Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz gazetemize kamuoyunu haberdar ettiği kör tapalı haldeki Sofyalı Mustafa Ağa çeşmesinin tamir edildiğini açıkladı. Nisan ayı başında Yenibahçe mahallesine gidip köy meydanında bulunan çeşmeyi incelediğini belirtti. Köy meydanındaki kitabeli tarihi çeşme virane vaziyette ve kör tapalı idi. Çeşmenin üzeri ve kitabesi sprey boyalarla kirletilmiş ve kaidesi de hasarlı idi.
Yaptığım araştırma sayesinde Sofyalı Mustafa Ağa tarafından ilk defa yaptırıldığı ortaya çıktı. Konunun yerel medya ve sosyal medyaya yansıması üzerine tarihi çeşme başlatılan çalışmalarla tamir ve ihya edildi. Tekrar eski günlerindeki gibi hizmet vermeye başladı. Çeşme kolektif bir imece çalışması ile kısa sürede tamir edildi. Yıpranmış haldeki kaidesi tamir edildi. Çeşme yüzeyindeki boyalar ve kitabe üzerindeki yazılar Meram belediyesi tarafından temizlendi. Meram belediyesi ayrıca tarihi çeşmenin etrafına hatıra olarak dört tane çınar ağacı dikmiştir. Mahalle muhtarlığı ve hayırsever insanlar bir araya gelerek 7 km yeni hat olmak üzere 11 km uzaklıktan tatlı su bağlantısını yaptırdılar.
Tokgöz 2017 yılından beri ecdat yadigarı tarihi çeşmeleri yerinde incelediğini belirtti. Yenibahçe mahallesinde bulunan 120 yıllık Resil çeşmesi hakkında şu bilgileri verdi. Çeşme hakkında ilk olarak yönetmekte olduğum Konya Eski ve Yeni Fotoğraflar sayfasına mahalleli bir insanımız çeşme hakkında bilgi vermişti. Bu sayede mahalleye gidip saha çalışması ile çeşmeyi ve kitabesini yerinde inceledim.
1906 yılında Bulgaristan göçmeni olan Sofyalı Hacı Mustafa tarafından köy meydanına yaptırılan tarihi çeşme 120 yıllık olup köyün kurucusu olan Resil/Resul dedeye ithaf edilmiştir. Mustafa Ağa köyde sayılan ve sevilen bir insan olup ticaretle uğraşmakta idi. Belirli bir toprak büyüklüğüne sahip idi. Zaim olarak anılmakta idi. Halen köyde neslinden insanlar bulunmaktadır. Bugünkü ismi Yenibahçe olan Resul köyünün tarihi Selçuklu devleti dönemine kadar uzanmaktadır. Konya Resul köyüne ait en eski kayıtlar, 1483 yılına kadar uzanan Karamanoğlu dönemini de kapsayan tahrir defterlerinde ve 1579 tarihli 3 Numaralı Konya Şer'iyye Sicili'nde yer almaktadır.
1906 yılında yaptırılan Yenibahçe çeşmesi kitabesinde şu yazılıdır:
Rabbil aleminin rızası şerifine kılsın kabul
Şefaat etsin ashabı hayra Hazreti Resül
1311 de Pembeciden bed'e eyle bu fi'li cemil
(Pembeciden bu hayırlı işi başlangıç olarak güzel eyle)
Yirmi dört sâlî leyl-i mevlüdi hitâma erdi selsebil
İçüb atşan-ı fatiha han ola mukim ol sebil
Banisi Sofyalı hacı Mustafa Efendi nam çeşmei sebil.
Hicri 1324-Miladi-1906
Bu çeşme, Konya'daki Balkan göçü hafızasının yaşayan bir parçasıdır. Kitabeye göre Sofyalı hacı Mustafa Efendi tarafından 1906 yılında bir Mevlüt kandili gecesi tamamlanmış ve hizmete girmiştir. Kitabe aruz ölçüsü ile ve Sebil redifi ile yazılmıştır. Şiirin son üç mısrasında geçen "sebil" kelimesi bir rediftir. Şair, çeşmenin bir "sebil" (hayır için akıtılan su) olduğunu vurgulamak için bu kelimeyi sürekli tekrarlayarak hem anlamı güçlendirmiş hem de kulağa hoş gelen bir yankı oluşturmuştur.
Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Yazar Ömer Tokgöz 120 yıllık tarihi çeşmenin tekrar ihya edilmesi yerel yönetimler ve halkın iş birliğine güzel bir örnek olmuştur. Amacımız ecdat yadigarı bu tür tarihi çeşmelerin akar çeşme olarak hizmet vermesi ve kitabelerinin ortaya konulmasıdır. Çeşmenin tamirine ve ihyasına vesile olan herkese teşekkür ediyorum. Benzer durumdaki tüm tarihi çeşmeler aynı hassasiyetle korunmaya devam edilmelidir. Bu bağlamda ilgili kurum ve kuruluşlarca
- Bu tür nitelikli eserlerin tamamı mutlaka tarihi eser olarak tescil edilmeli ve koruma altına alınmalıdır. Tarihi eserlere zarar verenleri tespit için kamera kontrolu yapılmalıdır. 2683 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kanunu hükümleri doğrultusunda bu tür eserlere zarar verenlere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezaları behemahal uygulanmalıdır. Kamuoyu bu yönde bilgilendirilmelidir.
- Tarihi eserlerin üzerinde mutlaka orijinal kitabesini açıklayan ve tanıtan dijital barkod konulmalıdır. Akıllı telefonlar üzerinden web sayfasına erişim sağlanmalıdır. Bu hem mahalle insanlarının hem gelip geçen kişilerin tarihi eser hakkında doğrudan bilgi edinmesine vesile olacaktır.