Büşra Bakırcı

Büşra Bakırcı

NEOFOBİ(Yenilikten Korkma)

Yeniliğe ne kadar açığız? Akışından farklı gelişen hayatınız sizi nasıl etkiler? Durağanlık mıdır hayat gayeniz yoksa dinamiklik mi? Daha önce durup kendinize hiç böyle sorular yönelttiniz mi? Belki oylama yapsak, değerlendirme sonucu %50- %50 bir oran sunacak. Neofobinin bu yenilikle bir alakası var mı diyorsunuz sorular karşısında. Var efendim, var.

Neofobi; tıp dilini karıştırmadan söylüyorum, yenilikten korkma hastalığı. Yeni fikir, rutindışı aktif hayattan kaçma, tedirgin olma olarak tarif edebiliriz

Pekala, bu nasıl olabiliyor? İnsan neden yeni fikirden, hareketli bir hayattan kaçar? Neden hayata ar gözlükleri ile bakıp, hiçbir şey görmez? Durağan hayatın sıkıcılığını görmeksizin neden aktif hayattan uzak durur?

Bireyin hayatındaki kontrolü bir başkasının eline vermekten kaçınması, dürtüsel olarak kendi hayatını korumaya alması ile başlayan gereksiz bir korkudur aslında. Birey neden böyle bir kontrole ihtiyaç duyar? İhtiyaç duyar çünkü, kalıplaşmış hayatında bir taş yerinden oynasa veyahut bir taş eklemeye çalışılsa, hayatının alt üst olacağına inanır.

Neofobi belirtisi olan bireyler;

*İşlerine kimsenin karışmasına izin vermezler.

*Hayatlarına sorulmadan dahil olabilme şansınız yok.

*Habersiz yaklaşım, herhangi bir iletişim sağlayamazsınız.

*Kendilerini sosyal yaşamdan geri tutarlar ve durağan bir hayat sürerler.

Daha da açık anlatım ile yaklaşacak olursak; başınızdan bir ilişki geçti ve çok zarar gördünüz. Kendi iç dünyanıza kapandınız. Hayatınıza birini almıyorsunuz. Çünkü yeni bir ilişki sizin aldığınız kararları yıkacak ve düzeniniz bozulacak sanıyorsunuz.

Ya da yıllar önce uzman bir doktordunuz, bazı sebeplerden dolayı uzaklaştırma aldınız. Bu süreçteki hayatınız pasif ve durağan bir hal aldı. Tekrardan işinize dönmeniz sizi tedirgin ediyor.

Şöyle de olabilir. Bir tarzınız var, belki 60lardan, belki 80lerden kalma.

Yıl ise 2020 olmuş. Ama siz yenileşen dünyayı benimsemiyorsunuz, hiçbir şekilde yenilik kabul etmiyorsunuz. Toplumun yeni hali size garip geliyor bundan dolayı tabularınızı yıkamıyorsunuz.

Son bir örnek daha; çok sevdiğiniz bir yemeği, başka bir yerde güzel olduğuna inanarak yediniz. Belki bir lokma, belki bir kaşık. Sonuç, rezalet. Sevdiğiniz yemeğe küstünüz, hatta adını sanını duymak istemiyorsunuz. Daha iyi yapan birinin çıkacağına inanmıyor ve tekrardan denemekten kaçıp hayatınızdan çıkartıyorsunuz.

Örnekleri çoğaltabiliriz, öyle ki günlük yaşantımızdan bu da bu konuya dahil diyebileceğiniz çok şey çıkar.

NEOFOBİ TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?

Tıpta daha çok 65 yaş ve üstü rahatsızlığı olarak adlandırılsa da aslında hemen hemen her yaşta karşımıza çıkabilecek bir hastalık.

Psikolojik destek, ilerlemiş vakalarda ise ilaç tedavisi mümkün. Genç kesim için psikolojik desteğe ihtiyaç duyulurken, yaşlı kesim için ilaç tedavisi doğru bulunmakta. Çünkü birçok kesim psikolojik destek almayı ruh sağlığı bozuk olmak ile karıştırmakta.

SONUÇ? NE YAPMALI?

Rutinden uzak durmanız, hayatınızı yaşanılır kılacaktır. Korkuları ile yüzleşmeyen birey, hastalığı ne olursa olsun içinde bulunduğu duruma kendisini daha da fazla çeker.

Hayat mükemmel değildir, belki hiçbir koşulda mükemmel de olmayacaktır. Lakin hayatı yenilikleriyle beraber benimseyerek dolu dolu yaşamak bizim elimizde.

Öyle ki kimse alnımıza silah tutmuyor.

Yenilikler sizi korkutmasın, elinizdeki değerlerden asla kaybınız olmaz. Fikirleriniz değişir, bakışınız değişir. Bazen aynadaki kendinizi bile bir başka seversiniz.

Unutmayın, olumsuzluklar olumsuzluk getirir.

Dar bir zihniyet hayatınızı kolaylaştırmaz. Yaşanılmayacak bir hale sürükler.

Evrene ne gönderirseniz size onu sunar.

Korkmayın; kormayın ki

Yenilikler size güzellikler getirsin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.