İsmail Detseli yazdı: ​​​​​​​GIRKDAN AŞŞAĞI

İsmail Detseli yazdı: ​​​​​​​GIRKDAN AŞŞAĞI

İsmail Detseli yazdı: ​​​​​​​GIRKDAN AŞŞAĞI

HER ŞEY ASLINA DÖNECEK

Zamanın birinde Padişah vezirlerine emir verir bana Hızır ı bulun veya Hızır ı bulacak bir adam bulun der. Hemen vezirler durumu halka ilan ederler. Tabi kimse ben Hızır ı bulurum, diye çıkmaz. Tekrar ilanlar yapılır. Fakir evinde yiyeceği içeceği hatta yatacak yatağı bile olmayan bir iki çocuk sahibi delikanlı ben, Hızır ı bulurum diye makama müracaatta bulunur.

Vezirler nasıl bulacaksın deyince bana ve çocuklarıma bir aylık yiyecek vereceksiniz yatak yorgan vereceksiniz her şeyimi karşılayacaksınız, bende Hızır Aleyhisselamı bulacağım der.

İstekleri kabul edilir. Akşam evine gelen genç bakar ki evi erzak ve yeni yeni eşyalarla dolmuş ömründe hiç yemediği görmediği şeyleri evinde görmüş.

Hanımı bunlar ne adam deyince adam hanım böyle oldu böyle oldu ben Hızır ı bulurum dedim Padişahımız efendimiz bu erzakları göndermiş.

Bir ay yaşayalım yiyelim içelim bir gün beylik beyliktir ne yapalım kaderde ne varsa kaşığımıza çıkar der kadın ne yaptın adam sen Hızır ı tanımaz bilmezsin nereden bulacaksın deyince ne yapalım bir kere söz verdik, Allah kerim der.

Günler geçer ay dolar, Padişahın vezirleri eve gelir. Hadi bakalım hani Hızır buldun mu derler.

Adam yok bulamadım der ama adamın yanında 10 12 yaşlarında bir çocuk peyda olur.

Adamı yaka paça padişahın huzuruna çıkarırlar. Padişah hani sen Hızır ı bulacaktın hani Hızır deyince adam vallahi Padişahım o kadar aradım ben Hızır olarak seni gördüm çünkü benim ve çocuklarımın dünyada hiç göremeyecekleri yiyemeyecekleri şeyleri bize gönderdin bana göre Hızır sensin der. Padişah, baş vezire sorar bu adam bana yalan söyledi buna ne ceza verelim deyince baş vezir. Bu adamın başını keselim her gün bir köşede teşhir edelim, başkalarına ibret olsun bir başkası Padişaha yalan söyleme cüretini gösteremesin der.

O yanlarında durup kimsenin dikkatini çekmeyen çocuk ellerin şakırdatır ve her şey aslına dönecek der.

Kimseden ses çıkmaz.

Padişah ikinci vezirin fikrini sorar? O da bunun vücudunu etlerini dört parçaya ayıralım halkın çok uğradığı dört köşeye asalım ibreti âlem olsun sana başkaları yalan söyleme cüretini gösteremesin der yine çocuk el çırpar ve her şey aslına dönecek der.

Padişah üçüncü vezirine fikrini sorar üçüncü vezir derki.

Padişahım bu kulunuz sizi Hızır görmüş ona göre Hızır sizsiniz bu sizin için büyük bir rütbedir. Af ise sizdendir af edin padişahlığınızı gösterin der.

Çocuk yine ellerini kuvvetlice çırpıp her şey aslına döner dedim deyince. Padişah sen kimsin der. Padişahım beni bırak sen vezirlerinin kim olduğunu sor deyince Padişah söyle bakalım der. Çocuk senin birinci vezirinin babası eşkıya idi adam keserdi oğlu da sana adam kesmeyi önerdi aslına döndü.

İkinci vezirinin babası kasaptı oda adamın etlerin kesip asmayı önerdi aslına döndü. Üçüncü vezirinin babası da asil bir vezirdi oda size affı önerdi büyüklüğü önerdi oda aslına döndü. Sen iyisi mi baş vezirle ikinci vezire sana önerdiklerini uygula üçüncü veziri baş vezir yap benim tavsiyem budur eğer Hızır ı halen arıyorsan oda benim herkes aslına uygundur der ve ortalıktan kaybolur.

GIRKDAN AŞŞAĞI

Öyle saf kalpli temiz insanlar vardı ki Anadolu köylerinde her sene hesap kitap yapılır, davulcu parası bir önceki yıldan biraz daha fazla ücret ödenirdi.

Davulcunun bedeli zamlı olurdu. Köyün vakıf başkanı, sayılan, sevilen, emin adamı Mehmet emmi böyle ödenmesini isterdi.

Geçen yıl elli lira para karşılığı çaldırdığı davulu bu sene altmış lira yapayım diye mütevelli heyete sunar, kabul görür heyet tarafından “doğru yapıyorsun Mehmet ağa, kolay değil otuz Ramazan boyunca gece vakti, koca köyü dolaşmak. Bunlar da emeğinin karşılığı alsınlar” derlerdi.

Davul çalsın diye köy vakıf başkanının teklif götürdüğü şahıs da “Valla Memed’a bu sene gırktan aşağı davul çalmam ona göre başınızın çaresine bakın haaa” diye de parasını başından konuşurdu. Okuma yazması olmadığından para hesabını da bilmezdi Allah rahmet eylesin Mevlit ağaya…

Vakıf Başkanı “Gel Mevlit, bu sene ihaleye filan çıkarmayacağım davul işini. Kendim vereceğim. Sana yine Ramazan davulunu çaldırayım, karşılığında da 60 lira vereyim. Biraz da bayramda bahşiş ve yiyecek ve erzak toplarsın. Ne dedin” diye sorunca, para hesabını bilemeyen Mevlit ağa şu cevabı verir:

-“Valla Memed’a her sene 50 lira 50 lira valla zor iş bu. Bu sene 40’tan (Konya ve köylerinde “Gırk” diye söylenir) aşşağı çalmam ona göre başınızın çaresine bakın ya da başka bir davulcu bulun!..

Durumu iyi bilen merhum Memed’a “olur Gara Mevlid’im. Hadi senin dediğin olsun. Gırkdan aşşağı çalma” der bayram sonu da 60 lirasını takdim eder. Parayı eve getiren Mevlit ağa çocuklarına dönüp “bakın ülen bakayım beni gandırmasınlar, gırkdan aşşağı olmaz didiydim. Gırkı vermişler mi?” deyince “Yahu baba, adam sana senin dediğinden 20 lira fazla para vermiş, korkma kimse kandırmaz seni” deyince “ha canım bu sene inat etmiştim demek ki sözüm hora geçti” diyerek böbürlenir.

İşçinin alın teri kurumadan verildiği, emeğin hor görülmediği, çalışanın hakkının fazlasıyla ödendiği günlerden ne günlere geldik. Yokluğun, yoksulluğun ama kanaatkarlığın ve cömertliğin zamanlarına ne kadar da muhtacız.

Allah yitirdiğimiz erdemlere yeniden kavuşturmayı nasip etsin.

İSMAİL DETSELİ’DEN GÜNÜN MANİSİ

Namazlarını aksatma

Nafileden geri kalma

Bol dua edelim Allaha

Yüksel Cennette Makama

Bakele oruç olmuş on

Sanki daha başladık dün

Çabuk biter sayılı gün

Nefse dur de birkaç öğün

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.