Sarı Hafız Çeşmesi Himmet bekliyor

Sosyolojik olarak her mahallenin bir camisi ve çeşmesi vardır. Çeşmeler kültürel ve tarihi miras unsuru mimari su yapılarıdır. Bir kenti yaşanılır kılan kadim mahalleleri ve kültürel miras unsuru olan çeşmeleri korumak ve yaşatmak kuşaklar arası iletişimin ayrılmaz parçasıdır. Çeşmeler bizim bu topraklardaki mimari eser olarak ve sanat tarihi yönünden tapu senetlerimizdir. Epey zamandır Konya’nın tarihi çeşmeleri hakkında araştırma yapıyorum. Sanat tarihi yönüyle ve yaptıranın kişiliği yönüyle araştırmamı derinleştiriyorum. Yeri geliyor bizzat çeşmenin yanına kadar 20 km yol gidip doğrudan sahada inceleme yapıyorum. Güncel fotoğraflar çekerek çeşmenin son halini arşivliyorum.

63cdc1f3-83aa-4519-bfc1-8963d846634a.jpg

Konya’nın kadim mahallelerini ve tarihi eserlerini Alaattin tepesini merkeze alıp bir çember çizerek yürüdüğünüzde onlara mutlaka rastlarsınız. Alaattin tepesinden zafer alanına ve oradan Anıt alanına geçer, Muhacır pazarı ve eski garaja doğru ve oradan Mevlâna Türbesi arkasına doğru giderek ve tekrar Çukur mektep hattından dönüp Fenni Fırın ve Şemsi Tebrizi mahallesi istikametinden Alaattin tepesine dönmelisiniz. Bu kadim mahallelerde her 200-300 metrede bir tarihi Selçuklu ve Osmanlı döneminden ve Cumhuriyet döneminden kalma medrese, çeşme, cami, kabir, müze, anıt, okullar ve otantik Konya evleri ile karşılaşırsınız.

Keşkülümüze bugün ne düşecek diye Fenni Fırının arka tarafındaki alanlarda yürüdüm. Çocukluk mahallem olan bu mıntıkada kadim şehrin birbirine bitişik dört mahallesini dolaştım. Bu mahalleler Hoca Habib mahallesi, Sırçalı Mescit mahallesi, Bab -ı Aksaray mahallesi olarak ta Selçuklu devletinden beri tapu kayıtlarında ismi geçiyor. Geçiyor dememin sebebi bu mahalleler artık isim olarak yok cisim olarak ise kentsel dönüşüme direnmeye çalışıyorlar. Hepsine birden Aziziye mahallesi deyip geçmek isim olarak güzel, idari tasarruf olarak iyi olmakla birlikte tarihin ve mazinin kaybolması açısından kötü bir uygulamadır. (https://konyabakis.com/yazarlar/omer-tokgoz/bir-zamanlar-fenni-firin-vardi-1414)

Türbe önünde artık o meşhur türkülere konu evler de can çekişiyor. Artık bir elin parmağı kadar ev ya var ya yok. Aynı duruma düşmüş olan yüzlerce yıllık Sırçalı mahallesi, Hoca Habib mahallesi, Bab-ı Aksaray mahallesi diye bir mahalle ismen artık bulunmuyor. Peki bu mahallelerde eski ve köklü aileler ve mahalleli dediğimiz insanlar var mı? derseniz maalesef o da yok. Mahallede birkaç tane eski kiracı var, çoğunluk olarak yeni gelen muhacir aileler bulunuyor. Son bir yılda 3-4 tane sağlam ve eski sayılabilecek evler de yıkıldı.

Konya’nın birçok mahallesinde eski insanlar, eski sokaklar kalmadı. Bunu derken geriye kalan çeşmeler şehir hafızasını temsil eden tek öge olarak karşımıza çıkıyor. Şimdiki ismiyle Aziziye mahallesi eski Sırçalı mahallesi ile Kuzgun Kavak mahallesi arasında yer alan Kuzgun Kavak caddesinde bir çeşmeye rast geldim. Uzaktan bakınca bir apartman altında yerleştirilmiş ve bir payanda çeşme olarak dikkatimi çekti. Çeşme kör tapalı ve mezbele vaziyete düşmüş idi. Biraz tarihi kaynaklara bakınca kökeni ta Selçuklu dönemine kadar giden bir medrese yerleşkesi ve burayı Osmanlı devletinin son zamanlarında ihya eden Müderris Sarı Hafız Süleyman ismiyle karşılaştım.

Çeşmenin kitabesi maalesef yok ve kör tapalı durumda ve mezbelelik olmuş. Çeşmenin esas yapım tarihi Osmanlı dönemi olarak tahmin edilmektedir. Şimdiki yerinden yola çıkılarak Apartmanın yapıldığı 1950’li yılların sonuna doğru tarihlenebilir. Gödene taşından yapılan çeşmenin büyük bir gülbezek içinde kurnası yer alıyor. Payanda çeşme şekline gelince bazen arazi satışı, tamir ve ayakta kalması için çeşmelerin evlerin ihata duvarına veya bizzat bir cephe duvarına payanda olarak yapıldığı görülmektedir. Çeşme ortada bir yerde kalmaktansa cephe duvarı veya ihata duvarı ile birleştirildiği ve korunduğu görülür. Sar Hafız çeşmesinde de çeşme kaidesi kaldırımın üzerinde tutulmuş ve ev cephesinde de geniş ve yüksek bir boşluk içinde tutulmuştur.

Sarı Hafız olarak geçen tarihi şahsiyet kimdir denildiğinde karşımıza iki kişi çıkmaktadır. Birincisi Selçuklu devrinde aynı zamanda Sırçalı Mescidi de tamir ettiren kişi olmasıdır. İkinci bilgi ve daha yakın bir kimlik olarak 1859 tarihinde Sarı Hafız Süleyman Vehbi Efendi tarafından yaptırılan medrese külliyesi içinde yer alan çeşme olmasıdır. ((https://konyaninalimvehocalari.konyacami.com/suleyman-vehbi-efendi/?fbclid=)

Sarı Hafız Süleyman Vehbi Efendi, Karaman’da dünyaya geldi. Süleyman Vehbi Efendi, İlk tahsilini Karaman’da tamamlandıktan sonra Konya’ya geldi ve Müftü Abdülehad Efendi’nin Nakiboğlu Medresesi’nde derslerine devam ederek 1840 yılında ondan icazet aldı. Aynı zamanda iyi bir hattat olan Sarı Hafız Efendi, hattatlığı meşhur hattatlardan Alanyalı Vehbi Efendi’den öğrendi. Güzel sülüs, nesih ve ta’lik yazılar yazan ve nakış yapan merhum, hicri 1290 ve miladi 1874 yılında vefat etti ve Şems Kabristanı’nda toprağa verildi. Konya’nın tanınmış şahsiyetlerinden Adnan Ağırbaşlı, merhumun torunlarındandır. Hacı Süleyman Vehbi Efendi’nin kabri, Şems Mezarlığı’nın kaldırılması üzerine, Musalla Kabristanı’na nakledildi.

268f5644-86df-4278-a0a8-eddf85112d0e.jpg

Sarı Hafız Süleyman Vehbi Efendi (ö. 1874) tarafından 1859 yılında yaptırılan medresenin yeri; Sırçalı Mahallesi’nde. İsmet Paşa İlköğretim Okulu bahçesinin bir kısmını da içine alacak şekilde doğu tarafındadır. Kurucusunun lakabından dolayı, halk arasında, “Sarı Hafız Medresesi” diye de adlandırılmıştır. Medrese, mescit, bir dershane ve yirmi dört oda ile bir çeşmeden oluşmaktadır. Süleyman Vehbi Efendi’nin satın aldığı arsa üstüne, halkın da destek ve yardımlarıyla yapılan medrese, açık avlulu medrese tipindedir. İlk vakfiyesi, 1 Recep 1275 (4 Şubat 1859) tarihinde tescil ettirilmiştir. –(https://www.konyapedia.com/makale/265/avniye-medresesi)

Vakfiye ismiyle Avniye Medresesi, 1924’ten sonra Özel İdare’ye geçmiştir. Medrese 1929 yılında yıkılmıştır. Özel İdare, vakıf medreseyi, 29.12.1926 tarihli senetle, 1.694 kuruşa Halimzade İhsan ile Vehbi Efendilere satmıştır. Daha sonra Tadil Komisyonu’nun 26.12.1930 tarihli kararı ile medrese ve arsa kısmı Sarı Hafızzade Vehbi Efendi’ye; ev ve bahçe kısmı ise Halimzade İhsan Efendi’ye verilerek özel mülke dönüştürülmüştür. Sarı Hafız çeşmesi muhtemelen Sarı Hafızzade Vehbi efendiye ait kısmın üzerine apartman yapılması ile binaya monte edilmiş olmalıdır.

Türk İslam toplumunda çeşmelere ayrı bir önem verildiğini ve mimarisi ile kitabeleri ile bize emanet olan tarihi ve kültürel bir miras unsurudur. Çeşme kelime olarak su çıkan yer ve göz anlamına gelmektedir. Çeşmelere bu anlam doğrultusunda gözümüzün içine bakar gibi ihtimam göstermek gerekir. Çeşmeler semtlere ismini vermiştir ya da onlarsız mahalle tarif edilemez. Konya’da semtlere kimlik vermiş Şirin Hanım çeşmesi, Vali Ferit Paşa çeşmesi, Araplar çeşmesi, Ak çeşme, Sedirler çeşmesi ve Çayırbağı gibi tatlı su çeşmeleri bulunmaktadır. Tarihi çeşmelerin bir kısmında ise tadilat ve tamirat ihtiyacı bulunmaktadır. (https://konyabakis.com/yerel/asirlik-tarihi-cesme-virane-oldu-32411h)

Çeşmeler semtlerin merkezinde yer alırlar. Çeşme mahalle sakinlerinin buluşma noktasıdır. Her yaş ve kuşaktan insanın su doldurduğu ve sohbet ettiği bir konumdadır. Tarihi ve kültürel miras unsuru olan çeşmeler hakkında farkındalık kültürünü artırmalıyız. Konya’da bulunan 200 civarındaki tarihi çeşmeler kamera ile kontrol edilmeli ve güvenlik takibi yapılmalıdır. Bu bağlamda Sarı Hafız çeşmesinin kör tapalı, virane ve mezbelelik bir vaziyette kaderine terkedilmesi üzüntü vericidir. Çeşmeye dijital barkot konularak bu alim insanın hatırası yaşatılmalıdır. Çeşmenin ivedilikle temizlenmesi ve yeniden çeşmesinden su akıtılması sağlanmalıdır. Bu vesileyle Sarı Hafız Süleyman Vehbi efendiye Allah rahmet eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.