Konya Aydınlar Ocağı’nda İlber Ortaylı anlatıldı
Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen Selçuklu Salı Sohbetleri’nde bu hafta, yakın zamanda vefat eden dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı anıldı.
Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, İlber Ortaylı’nın Türk akademisyenlerine özgüven kazandıran bilge bir tavra sahip olduğunu vurguladı. Güçlü, “Bizi psikolojik yılgınlıktan çıkarırken, hicvederek düzelmemizi telkin ederdi. Tarihi Türk insanına sevdiren bir bilgeydi” ifadelerini kullandı.

AİLE MİRASINDAN AKADEMİK ZİRVEYE
Kürsüye gelen Prof. Dr. Alaattin Aköz, Ortaylı’nın 1947 yılında Avusturya’da başlayan yaşam öyküsünün tarih bilincini nasıl şekillendirdiğini anlattı. Ortaylı’nın çok dilli ve çok kültürlü yapısına dikkat çeken Aköz, “İlber Ortaylı, Türk tarihçiliğinin ve entelektüelizminin en önemli temsilcilerinden biridir. Kırım kökenli bir aileye mensup olması, onun tarihi bilincini şekillendiren temel unsurdur. Annesinin filolojik disiplini ile babasının mühendislikten gelen analitik düşünce yapısı, onun metodolojisini oluşturmuştur. Dil öğrenimini tarihçiliğin temel şartı olarak görmüş; Rusça, Arapça, Latince ve Almanca gibi pek çok dile hakimiyetiyle kaynaklara doğrudan erişmiştir.” dedi.

AKADEMİK KARİYERİ VE TOPKAPI SARAYI YILLARI
Aköz, Ortaylı’nın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Chicago Üniversitesi’ne uzanan eğitim sürecini ve Halil İnalcık gibi dev isimlerle çalışmasından bahsetti. 12 Eylül darbesi sonrası üniversitelerdeki kısıtlamalara tepki göstererek yurt dışındaki prestijli kurumlarda dersler veren Ortaylı’nın, 2005-2012 yılları arasında yürüttüğü Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevine de değinildi.

"TARİHİ GÜNCEL SİYASETİN DIŞINDA TUTTU"
İlber Ortaylı’nın en belirgin vasfının tarihi olguları güncel siyasetin dar çerçevesinden bağımsız analiz edebilmesi olduğunu belirten Aköz, sözlerini şöyle tamamladı:
“O, akademik bulguları geniş toplumsal bağlama taşıyabilmiş bir şahsiyettir. Tarihi olayları kendi döneminin şartları içinde değerlendirerek anakronizme karşı metodolojik bir hassasiyet göstermiştir. Televizyon programları ve yazılarıyla tarih bilgisini, anlatımını basitleştirmeden ama geniş kitlelerin anlayabileceği bir üslupla sunmuştur.”
Programın sonunda Dr. Mustafa Güçlü, Prof. Dr. Alaattin Aköz’e kitap takdim ederken; Aköz de Güçlü’ye Ortaylı’nın hayatını konu alan "Zaman Kaybolmaz" adlı eseri hediye etti.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.