Başkan Atilla Sinacı, sanayi üretimi verilerini değerlendirdi
Başkan Atilla Sinacı: Sanayi üretimi 2026’ya düşüşle başladı: Ocakta yıllık yüzde 1,8, aylık yüzde 2,8 geriledi.
Sanayi üretimi 2026’nın ilk ayında zayıf seyretti. TÜİK verilerine göre ocakta üretim yıllık yüzde 1,8, aylık yüzde 2,8 azalırken, daralmada en belirleyici unsur imalat sanayindeki gerileme oldu.
Türkiye’de sanayi üretimi yılın ilk ayında hem yıllık hem aylık bazda geriledi. TÜİK’in Sanayi Üretim Endeksi bültenine göre, Ocak 2026’da sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8, bir önceki aya göre ise yüzde 2,8 düştü.
Daralmada ana etki imalat sanayinden geldi. Ocakta imalat sanayi üretimi yıllık yüzde 2,5, aylık bazda ise yüzde 3,4 geriledi.
Enerji tarafı pozitif ayrıştı
Sanayi üretimindeki genel zayıflığa rağmen bazı alt sektörlerde artış görüldü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü yıllık yüzde 5,6, aylık yüzde 1,8 artarak pozitif ayrıştı.
Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü ise yıllık bazda yüzde 2,8 gerilerken, aylık bazda yüzde 2,1 artış kaydetti.
Grafikler de yönün aşağı döndüğünü gösterdi
Bültendeki grafikler, sanayi üretiminde ivme kaybının yılın ilk ayında belirginleştiğini ortaya koydu. Aralık 2025’te yıllık bazda yüzde 1,8 daralan sanayi üretimi, Ocak 2026’da da aynı oranda geriledi. Bir yıl önce, Ocak 2025’te ise yüzde 1,1’lik artış görülmüştü.
Aylık bazda da tablo bozuldu. Aralık 2025’te yüzde 1,2 artan sanayi üretimi, Ocak 2026’da yüzde 2,8 düşüş gösterdi.
En sert düşüş dayanıklı tüketim mallarında
Alt kırılımlar, zayıf görünümün özellikle bazı üretim gruplarında yoğunlaştığını gösterdi. Yıllık bazda en sert düşüş yüzde 17,2 ile dayanıklı tüketim mallarında görüldü. Bunu yüzde 9,1 ile düşük teknoloji, yüzde 8,2 ile dayanıksız tüketim malları izledi.
Buna karşılık yüksek teknoloji üretimi yıllık yüzde 22 artarak en güçlü yükselişi kaydetti. Sermaye malı üretimi yüzde 8,3, enerji üretimi yüzde 5,4 ve orta-yüksek teknoloji üretimi yüzde 3,3 artış gösterdi.
Aylık görünüm de kırılgan
Ocakta aylık bazda ara malı üretimi yüzde 4,2, sermaye malı üretimi yüzde 3,9, orta-düşük teknoloji üretimi yüzde 4,2 ve orta-yüksek teknoloji üretimi yüzde 6,6 geriledi. Dayanıklı tüketim mallarında aylık düşüş yüzde 6,9 oldu.
Yüksek teknoloji üretimi ise aylık yüzde 5,8 artışla pozitif tarafta yer aldı. Enerji üretimi ile madencilik ve taş ocakçılığı da aylık bazda yüzde 2,1’er yükseldi.
İlk sinyal: Üretimde temkinli tablo
Ocak verileri, sanayi üretiminde genel görünümün zayıf kaldığını ve özellikle imalat sanayindeki düşüşün toplam endeksi aşağı çektiğini gösteriyor. Enerji tarafındaki artışlar kaybı sınırlasa da, üretimin ana omurgasındaki gerileme ekonomik aktivite açısından temkinli bir tabloya işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde iç talep, ihracat siparişleri ve finansman koşullarının sanayi üretiminin seyrinde belirleyici olması bekleniyor.
İş dünyasından ilk değerlendirme
Sanayi üretiminin düşüşle 2026’ya başlamasına değerlendiren, Vizyoner İş Adamları Derneği (VİAD) Genel Başkanı Atilla Sinacı, “Sanayi üretimi, bir ekonominin nabzını tutan en temel göstergelerden biri. Fabrikaların ne kadar ürettiğini, siparişlerin ne durumda olduğunu, iç ve dış talebin ne kadar canlı seyrettiğini gösterir. Bu nedenle sanayi üretimindeki gerileme, yalnızca fabrikaları değil; istihdamdan ihracata, büyümeden yatırım iştahına kadar ekonominin tamamını etkileyen bir sinyal niteliği taşır.
Ocak 2026 verilerinde görülen yıllık yüzde 1,8, aylık yüzde 2,8’lik düşüş, özellikle imalat sanayindeki zayıflamanın artık daha görünür hale geldiğine işaret ediyor. İmalat sanayi, üretim ekonomisinin omurgasıdır. Buradaki yavaşlama; siparişlerde daralma, kapasite kullanımında zayıflama, maliyet baskısı ve finansmana erişimde zorluk gibi sorunların daha fazla hissedildiğini düşündürüyor.” dedi.
Sanayideki düşüşün en önemli risklerinden birinin istihdam üzerinde ortaya çıkacağına da işaret eden Başkan Sinacı, “Üretim zayıfladığında işletmeler önce vardiya azaltmaya, ardından yeni işe alımları yavaşlatmaya, daha sonra da maliyet kontrolü için personel sayısını gözden geçirmeye başlıyor. Bu süreç özellikle KOBİ’lerde daha hızlı hissediliyor. Sanayi üretimindeki kalıcı bir gerileme, işsizliği artırmasa bile işe alımları frenleyerek emek piyasasında ciddi bir durgunluk yaratabilir.
Bir diğer kritik başlık ekonomik büyüme. Sanayi üretimi, büyümenin öncü göstergelerinden biri kabul edilir. Üretimdeki düşüşün sürmesi, önümüzdeki dönemde büyüme verilerinin de baskı altında kalabileceğine işaret eder. Çünkü üretim zayıfladığında yatırım iştahı azalır, ihracat kapasitesi baskılanır ve iç piyasada güven kaybı derinleşebilir. Kısacası sanayideki zayıflık, ekonominin genel temposunu aşağı çeken bir etkide bulunur.” Şeklinde konuştu.
“Bu tablo iş dünyası açısından da uyarı niteliğinde. Sanayicinin karşı karşıya olduğu sorunların daha açık biçimde konuşulması gerekiyor.” Şeklinde açıklamasını sürdüren Başkan Sinacı, şunları söyledi:
“Finansman maliyetleri, krediye erişim, enerji giderleri, kur oynaklığı, hammadde maliyetleri ve talep daralması gibi başlıklar, üretim kararlarını doğrudan etkiliyor. İş dünyasının beklentisi, üretimi destekleyecek daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir ekonomik zeminin oluşturulması yönünde.
Özellikle imalat sanayindeki gerileme, sadece bugünün verisi olarak okunmamalı. Bu durum, yarının yatırım kararlarını, istihdam planlarını ve ihracat performansını da etkileyebilecek bir gelişme. Eğer sanayideki düşüş geçici bir dalgalanmanın ötesine geçer ve kalıcı hale gelirse, bunun hem reel sektör hem de genel ekonomi üzerinde daha ağır sonuçlar doğurma ihtimali artar.
Bu nedenle sanayi üretimindeki zayıflama, “tek aylık veri” diye küçümsenecek bir başlık değil. Tam tersine, üretimin güçlendirilmesi, sanayicinin üzerindeki baskıların azaltılması ve sorun alanlarının hızla tespit edilip çözülmesi gereken bir döneme işaret ediyor. Çünkü sanayi güçlü değilse, istihdamı korumak da, büyümeyi kalıcı kılmak da çok daha zor hale gelir.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.