İYİ Parti GİK Üyesi Tanrıkulu: Akaryakıta yapılan her zam hayatın her alanını etkiliyor

İYİ Parti GİK Üyesi Tanrıkulu: Akaryakıta yapılan her zam hayatın her alanını etkiliyor

İYİ Parti GİK Üyesi Tanrıkulu: Akaryakıta yapılan her zam hayatın her alanını etkiliyor

İYİ Parti Genel İdare Kurulu(GİK) Üyesi Cihat Tanrıkulu yaptığı açıklamada akaryakıta yapılan zammı eleştirerek, yapılan bu zammın yalnızca pompaya yansıyan bir fiyat artışı olmadığını, doğrudan hayatın her alanını olumsuz etkileyecek yeni bir dalganın başlangıcı olduğunu belirti.

Tanrıkulu yapılan her zammın hayatı her alanını olumsuz yönde etkilediğini ifade ederek, “Gece yarısı akaryakıta yapılan ve özellikle motorini vuran bu zam hayatı doğrudan olumsuz yönde etkiliyor. Akaryakıtta yapılan fiyat artışı, yeni bir dalganın başlangıcıdır. Bu artık zam değil; vatandaşa açık bir ekonomik yükleme operasyonudur. Özellikle motorin fiyatlarındaki artışın üretimden taşımaya, tarımdan sanayiye kadar her alanı doğrudan vurmaktadır. Konya bir üretim şehridir. Çiftçinin traktöründe mazot, esnafın nakliyesinde mazot, sanayicinin üretiminde mazot vardır. Siz motorine zam yaptığınızda aslında Konya’nın tamamına zam yapmış oluyorsunuz” dedi.

Her şeye yapılan zam ekonomi politikası değil, kontrolsüzlüğün ilanıdır

Zamların artık istisna değil, rutin hale geldiğini belirten Tanrıkulu, hükümetin ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirerek, “Millet artık sabah kalktığında ‘bugün neye zam geldi’ diye güne başlıyor. Bu bir ekonomi politikası değil, kontrolsüzlüğün ilanıdır. Yapılan zamlar zincirleme bir yıkıma da beraberinde getirecektir. Motorine yapılan zam, gıdaya zamdır, ulaşıma zamdır, kiraya zamdır. Yani bu zam, doğrudan vatandaşın sofrasına yapılmış bir müdahaledir.”

Ekonomik krizin temelinde güven sorunu vardır

Açıklamasında hukuk vurgusu da yapan Tanrıkulu, ekonomik krizin temelinde güven sorunu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ekonomi güvenle ayakta durur. Hukukun zayıfladığı, öngörülebilirliğin ortadan kalktığı bir ülkede ne yatırımcı kalır ne istikrar. Bugün yaşadığımız tablo tam olarak budur. Gelinen süreçte vatandaşın dayanma sınırı aşmıştır. Bu millet artık sabretmiyor, sabretmek zorunda bırakılıyor. Ama herkes bilmelidir ki; vatandaşın sırtına yük bindirerek ekonomi yönetilemez. Bu anlayış sürdürülebilir değildir” diyerek, sözlerini tamamladı.

HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.