3 yılda 100 bin çocuğa ulaştılar: “Kırmızı Yelekliler” iyiliği büyütüyor

3 yılda 100 bin çocuğa ulaştılar: “Kırmızı Yelekliler” iyiliği büyütüyor

Asrın felaketi depremlerinde başlayan gönüllülük hareketi, 3 yılda 100 bin çocuk ve gence ulaşarak Türkiye genelinde iyiliğin simgesi haline geldi. Kırmızı Yelekliler Derneği’nin yeni hedef ise daha fazla çocuğa umut olmak

Konya’dan "Kırmızı Yelekliler" ismiyle başlayan iyilik hareketi, bugün üçüncü yaşını dolduran bir dernek olarak iyiliği tüm Türkiye’ye bulaştırmaya devam ediyor! Yıl dönümünde 100 bin çocuk ve gence ulaşmanın gururunu yaşayan, deprem bölgesinden köy okullarına, Şehit Eren Bülbül’ün kabrinden ailelerin dualarına uzanan bu yolculuk, "bir kazanırken iki kazanalım" düsturuyla hem çocukların hem de genç gönüllülerin hayatını değiştiriyor.

kirmizi-yelekliler-dernegi-6.webp

ASRIN FELAKETİNDEN DOĞAN BİR UMUT IŞIĞI

Derneğin kuruluş hikayesi ve büyüme süreci, aslında zor zamanlarda kenetlenmenin bir sembolü olarak dikkat çekiyor. Kuruluşundan bu yana geçen üç yılın ardından, kırmızı yelekli gönüllüler bugüne kadar Trabzon, Rize, Hatay, Kahramanmaraş ve Mardin gibi şehirlerin yanı sıra Konya’nın Çumra, Bozkır, Beyşehir ve Altınekin gibi en az 10 ilçesinde iz bıraktı. Kırmızı Yelekliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Öztürk, özellikle deprem sürecinde Konya’ya gelen ailelerin çocuklarıyla yakından ilgilendiklerini belirterek şu ifadeleri kullanıyor: "Aslında bizim doğuşumuza vesile olan bir kısım da asrın felaketinden sonra olduğu için, oradaki gelen çocuklara yaklaşık 10 tane yurtta oyun odaları kurulumu, buradaki çocukların sosyal faaliyetlerle hayata kazandırılması şeklinde faaliyetlerde bulunduk. Yaklaşık orada da bini aşkın çocuğa ulaşmışızdır."

kirmizi-yelekliler-dernegi-7.webp

KIRMIZI YELEĞİN PSİKOLOJİK ETKİSİ VE SEMBOLİK GÜCÜ

Başkan Öztürk, “neden kırmızı yelekliler" sorusuna verdiği cevap ile hem bir gönüllülük hikayesine hem de rengin derin bir psikolojik altyapısını aktardı. Kırmızının odaklı düşünme ve umut aşılama gücünden faydalanan Kırmızı Yelekliler Derneği, bu simgeyi profesyonel bir kuruma dönüştürmeyi başarıyor. Yapılan yardımların sadece maddi değil, daha çok manevi ve kişisel gelişim odaklı olduğu vurgulanırken, gönüllü seçiminde de "bir çocuk için derdi olan" kişiler önceleniyor. Başkan Öztürk derneğin temel felsefesini ile ilgili ise, "Bir çocuk gülerse dünya güler düsturuyla hareket ediyoruz. Gönüllü arkadaşlarımız burada yaptıkları işle kendilerini geliştirirken, kendilerine bir ışık bulurken aynı zamanda hizmet ettiğimiz çocuklara, gençlere ve ailelere de bir umut ışığı olsun istiyoruz. Diyoruz ki bir kazanırken iki kazanalım." diye konuştu.

kirmizi-yelekliler-dernegi-9.webp

KURUMSALLAŞMA YOLUNDA BİR BEBEĞİN BÜYÜME HİKAYESİ!

Üç yıl içerisinde derneğin bir hayalden planlı bir kuruma dönüştüğünü belirten Öztürk, bu süreci bir bebeğin büyüme evrelerine benzetiyor. Bugün 250’yi aşkın gönüllü ve üyeye sahip olan dernekte, kadın gönüllülerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Sosyal bilimler alanında eğitim gören gençlerin ağırlıkta olduğu bu profilde, "iyilik paylaştıkça çoğalır" mottosu hâkim. Derneğin ulaştığı kurumsal seviye şu sözlerle özetleniyor: "Şu an çocuk olma evresindeyiz; doğduk, büyüdük ve büyürken kendimizi geliştirdik. Konuşmayı, işi tasarlamayı, fikirlerimizi hayata geçirmeyi öğrendik. Biz bir hayalin hayata geçirebileceğini ve düzenli bir çalışmayla her şeyin başarılabileceğini öğrendik."

"GÖNÜLLÜLÜĞÜN ŞEVKİ KARŞILIKSIZ OLMASINDA"

Dernek içerisinde yer alan yaklaşık 250 gönüllüden biri olarak uzun süredir aktif bir şekilde çalışan gönüllülerden İshak Enes Öztürk, "Gönüllülük yolculuğuna başlayalı uzun zaman oldu ve bu süreçte elimden geldiğince aktif yer almaya çalıştım. Bu işi yaparken herhangi bir karşılık beklemeden, tamamen gönülden hareket etmek süreci çok daha zevkli kılıyor. Karşılık beklemeden hizmet etmenin verdiği şevk, bu işi benim için dışarıdaki rutin işlerden çok daha keyifli bir hale getiriyor. Bu yolculuğun benim için her zaman devam edeceğinin farkındayım ve tüm gönüllü arkadaşlarımın da aynı özveriyle hareket ettiğini biliyorum." diyerek gönüllülük bilincinin hayatındaki yerini özetledi.

YENİ HEDEFLER: “SİNEMAYA GİTMEYEN ÇOCUK KALMASIN İSTİYORUZ”

Derneğin üçüncü yılındaki hedefleri arasında yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde yürütülecek büyük projeler yer alıyor. Özellikle merkez dışındaki 5 ilçeye taşınabilir ekipmanlarla sinema götürmek, Hatay’da yeni bir yapılanma kurmak ve Güneydoğu Anadolu’da gidilmemiş bölgelerde iz bırakmak en büyük öncelikler arasında. Ayrıca Konya’da ulaşılmadık çocuk bırakmama hedefiyle "Mobil Kırmızı Yelekler" ekibinin kurulması planlanıyor. İstanbul, Rize, Trabzon ve Kahramanmaraş gibi illerdeki temsilcilerle bu ışığın tüm Türkiye’ye yayılması amaçlanıyor.

kirmizi-yelekliler-dernegi-10.webp

GÖNÜLLÜ AKADEMİSİ VE AİLELERE DOKUNAN MEKTUPLAR

Gençlerin sadece sahada değil, her alanda desteklenmesi gerektiğini savunan Kırmızı Yelekliler, "Gönüllü Akademisi" programını devreye alarak özel firmalarla iş birlikleri yapmaya başladı. Bu kapsamda gençlere nakdi destek ve kıyafet yardımı gibi imkanlar sunuluyor. Öte yandan, Berat Kandili gibi özel günlerde ailelere gönderilen kahve ve sürpriz hediyeler içeren mektuplar, gönüllüler ile aileler arasında sarsılmaz bir bağ kurdu. Dernek yetkilileri, bir annenin duasında yer almanın her şeyden daha kıymetli olduğunu belirtiyor.

BİR ŞEHİDİN MİRASINI YAŞATMAK: İYİ Kİ VARSIN EREN!

Haberin en duygusal kısmını ise Şehit Eren Bülbül’e yapılan ziyaret oluşturuyor. Kırmızı yeleklilerin artık bir "şehidi" olduğunu söyleyen lise öğrencisi Aygül Eskidemirci, Eren’in şehadet yıl dönümünde Maçka’daki kabrini ziyaret ederek annesi Ayşe teyze ile bir araya gelen gönüllülerden biri. Gönüllülük sürecini “Ben Aygül Eskidemirci. Yaklaşık 3 yıldır kırmızı yeleklerle başlayan bir gönüllülük hikayem var. Gönüllülüğe bu işle, bu dernekle başladım. Yaşım küçük olmasına rağmen dernek olarak beni aralarına kabul etmeleri gönüllüğü benimsememde en büyük etken oldu. Bu konuda çok mutluyum.” sözleriyle anlatan Eskidemirci bu ziyaretin kendisi için en derin hatıra olduğunu belirterek, "Eren bizim için iyi ki vardı. Çünkü Eren'in açtığı umut ışığı, bizde arkadaşlarımıza bambaşka bir yola vesile oldu. Biz belki cebimizdeki paradan kaybettik, belki üniversite sınavını kaybettik ama bir değer kazandık; bir anne, bir baba kazandık. Ve inanıyoruz ki onların duaları, şehitlerimizin duaları şu an bizim yanımızda." sözleriyle Şehit Eren’in açtığı umut ışığını anlattı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.