Konya'da aile mirası marangozluğu geleceğe taşıyor
Konya'da yaşayan Muzaffer Tekgöz (36), çalıştığı emlak sektörünü bırakarak, babası ve amcasıyla aile mirası marangozluk mesleğini gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor.
Üniversite eğitiminin ardından yaklaşık 8 yıl emlak sektöründe çalışan Muzaffer Tekgöz, daha sonra bu işi bırakarak dedesinden kalan marangozhaneye döndü. Tekgöz, burada marangozluk mesleğini yaklaşık yarım asırdır aynı atölyede sürdüren babası Abdulkadir ve amcası Mustafa Tekgöz ile çalışmaya başladı.
Çocukluk yıllarında ilgi duyduğu torna ve ahşap işçiliğine eğitim hayatı nedeniyle ara vermek zorunda kalan Tekgöz, bugün baba ve amcasıyla aynı atölyede üretim yapıyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Muzaffer Tekgöz, geleneksel el işçiliğini, teknolojiyle harmanlayarak marangozluk mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
"Çocukluğuma dönmek istedim"
Muzaffer Tekgöz, muhabirine, ilkokul yıllarında hafta sonlarını ve tatillerini babasının atölyesinde geçirdiğini söyledi.
Emlakçılık yaptığı dönemde maddi ve sosyal açıdan herhangi bir sıkıntı yaşamadığını belirten Tekgöz, "Emlakta her şey yolundaydı. Kazanç ve sosyal hayat açısından bir problemim yoktu ama çocukluğuma dönmek istedim. Burada geçirdiğim vakit bana eski günleri hatırlatıyordu. Sürekli 'Baba mesleğini yapsaydım nasıl olurdu?' diye düşünüyordum. Daha sonra kesin kararımı verip burada çalışmaya başladım." diye konuştu.
"El işçiliğinin yerini hiçbir şey tutmuyor"
Teknolojiyi kullanarak atölyeye yeni bir bakış açısı kazandırdığını ifade eden Tekgöz, özellikle bilgisayarlı makinelerin kullanımında aktif rol aldığını belirtti.
Yeni makinelerin alınmasının ardından babası ve amcasına teknik konularda destek verdiğini anlatan Tekgöz, şunları kaydetti: "Makineleşme sürecinde çizim ve kullanım konusunda yardımcı oldum. Sonra burada geçirdiğim vakit arttıkça bu işe daha çok bağlandım. Dedemin zamanında tornasız, elektriksiz makinelerle bu işi yapıyorlarmış. Günümüzde teknoloji sayesinde işler daha kolay hale geldi ama el işçiliğinin yerini hiçbir şey tutmuyor. Burada hem eski usul üretimi devam ettiriyoruz hem de teknolojiyi kullanıyoruz. Müşteri ne istiyorsa elde ya da makinede üretmeye çalışıyoruz. Marangozluk sadece bir meslek değil. Benim çocukluğumu ve aile bağlarımı da temsil ediyor. İnsan sevdiği işi yaparken mutlu oluyor. Burada para kazanmaktan çok yaptığım işten keyif alıyorum. El emeğiyle ortaya bir ürün çıkarmak çok farklı bir duygu. İşi teslim ettiğimizde insanların memnuniyetini görmek bizi de mutlu ediyor."
"Üçüncü kuşağın da bu mesleği sürdürmesi bizi çok mutlu etti"
Baba Abdulkadir Tekgöz (66) de oğlunun aile mesleğine dönmesinden gurur duyduğunu belirterek, "Biz yıllarca kardeşimle çalıştık. Oğlum geldikten sonra teknolojiye daha fazla uyum sağladık. Üçüncü kuşağın da bu mesleği sürdürmesi bizi çok mutlu etti." diye konuştu.
Amca Mustafa Tekgöz (58) ise ahşaba şekil vermenin kendisini mutlu ettiğini vurgulayarak, "Biz teknolojiye uyduk. Bilgisayarlı makineler geldi. Yeğenim makinelerle ilgileniyor, biz de el işçiliğini sürdürüyoruz. Müşteri ne hayal ederse yapmaya çalışıyoruz. Üç kuşaktır süren bu mesleği gelecek nesillere aktarmak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: AA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.