“Gazetecilik kamu adına yapılan bir görevdir”

“Gazetecilik kamu adına yapılan bir görevdir”

​​​​​​​Mustafa Korkmaz ile gazetecilik mesleği üzerine konuştuk.

Mustafa Korkmaz ile gazetecilik mesleği üzerine konuştuk. Meslek hayatındaki örnekleri anlatan Korkmaz, “Benim mesleki hedefim hiçbir zaman “en büyük olmak” ya da “en güçlü olmak” olmadı. Benim hedefim doğru olmak. Gazeteciliği bir çıkar aracı değil, kamu adına yapılan bir görev olarak görüyorum.” dedi

mustafa-korkmaz-2.jpg

Mustafa Korkmaz kimdir?

1993 yılında, Türkiye’de özel radyoların yeni yeni kurulmaya başladığı, medyanın daha samimi, daha sıcak ve daha insani olduğu bir dönemde radyoculuk hayatına başladım. O yıllarda şiir programları yapıyordum. Mikrofonun başında olmak, insanlara seslenmek, onların hayatına bir nebze de olsa dokunabilmek benim için büyük bir heyecandı. Radyoların son derece popüler olduğu bu dönemde, dinleyiciyle kurulan bağ çok güçlüydü.

mustafa-korkmaz-3.jpg

Zamanla sadece programcı olarak değil; reklam müdürlüğü, yayın koordinatörlüğü ve yöneticilik gibi farklı görevlerde de yer aldım. Medyanın mutfağını her yönüyle öğrenme imkânım oldu. Bu süreçte birçok ulusal ölçekte tanınan sanatçıyı canlı yayınlarda ağırladım, uzun söyleşiler yaptım, unutulmaz anılar biriktirdim.

Edindiğim tecrübelerin ardından Rota FM’i satın aldım. Ancak 2008 yılında, çok severek yaptığım radyoculuğu noktalama kararı aldım. Çünkü medya dünyasında yeni bir dönem başlıyordu. İnternet hızla yaygınlaşıyor, haberciliğin dili ve mecrası değişiyordu. 2009 yılında bu değişimi doğru okuyarak internet medyasına adım attım ve Konya’nın Nabzı isimli internet haber sitesini kurdum.

Ardından basılı yayıncılığa geçerek Konya’nın Nabzı Gazetesini, daha sonra da KOBİ Konya Dergisini hayata geçirdik. Bugün, sosyal medya platformlarımızla birlikte güçlü bir yayın grubuna dönüştük. Yaklaşık 17 yıldır kesintisiz şekilde gazetecilik yapıyorum ve hâlâ ilk günkü heyecanımı koruyorum.

mustafa-korkmaz-4.jpg

Gazetecilik hikâyenizden bahseder misiniz?

Benim gazetecilik hikâyem klasik bir gazetecilik hikâyesi değil. Aslında mikrofonla başlayan, klavyeyle devam eden bir yolculuk. 1993 yılında Sevgi FM’de ilk yayın deneyimimi yaşadım. Daha sonra Enerji FM, Venüs FM, Meram FM, Derya FM, Panel FM ve Rota FM gibi birçok radyoda görev aldım. Bu süreç bana hem mesleki tecrübe kazandırdı hem de insan ilişkilerini öğretti.

2008 yılında sahibi olduğum Rota FM’i satma kararı aldım. Bu karar benim için kolay olmadı çünkü radyoculuk bir tutku haline gelmişti. Ancak medyada dönüşüm başlamıştı. 2009 yılında internet haberciliğine yönelerek Konya’nın Nabzı internet haber sitesini kurdum.

İnternet sitesinin gördüğü ilgi ve güven sayesinde kısa süre içinde basılı yayın ihtiyacı doğdu ve Konya’nın Nabzı Gazetesini çıkardık. Gazetemiz bugün hâlâ yayın hayatını sürdürüyor. Ardından ekonomi alanında ciddi bir boşluk olduğunu fark ettik ve KOBİ Konya Gazetesini hayata geçirdik. Daha sonra bu yayını dergi formatına dönüştürdük. Bugün KOBİ Konya Dergisi, Konya iş dünyasının referans yayınlarından biri haline geldi.

mustafa-korkmaz-5.jpg

17 yıldır; sansüre, baskıya, ekonomik zorluklara rağmen ayakta kalan bir yayıncılık anlayışını temsil ediyoruz.

Mesleki hedefiniz nedir?

Benim mesleki hedefim hiçbir zaman “en büyük olmak” ya da “en güçlü olmak” olmadı. Benim hedefim doğru olmak. Gazeteciliği bir çıkar aracı değil, kamu adına yapılan bir görev olarak görüyorum.

Konya’nın Nabzı, gücünü sermayeden, siyasetten ya da herhangi bir güç odağından değil; doğrudan okuyucusundan alır. Biz her zaman mağdurun yanında, haksızlığın karşısında durmayı ilke edindik. Bu duruş bazen bedel ödemeyi gerektiriyor ama bu bedeli ödemeden gerçek gazetecilik yapılamaz.

Geleceğe dair hedefim; ilkelerimden ödün vermeden, genç gazetecilere örnek olabilecek bir yayıncılık anlayışını sürdürmek. Haberin merkezine insanı koyan, şehrin nabzını tutan, susan değil konuşan bir medya geleneğini yaşatmak istiyorum.

Mesleki idolünüz var mı?

Tek bir isim söylemekten özellikle kaçınıyorum. Çünkü gazetecilikte asıl idol; doğruyu yazabilme cesaretidir. Baskı karşısında geri adım atmayan, tehdit edildiğinde susmayan, haksızlık karşısında kalemini kırmayan tüm gazeteciler benim için birer rol modeldir.

Ben; bedel ödemeyi göze almış, yalnız kalmayı kabullenmiş ama vicdanından vazgeçmemiş gazetecileri kendime örnek alıyorum. Gazetecilikte idol; makamlardan, unvanlardan ya da ödüllerden çok daha fazlasıdır. İdol, kalemin onurudur.

Gazetecilikle ilgili unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Gazetecilik hayatım boyunca sayısız olay yaşadım ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası yaşananlar, hayatımın en ağır ve en unutulmaz dönemlerinden biridir.

FETÖ terör örgütünün Konya yapılanmasına yönelik yaptığımız haberler nedeniyle büyük baskılarla karşılaştık. Bu süreçte 8 haber sitemiz mahkeme kararıyla kapatıldı, yaklaşık 900 FETÖ haberimize erişim engeli getirildi. Yaptığımız haberler nedeniyle ceza aldım ve yaklaşık iki yıla yakın bir süre cezaevinde kaldım.

Bu süreçte gazetemiz iki yıl boyunca çıkamadı, yayın grubumuz ciddi ekonomik ve manevi zararlar gördü. Ailem, çalışanlarımız ve okurlarımız büyük bir sınavdan geçti. Ancak hiçbir zaman pişman olmadım. Çünkü doğru bildiğim yoldan sapmadım.

Bugün geriye dönüp baktığımda, ödediğimiz bedellerin bizi daha güçlü kıldığını görüyorum. Konya’nın Nabzı, bugün şehrin gündemini belirleyen, mağdurun yanında, haksızın karşısında duran bir yayın organı olarak yoluna kararlılıkla devam ediyor.

Gazetecilik zor bir meslek ama vicdanla yapıldığında her şeye değer.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.