Konya Aydınlar Ocağı'nda Türk havacılık tarihi konuşuldu
Konya Aydınlar Ocağı’nda düzenlenen Selçuklu Salı Sohbetleri’nde emekli Hava Astsubaylar Tayyar Yıldırım ve Atilla Hizarcı, Türk Hava Kuvvetleri'nin kuruluş sürecini, havacılığın gelişimini ve meslek hayatlarından hatıralarını anlattı.
Konya Aydınlar Ocağı’nın geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri’nde bu hafta Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla havacılık tarihi ele alındı. Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen programda emekli Hava Astsubaylar Tayyar Yıldırım ve Atilla Hizarcı, Türk havacılığının geçmişten günümüze gelişimini anlatarak tecrübelerini paylaştı.

Programın açılışında konuşan Konya Aydınlar Ocağı Şube Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Türk havacılık tarihine ilişkin dikkat çekici anekdotlara yer verdi.
“TÜRK ORDUSU DÜNYANIN İLK HAVACILIK TEŞKİLATLARINDAN BİRİNİ KURDU”
Daha sonra söz alan emekli Hava Astsubay Tayyar Yıldırım, Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluş sürecini anlatarak, havacılıkla ilgili ilk çalışmaların 1909 yılında başladığını söyledi.
Yıldırım, “Dünyanın ilk askerî havacılık teşkilatlarından biri olan Türk Ordusunda havacılıkla ilgili ilk çalışmalar 1909 yılında başladı. Havacılığın önemini kavrayan Mahmut Şevket Paşa’nın girişimleriyle 1911 yılında Tayyarecilik Komisyonu kuruldu. Bu tarih, Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluş yılı olarak kabul edilmektedir” dedi.
Türk havacılığının Avrupa’daki gelişmelerle eş zamanlı ilerlediğini belirten Yıldırım, ilk pilotların Fransa’da eğitim aldığını, 1912 yılında Yeşilköy’de Hava Uçuş Okulu’nun açıldığını ve Türk pilotlarının yetiştirilmeye başlandığını ifade etti.

TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN TARİHİ GELİŞİMİNİ ANLATTI
Birinci Dünya Savaşı’ndan Cumhuriyet dönemine kadar geçen süreçte Türk Hava Kuvvetleri’nin önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Yıldırım, Türk havacılarının Çanakkale’den Filistin’e kadar birçok cephede görev yaptığını söyledi.
Cumhuriyet’in ilanından sonra modern ve güçlü bir hava kuvveti oluşturulması için çalışmaların hız kazandığını vurgulayan Yıldırım, “1940 yılında envanterinde yaklaşık 500 uçak bulunan Türk Hava Kuvvetleri, Balkanların en güçlü hava kuvveti haline geldi. 1944 yılında ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı müstakil bir kuvvet olarak teşkil edildi” diye konuştu.
“YERLİ HAVA ARAÇLARI BÜYÜK KAZANÇ”
Türkiye’nin NATO’ya katılmasıyla birlikte jet uçaklarına geçildiğini hatırlatan Yıldırım, yerli savunma sanayi projelerinin önemine de dikkat çekti.
Yıldırım, “Cumhuriyetin ilk yıllarında milli uçak üretimine yönelik önemli girişimler vardı. Hürkuş bunlardan biridir. Günümüzde yerli hava araçlarının üretiliyor olması savunma sanayimiz adına büyük bir kazançtır” ifadelerini kullandı.
“UÇAK HER ŞEYDEN ÖNCE CAN TAŞIR”
Programın ikinci konuşmacısı emekli Hava Astsubay Atilla Hizarcı ise hava teknisyenliği döneminden örnekler vererek uçuş güvenliğinin önemini anlattı.
Hizarcı, “Uçak her şeyden önce can taşır. Bu nedenle havalanmadan önce tüm sistemleri detaylı şekilde kontrol edilir ve gerekli onaylar verilir. Ben de yıllarca bu kontrolleri yapan teknisyen astsubaylardan biri olarak görev yaptım” dedi.
1990’lı yıllarda uçak lastikleriyle ilgili yaşanan tartışmalara da değinen Hizarcı, uçuş güvenliğinde hiçbir riskin göze alınamayacağını vurguladı.
Programda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hizarcı, merhum Orgeneral Eşref Bitlis’in hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yoğun ilgi gören program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, günün anısına konuşmacılar Tayyar Yıldırım ve Atilla Hizarcı’ya kitap takdim etti.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.