İsmail Detseli'den Cimrinin başına gelenler (Tuz Kayası)

İsmail Detseli'den Cimrinin başına gelenler (Tuz Kayası)

İsmail Detseli'den Cimrinin başına gelenler (Tuz Kayası).

Eskimi yenimi bilmem hikâyenin zamanı

Yetmiş senedir dinlerim ben cimri adamı

Bir köyde çok cimri bir adam yaşarmış kimseye yedirmez içirmez fakir fukaraya bir şey vermez topluma hayrı olmayan bir adammış bu hali diğer köylüler tarafından da bilinen bu adama. Yabancı bir köyden sekiz on kişi söz birliği ederek bir ikindi vakti adamın evine misafir olurlar. Bundan sonra neler olur ozan İsmail in şiirinden dinleyin

Köylerden birinde bir cimri adam yaşarmış

Kazandığını yemez hep dünyalık toplarmış

Diğer yakın köylerden cimrinin halini duyarlar

Sekiz on kişi aniden bu cimriye misafir olurlar

Tanrı misafiriyiz deyip çat kapı içeri girerler

Amanın çok yorulduk hemen bize çay derler

Çayı yapıp getirir önlerine bir şey soracak olur

Birbirlerine bakarlar bu ev sahibi ne durur

Çayı içince ardından acıkırız hemen biz

Akşama çar çabucak leziz yemek isteriz

Çok uzaktan gelmişler bunlara itiraz olmaz

Kimler nereden geldiler bunu bile soramaz

Akşam yemekler yenir kenara çekilmeden

Bizler duramayız derler acı kahve içmeden

Adam hanıma derki sekiz on kahve yapsan

Bu belalar nerden geldi kafayı oynata cam

Kahveleri içelim de bizlere birer yatak at

Sende pek oyalanma bulaşıkları yıka yat

Sabah namazdan sonra uykuyu biraz böldür

Bizimde torbalarımıza bir zengin azık doldur

Erkence yengeye söyle de kahvaltıyı hazırla

Karnımızı tok çıkar aman bizlerin yola

Sabah erken kalkar cimri kahvaltıyı hazır eder

Tamam ey misafirler azıklarınız dolu der

Misafirler erkenden yataklarından kalkarlar

Hazırlanmış sofrada bir kahvaltı yaparlar

Torbaları alır hepsi çıkacaklar erkence

Cimri bunları durdurur önlerine geçerde

Sizler nerelisiniz nerden gelip nereye

Sizde hiç terbiye yok mu bir teşekkür etmeye

Kusura bakma amca derler yok bizim iştahımız

Ne getirdin de ne yedik akşamda beri açız

Şimdi biz gidiyoruz karşı köydeki çokaya (büyük kaya)

İştahımız açılsın diye orda tuz yalamaya

Bu illetten kurtulmak için orda biraz tuz yeriz

Aman öğleye yemek hazırla bizler hemen döneriz

Eğer bu eve bir daha dönerseniz şaşarım

Sizler evden çıkar çıkmaz bende hemen kaçarım

Biliyor musunuz benim bugün ki zararımı

Bir gecede yediniz benim tüm kazancımı

Kaçar o cimri adam misafirler gelmeden

Zoraki on adam doyurur dünyada istemeden

Yemeyenin malını yiyen bulunur derler

Ozan İSMAİL yazar okuyanlar gülerler

cimrinin-basina-gelenler-tuz-kayasi.jpg

HOMA LILARIN TERAVİH NAMAZI KAVGASI

Yeni adı Oymapınar olan Antalya ili Manavgat ilçesi sınırları içinde olan göçer yerleşkelerden kurulu bir köy olan Homa da geçtiği rivayet edilen bir tartışmayı eskiler hep anlatırlardı Homalıların teravih işine dönemsin diye de espri yaparlardı.

Buralar 1850lili yıllarda göçerlerin yerleşmesi ile meydana gelmiş iki oba aslında biri yukarı Homa diğeri aşağı Homa. Bir ramazan ayında aşağıya göre biraz daha kalabalık olan yukarı Homalı biri bir akraba ziyareti için aşağı Homaya gider akşama kalması gerekir ve kalırda.

Gece teravih namazına giden misafir bakar ki teravih namazını eksik kılıyorlar çıkışta bunun nedenini sorar büyüklere. Onlarda siz kaç rekat kılarsınız? Biz hepsini toplarsan 30 gılarız üçte ardından fitir diye niyet eder 3 rekat namaz daha gılarız olur 33 deyince, aşağı Homalı biri derki yok evlat bizim köy az onun biz az kılarız sizin köy çok sizde tabi köyünüze göre çok kılarsınız der.

Misafir tabi bilinçli olarak itiraz eder yok emmi der bunun azla çokla ilgisi yok herkes ayni kılacak deyince bu tartışma köyler arası boyut alır. Nihayet zamanın kadısına ilim adamlarına sorulmaya gidilir seçilen heyetler vasıtasıyla.

Danışmadan dönenleri köylerinin girişinde merakla bekleyen aşağı homa lılar heyecanla sorarlar. Ne oldu len terefi (teravih) endimi bindimi nahıl oldu şindi? (Teravih azaldımı çoğaldımı) Deyince öndeki şöyle der. Sorman len arkadaşlar dövlet adamına danışınca herkes ayni gılacak azlık çokluk mesele değil ibadette dedi üstelik fazladan 3 rekat fildir fiş dakıverdi (salatı vitir) mıngıldağımıza deyivermiş.

HATIRLA EY ŞEHİR adına UĞUR ÖZTEKE

Geçtiğimiz haftalarda elimize ulaşan ama okuyup bitiremediğim kitaplardan birisi de İsmail Detseli abimizin kendi özgün ifadesi ile kaleme aldığı yakın tarihteki Konya’yı anlatan Hatırla Ey Şehir isimli kitabını da fırsat buldukça okuyarak tamamlamak üzereyim. İsmail abimizin kaybolmayan heyecanına, uğraşına, emeğine bu kitap ile bir kez daha şapka çıkarttım. Teşekkürler İsmail abi, elinize sağlık.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.