Ziya Gökalp’in Türk Dili, Tarihi ve Medeniyetine Katkıları NEÜ’de Ele Alındı

Ziya Gökalp’in Türk Dili, Tarihi ve Medeniyetine Katkıları NEÜ’de Ele Alındı

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi tarafından, Türk Dil Kurumu, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı) Türk Eğitim-Sen, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi’nin paydaşlığında, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Ziya Gökalp’in fikir dünyasını, ilmi mirasını ve Türk kültür tarihine katkılarını farklı yönleri ile ele almak üzere 2 gün sürecek “Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp (Türk Dili, Tarihi ve Medeniyeti Bağlamında) Uluslararası Sempozyumu”nun açılış programı düzenlendi. NEÜ Köyceğiz Yerleşkesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, TÜRKSOY Genel Sekreter Vekili Sayit Yusuf, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz, NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Soner Hunkan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Tuncay Karabulut ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren NEÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Soner Hunkan, 2026 yılının T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teklifi ve TÜRKSOY Üyesi Ülkeler Kültür Bakanları Daimî Konseyi tarafından oy birliği ile “Ziya Gökalp’i Anma Yılı” ilan edildiğini belirtti. Hunkan, Ziya Gökalp’in fikir mirasının hem Türkiye’de hem de Türk dünyasında ortak hafızayı güçlendirme vizyonuyla ele alındığını ifade etti.

ZİYA GÖKALP’İN DÜŞÜNCE MİRASI ÇOK YÖNLÜ ELE ALINACAK

Ziya Gökalp’in Türkçülüğün Esasları, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak ve Kızıl Elma eserlerinin Azerbaycan Türkçesi, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe ve Türkmenceye kazandırıldığını aktaran Prof. Dr. Hunkan, “2026 yılı içerisinde başta Türk Tarih Kurumu olmak üzere Türkiye ve diğer Türk Devletlerinin muhtelif üniversitelerinde panellerle Gökalp'ın Türk dünyası ortak düşünce mirasına katkılarını tartışan bölgesel oturumlar, tiyatro ve sergi gibi etkinlikler yapıldı. Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak bizler de Rektörümüz Prof. Dr. Cem Zorlu’nun himayeleri ve tam desteği ile Türk düşünce tarihinin en müstesna simalarından biri olan, modern Türk sosyolojisinin kurucusu ve millî kimlik mütefekkiri Ziya Gökalp’i, doğumunun 150. yılında anlamak, anlatmak ve onun asırları aşan fikir mirasını yeniden yorumlamak üzere “Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp (Türk Dili, Tarihi ve Medeniyeti Bağlamında) Uluslararası Sempozyumu”nu düzenleme kararını aldık. Bu minvalde hazırlanan sempozyumumuza toplamda 56 bilim insanı katılım göstererek; doğrudan mütefekkir Ziya Gökalp’in düşünce dünyasını, sosyolojik tezlerini, Türk dili, tarihi ve müşterek Türk medeniyet tasavvuruna sunduğu katkıları çok boyutlu bir yaklaşımla ele alan bildiriler sunacaklardır. Ülkemizin farklı üniversitelerinden ve akademik merkezlerinden bir araya gelen bilim insanlarının sunacağı bildiriler; Gökalp’in yalnızca yaşadığı dönemin meselelerine ışık tutan bir fikir adamı olmadığını, aynı zamanda 21. yüzyıl Türk dünyasının ortak kültürel kodlarını ve gelecek vizyonunu şekillendiren kurucu bir zihin olduğunu bir kez daha ortaya koyacaktır. Sempozyumumuzun Türk ilim ve kültür hayatına hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

BİR İMPARATORLUĞUN SON YILLARINDAN CUMHURİYET’İN EŞİĞİNE UZANAN ÇETİN BİR DÖNEMİN SESİ

NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, Ziya Gökalp’in Türk düşünce tarihindeki yerine değinerek Gökalp’in eserlerinin, bir imparatorluğun son yıllarından Cumhuriyet’in eşiğine uzanan çetin bir dönemin sesini taşıdığını ifade etti.

“O sesin içinde, bütün değişimlere rağmen bugün bize de ulaşan bir soru var.” diyerek konuşmasına devam eden Prof. Dr. Feyzioğlu, “Bir toplum, geleceğini kurarken geçmişinden taşıdığı birikime nasıl bir yer açabilir? Gökalp’in Türk düşünce tarihindeki yerini, bu soruya dilin, eğitimin ve kültürün içinden cevap arayışında görüyoruz. Toplumun gündelik hayatını sosyolojinin gözüyle ele alma çabası, onun düşüncesine ayrı bir ağırlık veriyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak bu mirasa, doğduğu devrin şartlarını gözeterek ve farklı okumaların birbirini besleyeceği bir tartışmaya kapı açarak yaklaşıyoruz. Gökalp’in yazı dilini halkın konuştuğu Türkçeye yaklaştırma düşüncesinde, kültürün gündelik hayatla bağını ne kadar önemsediğini görüyoruz. Bir dilin canlılığını, evde anlatılan bir hikâyede ya da bir yörenin kendine özgü söyleyişinde duyuyoruz. Bugün o sesi dünyanın uğultusu içinde nasıl canlı tutacağımızı düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Yirmi birinci yüzyılda dünyanın farklı coğrafyaları arasındaki iletişimin arttığını ve benzer görüntülerin ve alışkanlıkların günlük hayatta giderek daha fazla yer tuttuğunu belirten Feyzioğlu, bu benzeşme arttıkça Türkçenin kimi yerel söyleyişlerine, halk anlatılarına ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklere gündelik hayatta daha az yer kaldığını ifade etti. Gökalp’in hars ile medeniyet arasında kurduğu ayrımın bu manzara karşısında önemli bir perspektif sunduğunu kaydeden Feyzioğlu, “Kültür, bir toplumun kendi hayatı içinde biçimlenirken, medeniyetin ortak birikimi ise toplumlar birbirinden öğrendikçe zenginleşiyor. Bir toplumun kendi sesi kısıldığında, medeniyetin ortak sözü de eksiliyor” diye konuştu.

TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ PROGRAMI ORTAK MİRASI YENİ KUŞAKLARLA BULUŞTURUYOR

Bir halk anlatısını bugünün gençlerine ulaştırmayı ve bu anlatının onların elinde yeni bir esere dönüşmesine imkân vermeyi önemsediklerini belirten Feyzioğlu, TÜRKSOY’a teşekkür etti. Türk Dünyası Kültür Başkenti programı ve sergilerinin şehirleri birbirine yaklaştırdığını, ortak mirası yeni kuşaklarla buluşturduğunu ifade eden Feyzioğlu, Ziya Gökalp sergisine katkılarından dolayı TÜRKSOY’a şükranlarını sundu. İmzalanacak iş birliği protokolünün yeni ortak çalışmalara kapı açmasını dileyen Feyzioğlu, Ziya Gökalp’in milletinin geleceğini düşünmekten ve içinde yaşadığı topluma fikirleriyle hizmet etmekten geri durmadığını vurguladı. Gökalp’i doğumunun 150’nci yılında saygı ve şükranla yâd eden Feyzioğlu, katılımcılara verimli bir sempozyum diledi.

“TÜRK MİLLETİNİN İNSANLIĞA YAPTIĞI KATKILAR BÜTÜN DÜNYAYA ANLATILMALIDIR”

TÜRKSOY Genel Sekreter Vekili Sayit Yusuf, konuşmasında Türk medeniyetinin binlerce yıllık geçmişine, insanlık tarihine kazandırdığı eserlere ve birikime değindi. Türk medeniyetinin yalnızca Türk milleti için değil, insanlık tarihi açısından da güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirten Yusuf, dünyanın neresine bakılırsa bakılsın Türklerden etkilenmemiş, Türk izlerinin bulunmadığı bir coğrafyanın neredeyse olmadığını ifade etti. Türk milletinin bugüne kadar taşıdığı birikimin ve insanlığa yaptığı katkıların bütün dünyaya anlatılması gerektiğini vurgulayan Yusuf, Türkçenin etkisinin azaldığı, Türk kültürünün barışçı ve kapsayıcı ikliminin zayıfladığı bölgelerde kaos ve çatışmaların yaşandığını belirtti. Bu nedenle insanlığın Türk medeniyetinden istifade etmesi gerektiğini dile getirdi. Türk dünyasının son 100-200 yılda yetiştirdiği önemli şahsiyetlerin yeterince tanınmadığına dikkat çeken Yusuf, bu nedenle TÜRKSOY olarak Türk tarihinde önemli izler bırakmış şahsiyetlerin 50’nci, 100’üncü ve 150’nci doğum veya ölüm yıl dönümlerini anma yılı ilan ettiklerini ifade etti. Türkiye’de ve üye ülkelerde uluslararası düzeyde çeşitli programlar düzenleyerek bu şahsiyetleri tanıttıklarını söyleyen Yusuf, 2026 yılının da “Ziya Gökalp’i Anma Yılı” olarak belirlendiğini kaydetti. Yusuf, sözlerini “Hepimiz Ziya Gökalp’le kalalım, onun fikirleri ile yarınlara koşalım” ifadeleriyle tamamladı.

ZİYA GÖKALP’İN 100’ÜNCÜ ÖLÜM VE 150’NCİ DOĞUM YIL DÖNÜMÜ ULUSAL DÜZEYDE ANILIYOR

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz da komisyonun tarihine ve çalışmalarına değindi. Gerçekleştirdiği sunumda UNESCO ile Ziya Gökalp arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu anlatan Oğuz, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Dışişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve TÜBA’nın yer aldığı 15 kişilik heyet tarafından Ziya Gökalp’in 100’üncü ölüm yıl dönümü ile 150’nci doğum yıl dönümünün ulusal düzeyde anılması yönünde karar alındığını ifade etti. Konuşmaların ardından TÜRKSOY Ziya Gökalp Sergisinin açılışı gerçekleştirildi.

HABER MERKEZİ

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YEREL Haberleri