Lystra'nın tarihi zenginliği gün yüzüne çıkmaya devam ediyor

Lystra'nın tarihi zenginliği gün yüzüne çıkmaya devam ediyor

Meram Belediyesinin destekleriyle sürdürülen Lystra Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılarda tarihe ışık tutacak yapılar ve eserler gün yüzüne çıkarılmaya devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), Konya Büyükşehir Belediyesi ile Meram Belediyesinin desteğiyle Hatunsaray ve Botsa mahalleleri sınırlarında yer alan Lystra (Listra) Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları sürüyor. Kazı başkanlığını NEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu’nun yürüttüğü Lystra Antik Kenti, Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynadığına inanılan Aziz Pavlus’un ziyaret ettiği yerlerden biri olarak biliniyor. Lystra Antik Kenti kazılarında, Selçuklu döneminde bölgede yaşayan Hristiyanlara ait olduğu değerlendirilen buluntular gün yüzüne çıkarıldı.

"SELÇUKLU DÖNEMİ SIRLI HOKKALAR, SİKKELER, YİNE TURKUAZ BONCUKLAR BULUNDU"

Doç. Dr. Mimiroğlu, yaptığı açıklamada, kazıların ikinci yıl projelerinin tamamlandığını söyledi. Geçen yıl ana kilisedeki kazıların sürdüğüne değinen Mimiroğlu, çalışmalar sonucu buranın büyük bir yapı kompleksi olduğunun anlaşıldığını dile getirdi. Mimiroğlu, kazılarda şapel ile geç antik döneme ait başka bir kilise yapısının ortaya çıkarıldığını vurgulayarak, şöyle konuştu; "Yukarı kilisede 80'e yakın mezar tespit edildi. Özellikle Selçuklu döneminde yaşayan Hristiyanlara ait olduğunu anladığımız mezarlarda, Selçuklu dönemi sırlı hokkalar, sikkeler, yine turkuaz boncuklar bulundu. Bu bakımdan dolayı gerçekten ilgi çekici. Tarihi kaynaklardan Selçuklu döneminde Hristiyan nüfusunun olduğunu biliyoruz ama arkeolojik kazıda Selçuklu dönemine tarihlenen Hristiyan mezarlarının bulunduğunu net şekilde görmüş olduk."

"AVUSTURYA GÜMÜŞ SİKKESİ BULUNDU"

Kazıların yalnızca kiliseyle sınırlı olmadığını aktaran Mimiroğlu, yamaç kesiminde yürütülen çalışmalarda Osmanlı dönemine ait konut yapıları ve pitoslar tespit edildiğini, bunların içinden 17. yüzyıla ait Avusturya gümüş sikkesinin bulunduğunu bildirdi. Mimiroğlu, buluntuların Lystra'nın Osmanlı döneminde de ticaret yolları üzerindeki önemini sürdürdüğünü gösterdiğini, kentte farklı coğrafyalardan gelen ticaret sirkülasyonunun küçük buluntularla da doğrulandığını dile getirdi.

SELÇUKLU DÖNEMİ BRONZ MUSKA GÜNYÜZÜNE ÇIKARILDI

Kazılarda ayrıca Selçuklu dönemine ait olduğu değerlendirilen bir buluntunun dikkati çektiğini anlatan Mimiroğlu, şöyle devam etti; "Selçuklu dönemine ait olduğunu düşündüğümüz konut yapısında çalışma yaptık. Selçuklu dönemine ait bir yeşil sırlı hokka bulduk. Yanında bronz muska çıktı. Selçuklu dönemine ait olduğunu düşünüyoruz. Şu anda restorasyon çalışmaları devam ediyor. İki yüzünde ters bir şekilde yazılar var. Kolye muska şeklinde. Benzerlerine Anadolu'da sık rastlanmasa da Orta Asya'da var. Özellikle askerler ve yolcular tarafından takıldığı biliniyor. Restorasyon sonrası yazıların okunmasıyla beraber daha net yorum yapabileceğiz. Bronzdan yapılan üçgen şeklinde iki yüzünde iki sıra yazı bulunan bir kolye ucu, tılsım."

BAŞKAN KAVUŞ; “KAZILAR YENİ BAŞLAMASINA RAĞMEN LİSTRA'YA BİNLERCE ZİYARETÇİ GELİYOR”

Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da bölgenin tarihi zenginliğine dikkati çekerek, "Kazının ikinci yılı tamamlanmadan ve tanıtımı yapılmadan binlerce ziyaretçi geliyor. Lystra, herkesin içinde olmak istediği bir çalışma. Biz de burada olmaktan mutluyuz. Özel kuruluşlar da burada olmak istiyor. Sponsorların da ilgisi oluyor. Yakın zamanda on binlerce turistin gelmesini sağlayacağız." ifadesini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.