diğer önemli gündemi…

Konya Ticaret Odası seçimleri tamamlandı. Selçuk Öztürk yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Ali Çınar da Meclis Başkanlığı görevine geldi.

Selçuk Öztürk, uzun yıllardır Konya iş dünyasının içerisinde bulunan, şehrin ticaret hayatını yakından tanıyan tecrübeli bir isim.

Konya’nın üretim gücünü, sanayideki birikimini ve ticaret geleneğini hepimiz biliyoruz. Ancak bu birikimin daha ileriye taşınması, özellikle ihracatta ve markalaşmada yeni başarıların ortaya konulması da önemli.

Yeni dönemde Konya Ticaret Odası’ndan beklentim, şehrin ticari potansiyelini daha da güçlendirecek çalışmalara öncülük etmesi. Selçuk Öztürk’ün tecrübesiyle Ali Çınar’ın yeni görevindeki çalışmalarının Konya iş dünyasına katkı sunacağından eminim. Her iki başkanımızı, yönetim kurulu, meclis ve meslek komitesi üyelerini tebrik ediyor, yeni dönemin Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.

Konya’nın ticaretteki gücünü biliyoruz. Şimdi bu gücü daha ileriye taşıyacak yeni başarıları konuşmak istiyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.