Belki

Bazı insanların hayatında her şey başından beri bellidir. Ne olmak istediklerini bilirler, hangi yoldan gideceklerini bilirler, hatta bazen nereye varacaklarını bile önceden hesaplarlar.
Ben hiçbir zaman o insanlardan biri olmadım.
Benim yolum biraz daha karışık oldu. Bazen bir tasarımın başında saatlerce aynı noktaya bakarken, bazen geleceğimi düşünürken, bazen de “Acaba doğru yerde miyim?” diye kendime sorarken buldum kendimi.
Grafik tasarım okumaya başladığımda aslında sadece bir bölüm seçtiğimi sanıyordum. Sonra fark ettim ki insan bir meslek öğrenirken biraz da kendini öğreniyor. Hangi renk bana ait, hangi çizgi beni anlatıyor, neyi seviyorum, neyi sırf herkes seviyor diye yapıyorum?
Belki de tasarımın en güzel tarafı bu.
Boş bir sayfanın karşısına geçiyorsun. Önünde hiçbir şey yok. Sonra bir çizgi çekiyorsun. Bir renk ekliyorsun. Bir yazı yerleştiriyorsun. Olmayan bir şeyi var ediyorsun.
İnsan da biraz böyle değil mi zaten?


Önüne hazır bir hayat konulmuyor. Bir şeyler deniyorsun. Bazıları güzel oluyor, bazıları olmuyor. Bazı insanları hayatına alıyorsun, bazılarını uğurluyorsun. Bazı kararlarından emin oluyorsun, bazılarını aylar sonra sorguluyorsun.
Ama bütün bunların sonunda elinde yine sana ait bir hayat kalıyor.
Ben galiba en çok bunu öğreniyorum.
Her şeyi aynı anda çözmek zorunda olmadığımı.
Bazen kararsız kalabileceğimi, bazen yanlış yapabileceğimi, bazen yeniden başlayabileceğimi.
Çünkü büyümek bana göre “artık hiçbir şeyi bilmiyorum” demek değil. Tam tersine, her şeyi bilmek zorunda olmadığını kabul etmek.
Şimdi önümde yeni bir dönem var. yaptığım tasarımlara bakarken ve gelecekte nerede olacağımı hayal ederken içimde hem büyük bir heyecan hem de biraz korku var.
Ama artık korkudan eskisi kadar rahatsız olmuyorum.
Çünkü korku bazen yanlış yolda olduğumuzu değil, bizim için önemli bir şeyin kapısında olduğumuzu gösteriyor.
Belki bundan birkaç yıl sonra bugünlere dönüp baktığımda “Ne kadar da acemiydim” diyeceğim.
Belki bazı işlerimi beğenmeyeceğim.
Belki bu yazımı saçma bulacağım.
Belki bazı insanları neden bu kadar önemsediğimi anlamayacağım.
Belki bambaşka bir yerde, bambaşka şeyler yapıyor olacağım.
Ama bir şeyi biliyorum: Ben hâlâ kendi hayatımın tasarımını yapıyorum.
Ve bu kez sayfanın boş olması beni korkutmuyor.
Çünkü ilk çizgiyi çekmeyi artık biliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.